Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 13 saat önce aktifti
"Yapmam dediğim şeyleri yapıyorum" diyen birinin, güvenilir olma beklentisini anlamıyorum.
Hepsi olamazsınız, bir yerden açık veriyor işte.
 
“Bu hayat bana karşı düzenlenmiş aptalca bir oyundan ibaretti. Beni var eden bir varlığı kabul edemesem de, düşüncelerim şöyle gelişiyordu: birisi bana, beni dünyaya yollamakla, çok normal gözüken son derece derinliksiz, sığ bir şaka yapmıştı.

İstemeden de olsa, bir yerlerde, beni bu hale sokan birinin bana alayla bakıp, katıla katıla güldüğünü hissediyordum.

Benim 40-50 yıl boyunca öğrenip gelişerek, bedenen ve zihnen büyüyüp nasıl hayatımı sürdürdüğüme bakıyor ve şimdi aklım tam kemal noktasına ulaşıp olgunlaşmışken, tam hayatımın zirvesinde olduğum şu dönemde, bana tepeden bakarak; “hayatta hiçbir şey yoktur ve olmayacaktır” tarzındaki görüşe ulaştığımı görüyor ve bana kahkahalarla gülüyordu.

Benimle eğlenen, dalga geçen böyle biri olsun ya da olmasın; bu beni ilgilendirmiyor. Beni düşündüren, hayatımda yaptığım herhangi bir eyleme mantıklı bir açıklama getiremiyor oluşumdu. Hastalık ve ölüm, beni ve sevdiklerimi yakalayıp sonsuzluğa götürecek, geriye pis bir koku ve kurtçuklardan başka bir şey kalmayacak.

Yaşadıklarım ve başarılarım, er-geç unutulup kaybolacak ve ben, o zaman hayatta olmayacağım. O zaman; bütün bu hengame niye? Neden çabalıyoruz ki boşu boşuna? İnsanoğlu nasıl olur da bu boşluğu görmeden hala yaşama devam edip, onun için çaba sarf eder? Anlaşılacak gibi değil açıkçası...

Bir insanın yaşayabilmesi, ancak “hayatın sarhoşluğuna” kapılmışsa mümkün olabilir. Ayıldığında ise, hayatın sadece bir yanılsama hem de aptalca bir yanılsama olduğunu görecektir.

İşte bütün mesele bundan ibaret! Ne komik ne de esprili bir yanı var; sadece acımasız ve aptalca...”

Anlamsızlık üzerine Tolstoy'un İtiraflar isimli kitabından.
 
Bilmediğinden utanmak, bildiğini aktaramamak.
 
Dogumgünü partilerinden" söz ettigimde beni ilgiyle dinlediler. Onlara pastayi, sarkilari, armaganlari ve her yil bir adet artan mumlari anlattim. "Bunu neden yapiyorsunuz?" diye sordular. "Bizler için kutlama özel bir durumu dile getirir. Yaslanmanin nesi Özel anlayamadik, bunu saglamak için bir çaba göstermeyiz ki! Bu kendiliginden olur."

Genç ölmemek için, yaşlanmayı göze almak kutlama gerektirebilir.
 
Bu insanlar Amerikan Kizilderili Kabilelerinde oldugu gibi çember biçiminde oturmaya çok önem veriyorlardi, çünkü bu sekilde çevremizdekileri, daha da önemlisi tam karsimizda oturan kisiyi iyice gözlemleyebilecegimize inaniyorlardi. Tam karsimizda oturan kisinin, bizim bir yansimamiz oldugunu düsünüyorlardi. O kiside gördügümüz ve begendigimiz nitelikler, bizde de olan ve daha da güçlendirmek istedigimiz niteliklerdi. Bunun tam tersine o kiside hoslanmadigimiz davranislar, tavirlar da bizim üzerinde durmamiz gereken yönlerimizdir. Kendi varligimizda ayni gücü ya da güçsüzlügü hissetmezsek, karsidaki kisinin iyi veya kötü niteliklerini yargilamamiz olanaksizdir. Fark eden sadece öz disiplin ve öz ifadelendirme derecesidir. Bu insanlarin inancina göre, bir kisinin kendinde degisiklik yapabilmesinin tek yolu bunun kararinı kendi basina vermesidir ve herkes kendi kisiliginde her türlü degisikligi yapma gücüne sahiptir.

Bir Çift Yürek - Marlo Morgan
 
Kabilenin kurallarina göre yasam ve yasamak, hareket, ilerlemek ve degismek anlamina geliyordu. Onlar canli ve canli olmayan zamandan söz ediyorlardi. Insanlar kizgin, bezgin, kendileri için üzgün veya korku dolu olduklari zamanlar yasiyor sayilmazlar. Soluk almak canli olmayi belirlemez. Bu, öteki insanlara hangi bedenin gömülüp hangisinin gömülmeyecegini göstermeye yarar, o kadar! Her soluk alan insan bir canlilik hali sergilemez. Olumsuz heyecanlarimizi deneyimlemek ve bunlari tatmak da iyidir ama bu hal, bilge bir insanin içinde kalmak istemeyecegi bir haldir.

Marlo Morgan - Bir Çift Yürek
 
"Sen Tanrisal Birligin insanlari gördügünü ve yargiladigini saniyorsun,"dedi Ooota. "Bizlerse onun varliklarin niyetlerini ve duygularini hissettigine inaniyoruz -O'nun, bizim ne yaptigimizla Ve neden yaptigimizla ilgilendigini düsünmüyoruz."
 
gız başın dönmüyomu döne döne :p
 
"Sahip olma, kendine düskünlük amaciyla baskalarini dislamanin uç noktasidir."
 
...“Toplumsal Cazibe Yanlılığı” - "Social Desirability Bias” teorisi aklıma geldi.Teoriyi açıklayayım önce, zaten anlarsınız. Teori basitçe;
Bir cevap verirken ya da bir davranışta bulunurken kendi fikirlerini, gerçeği, kendi davranışını; abartarak, azaltarak ya da gerçeği söylemeyerek toplum ve/veya karşı kişi tarafından beğenilecek cevaplar verme / davranışlarda bulunma durumudur.

Ben Lacivert'ten alıntıdır.
​
 
Gerçek Insanlar halki yüzyillardan bu yana, yeni dogan her bebege ayni sözü söylemislerdir. Bu dünyaya gözlerini açan herkesin duydugu ilk insan sözleri sunlar olur: "Seni seviyoruz ve yolculugunda sana destek olacagiz." Bitis sölenlerinde de herkes sonsuzluga geri dönmeye karar veren kisiye sarilir ve ayni sözleri yineler. Gelisinde duydugun sözlerle, giderken duyduklarin aynidir. Sonra gitmeye hazirlanan kisi, kumun üzerine oturjar ve tüm beden sistemlerini kapatir. Iki dakikadan daha kisa bir süre içinde ölür. Geride keder veya yas yasanmaz.

Bir Çift Yürek
 
Göze çarpan biri olmak istemiyordum, diğer insanlar gibi sıradan olmak istiyordum. Diğer insanların elleriyle yaptıklarını sol ayağımla yapmam insanlara harika bir şey gibi geliyordu. Belki de öyleydi, bilmiyorum. Basit olarak ellerimi kullanamadığım için ayaklarımı kullanıyorum; ama bu benim gurur duymamı veya eşsiz olmamı sağlamıyordu.

Christy Brown - Sol Ayağım
 
"Tamamen rahatlamak sadece çok az normal insanın bile sahip olmayı başardığı bir şey. Kişinin kaslarını tamamen rahatlatması ve onları ıslak bir kâğıt gibi yumuşatması için öncelikle zihnini rahatlatması, düşüncelerini rahatlatması ve düşüncelerinin bilinçsizce, bir yere yönelmeden gitmek istedikleri yere gitmelerine izin verilmesi gerekmektedir. Bu neredeyse imkânsız bulduğum bir şey. Çok dağınık bir zihnim var."

Christy Brown - Sol Ayağım
 
Sahi niye? Daha iyi bir alternatif bulamadığım için değil, alternatif olmadan da devam etmeyi başaramadığım için yapıyorum bunu. Tüm olasılıkları denesem de rahat etmeyeceğimi bildiğim için ve hiçbir şey olmadan irademe hükmetmeyi başaramayacağım için.

Çok biliyorum. :dddd
 
Sizi ,zaman adını verdiğiniz bir efendiye esir ilan ediyorum .
Bu efendi size mutluluğu asla layık görmez ve bu sizin lanetinizdir.

Öykünmece - Feyza Hepçilingirler
 
eften püften şeyleri bilgi diye paylaşanlara kızıyorsun. sonra bir bakıyorsun, paylaşım sahibi, tekerlekli sandalyede oturan, tek eğlencesi ordan burdan öğrenebildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyan bir insan.
utanıyorsun.
 
İyilikseverlik, gerçek bir ruh erdemi olmaktan çok, kibrin bir kusurudur; çalım satarak hemcinslerini teselli etmektir, asla iyi bir davranısta bulunmak gibi bir bakıs açısı yoktur; verilen bahsisin iyice bir reklamı yapılmazsa çok öfkelenilir.

Eugenie, bu eylemin sanıldığı kadar iyi etkileri olduğunu da hayal etme: Bence bu tüm aldatmacaların en büyüğüdür; yoksul kisi enerjisini yanlıs yönlere çelen yardımlara alıstırılır; sizin merhametinizi bekledikçe hiç çalısmaz ve siz merhamet göstermediğinizde de ya hırsız ya da katil olur. Dilenciliğin ortadan kaldırılması için herkesin çareler aradığını isitiyorum ama aynı zamanda da dilenciliği çoğaltacak her sey yapılıyor. Odanızda sinek olmamasını mı istiyorsunuz? Onları cezbedecek seker bırakmayın ortalıkta. Fransa'da hiç yoksul olmamasını mı istiyorsunuz? Hiç sadaka dağıtmayın ve özellikle hayır kurumlarınızı ortadan kaldırın. Yoksunluk içinde doğmus kisi, bu tehlikeli kaynaklardan yoksun olduğunu görerek, doğduğu durumdan kurtulmak için doğadan aldığı tüm cesareti, tüm yolları kullanacaktır; sizi artık tedirgin etmeyecektir. Bu zavallı yoksulun hovardalığının meyvelerini barındırma yüzsüzlüğünde bulunduğunuz bu iğrenç evleri hiç acımadan yok edin, yıkın!

Yatak Odasında Felsefe -Marquis De Sade
 
Yatak Odasında Felsefe'ye devam..

"Ne kadar tuhaf olduğunu düsünürseniz düsünün, mutlak anlamda canice olabilecek tek bir eylem olmadığı gibi mutlak anlamda erdemli denebilecek tek bir eylem de yoktur. Her sey bizim geleneklerimize ve içinde yasadığımız iklime bağlıdır; burada suç olan sey yüz fersah daha asağıda çoğu zaman erdem kabul edilir."
 
Geri