Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 12 saat önce aktifti
Kisinin kendisinin büyük bir zevk alması için baskalarına kötülük yapması merhamete sığar mı? Namussuzlar bu konuda size su cevabı vereceklerdir ki, zevk ediminde, kendini her sey olarak görmeye ve baskalarını hiçe saymaya alıskın olanlar, doğanın itkilerine bağlı olarak, hissettikleri seyi hissetmedikleri seye tercih etmelerinin çok doğal olduğuna ikna olmuslardır. Yakınımıza verdiğimiz acılar bize ne yapar, demeye bile cesaret ederler. Onları biz hisseder miyiz? Hayır; tersine, bu acıların yaratılmasından bizim için tatlı bir duyum doğduğunu kanıtladık. Bizimle alakası olmayan birini hangi sıfatla kullanabiliriz? Bizim için asla bir damla gözyasına bile değmeyen bir acıyı, bu acının bizim için çok büyük bir zevk doğuracağı kesinse, hangi sıfatla ondan uzak tutarız? Baskalarını kendimize tercih etmeyi bize öğütleyen tek bir doğa itkisi bile hissettik mi bugüne dek, bu dünyada herkes tek basına değil mi?

Yatak Odasında Felsefe..
 
Bu kitabı merak ettim sevgili döngüsel.
 
Bu kitabı merak ettim sevgili döngüsel.

Sade uzun zamandır ilgimi çeken bir yazardı embesil. Kısmet bugünlereymiş.

Bir Çift Yürek'ten sonra okumak pek hoş olmadı açıkçası. Oradaki doğa sevgisi, doğaya saygı bu kitapta tamamen farklı bir boyutta. Kötü ile doğayı bu kadar birleştirmek ve haklı gösterecek kadar savunmak iğrendirmedi değil. Yazıldığı dönemde yasaklatıldığını okumuştum. Acaba hiç bugünlere gelmese miydi?

Rahatsız edecek düzeyde cinsellik içeriyor, her türlüsü.. Tercih sizin.
 
Sade uzun zamandır ilgimi çeken bir yazardı embesil. Kısmet bugünlereymiş.

Bir Çift Yürek'ten sonra okumak pek hoş olmadı açıkçası. Oradaki doğa sevgisi, doğaya saygı bu kitapta tamamen farklı bir boyutta. Kötü ile doğayı bu kadar birleştirmek ve haklı gösterecek kadar savunmak iğrendirmedi değil. Yazıldığı dönemde yasaklatıldığını okumuştum. Acaba hiç bugünlere gelmese miydi?

Rahatsız edecek düzeyde cinsellik içeriyor, her türlüsü.. Tercih sizin.

İçeriğinden çok, yazarın bize içerlenmesini merak ediyoRum galiba.
 
Minnete gelince Eugenie, bu kuskusuz tüm bağların en zayıfıdır. Đnsanlar bizi kendimiz için mi minnettar kılıyorlar? Buna asla inanmayalım sevgilim; gösteristendir, kibirdendir. Baskalarının gururunun oyuncağı olmak asağılayıcı olmaz mı? Minnettar kalmak daha da asağılayıcı değil midir? Yapılan bir iyilikten daha fazla yük olamaz. Ortası hiç yoktur: ya karsılığı verilmelidir ya da asağılanmıs olunur. Gururlu ruhlar iyiliğin ağırlığı altında kendilerini kötü hissederler: Onların üzerine iyiliğin ağırlığı öyle siddetle çöker ki, iyilik yapandan nefret ederler yalnızca.

Yatak Odasında Felsefe - Sade
 
Minnete gelince Eugenie, bu kuskusuz tüm bağların en zayıfıdır. Đnsanlar bizi kendimiz için mi minnettar kılıyorlar? Buna asla inanmayalım sevgilim; gösteristendir, kibirdendir. Baskalarının gururunun oyuncağı olmak asağılayıcı olmaz mı? Minnettar kalmak daha da asağılayıcı değil midir? Yapılan bir iyilikten daha fazla yük olamaz. Ortası hiç yoktur: ya karsılığı verilmelidir ya da asağılanmıs olunur. Gururlu ruhlar iyiliğin ağırlığı altında kendilerini kötü hissederler: Onların üzerine iyiliğin ağırlığı öyle siddetle çöker ki, iyilik yapandan nefret ederler yalnızca.

Yatak Odasında Felsefe - Sade
Simone de Beauvouir'in Sade'i yakmali mi adli bir eseri var.
tabi ben Sade'yi okumadan bu kitaba baslama hatasinda bulunup, yarim birakmak zorunda kaldim : )) Belki sizin icin yararli olur. Sadizm'in Sade'nin adindan geldigini de yeni farkedenlerdenim : ))
 

Simone de Beauvouir'in Sade'i yakmali mi adli bir eseri var.
tabi ben Sade'yi okumadan bu kitaba baslama hatasinda bulunup, yarim birakmak zorunda kaldim : )) Belki sizin icin yararli olur. Sadizm'in Sade'nin adindan geldigini de yeni farkedenlerdenim : ))
Ne okusam diye düşünüyordum ben de. Baktım da varmış elimde dediğiniz kitap. Güzel denk geldiniz. : )

Sade, sinir bozucu bir yazar. Okumak için sağlam bir mideye ihtiyacınız var. Bir yerlerde doğru için genel bir doğru olamaz diyordum, yanlışım varmış. Bir insana acı veriyorsa bir başkasının doğrusu, o şeyin adı kesinlikle başka bir şey olmalı.

Her neyse, ben kitaba bakayım, teşekkürler.
 
Mutsuz ediyorsa uzak dur, sınır koy, yaklaşamasınlar.
 
Aslında, uygun bir bedel karşılığında bazı kızları kamçılamak belki ufak bir sömürme örneği oluyor; ne var ki Sade'in neler pahasına girdiği bu olaylar bir sorun haline gelmiştir. Bir de şurası ilginç: "küçük evinin" duvarları dışında hiçbir güç gösterisinde bulunmamakta; hiçbir girişim esprisi taşımamakta, hiçbir tutkuya kapılanmamaktadır; hatta, sanırım, o evin duvarları dışında gevşeğin, ödleğin tekidir de.

Simone De Beauvoir - Sade'i Yakmalı Mı? (Sayfa 12)
 
Bu şey gibi, kendimizde sevmediğimiz özellikleri başkasında görüp onu sevmemek gibi. Aslında farkımız yok, sadece ona rahatça bakabiliyoruz, kendimize o kadar karşıdan bakamıyoruz.

Gibi gibi.: )))
 
[YOUTUBE]sqXHUxfsd7A[/YOUTUBE]​


Gün doğdu burada.
 
Üzüntüyü, kederi, kini, öfkeyi.. Niye dışlıyoruz bu duyguları? Her zaman mutlu, neşeli, sevgi dolu, canlı mı olmak zorundayız? Acı çektiğim zamanlarda gülümsemem mi gerekiyor, üzgünsem üzgünümdür. Yas tutuyorsam gözyaşı dökmem en doğal şeydir.

Tesellileriniz yok etmeye, uzaklaştırmaya değil, azaltmaya yarasın.
 
Az önce bir tartışmayı okudum. En son konu kilitlendi.

Bu şöyle bir şey olabilir mi? Farklı dilleri konuşan iki kişi, anlaşamıyorlar. Her biri kendi dilinde fikrini çok rahat savunabiliyor ama diğerinin dilinde bir türlü kendini ifade edemiyor.
Orta yolu bulabilmeleri mümkün değil.
 
Az önce bir tartışmayı okudum. En son konu kilitlendi.

Bu şöyle bir şey olabilir mi? Farklı dilleri konuşan iki kişi, anlaşamıyorlar. Her biri kendi dilinde fikrini çok rahat savunabiliyor ama diğerinin dilinde bir türlü kendini ifade edemiyor.
Orta yolu bulabilmeleri mümkün değil.



İnceden bir kılçık seziyorum :)
 
Doğrudur.
Dil acayip bir şey, hakim olmadıkça yanlış anlamalar kaçınılmaz oluyor.



Bazen hatta çoğu zaman ifade, dilden çıkarılıp sterilize edilmek için gönderilmeli. Sonra yeniden kullanılabilir.

Ya aslında şu da düşümülmeli; bir fikri bir düşünceyi açıklamadan önce, açıklama yapmaya çalıştığımız kişinin ezberini bozacak mı? Yoksa "sen ne dersen de, ben anlamak istediklerimi duyuyorum" demeye devam mı edecek. Bence buna göre harcı kazımak lazım.
 
Bazen hatta çoğu zaman ifade, dilden çıkarılıp sterilize edilmek için gönderilmeli. Sonra yeniden kullanılabilir.

Ya aslında şu da düşümülmeli; bir fikri bir düşünceyi açıklamadan önce, açıklama yapmaya çalıştığımız kişinin ezberini bozacak mı? Yoksa "sen ne dersen de, ben anlamak istediklerimi duyuyorum" demeye devam mı edecek. Bence buna göre harcı kazımak lazım.
Tanımadığın kişilerin ezberlerini bilemezsin. Tanıdıklarınla tartışırken ise ikinizin ezberi tartışmanın zeminini belirler. İkiniz de bu yolda gidersiniz. Yoldan çıkan ya da zemini bozan, tartışmadan uzaklaşır.
 
Telefonda beklerken, elimi farklı açılarda tutup da yazdıklarım:



İlki soldaki okunaklı olanı, sonrakiler beklemenin stresiyle şekil değiştirdi.dd
 
Geri