Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 12 saat önce aktifti
Vicdan Azabı 'nı ortadan kaldırmak mümkün mü ?

-Bundan kolayı olamaz, insan yalnızca yapma alışkanlığı elde etmediği şeylerden pişmanlık duyar. Size acı veren şeyleri sık sık tekrarlayın, vicdan azabından kurtulmayı başardığınızı göreceksiniz. Tutkuların meşalesini , menfaatin güçlü yasalarını çıkarın karşısına, kısa zamanda darmadağın edersiniz bu duygunuzu. Vicdan azabı günahı ispatlamaz, yalnızca kolaylıkla boyunduruk altına sokulabilinecek bir ruhu gösterir.

Erdemle Kırbaçlanan Kadın - Marquis de Sade


Bir müddet öncesine kadar bütün insanların vicdanlarının olduğu kanaatindeydim. Fakat son bir haftadır vicdan denen nesnenin seçilmiş bazı insanlara verilmiş olduğunu düşünüyorum. Düşünmekle kalmıyor buna inanıyorum. İnanç araştırmamızı analiz yapmamızı yada Ne bilim işte sorgulamamızı engelliyor.

Bana göre vicdan; insanın eylemlerine empati ile bakmasının sonucudur. Bu bir yetenek mi? Yani insanın kendisini yargılaması. Yada cesaret diyelim. Bunu başaramayanlar korkak demeyi yeğliyorum. Bu yüzden herkeste olamayacağı kanaatindeyim vicdan denen aynanın. Alışkanlığa gelince. Çok gaddar bir fikir seçmiş olmam beni acımasız yapmaz. Bence bunlar toplumdan tamamen kaldırılmalı.


"İçinizdeki her kötülük bunun farkına vardığınız anda temizlenir."

Karamazov Kardeşler - Dostoyevski (Sayfa 69)


Temizlenmeyenler mi vicdan azabını oluşturuyor peki? Ya da suçluluk duygusunu?



Kırmızının kulakları çınlasın, bir sorunun cevabı olarak "evvela samimiyet" sözü hiç gitmez aklımdan. Daha öncede duyulmuş bir sözdü fakat öyle bir soru karşısında "evvela samimiyet" cümlesi bütün cevaplardan daha etkili idi. Herneyse sonuç olarak kötülüğün farkına varıyordur bir süre sonra kötülüğü eyleme dönüştüren. Peki samimiyetsiz bir bakış ile. Bunu ifade ediyorsa yine temizlenmiş olur mu? Cezasını çekmiş sayabilir miyiz?
 
embesil;

Yaptığının kötü olduğunu kabul ediyor fakat bunu yapmaya hakkı olduğunu düşünüyorsa, yaptığı şey bir tepkinin sonucu olarak gerçekleşiyorsa, samimiyeti nerede arayacağız? Davranışta mı, düşüncede mi? Evet, kötü olduğunun farkında fakat eyleme dökmüyor bunu.

Adam babasını öldürüyor, bu toplumca kötü bir şey. Fakat avukatı savunmasında diyor ki, böylesine aşağılık bir adamı öldürmekle aslında kötülük değil iyilik yaptığını bile söyleyebiliriz. (Tam olarak bunlar değil tabi, benzer şeyler.) Babasından hiçbir şekilde sevgi görmeyerek büyüyen, dahası hayatı boyunca ona kötü davranan birinin davranışını haklı bulabiliriz. Adamın davranışları öldürülmesini gerektirecek boyutta mıydı, o tartışılır. Bu kadar ileri gidilmemeliydi, cezası başka türlü verilebilirdi.

Kitaptan örnek verdim. Hak olarak gördüğü şey için vicdan azabı çekmez kişi. Sade ise yapma alışkanlığı elde etmediği şeylerden pişmanlık duyar diyor. Yapmaya alıştığı şeylerden pişmanlık duymuyor mu yani? Duymuyor aslında. Forumda boş boş dolanmaktan değil, boş boş dolanırken, ilgilenmediğim şeyler için pişmanlık duyuyorum mesela.

Aman çok karıştırdım ben.:ddd

Biraz daha biriktireyim, analizlere devam.ppp
 
Sevgili döngüsel. Galiba aynı şeyleri savunuyoruz. Hak edilen cezayı vermek yani toplumdan çıkartma eylemi vicdan azabına sebep olmamalı. Burada kötülük yoktur.

Ya aslında dolmuşum ondan dolayıdır katılığım. 'Mutlak Erdemi' değilde bunun tersini yani 'kati kötülüğü' içlerinde besleyen insanların katlini vacip görüyorum. Baba orada erdem sahibi miydi?
 
Sevgili @embesil;

Evet aynı kapıya çıkıyor sözlerimiz.

Pek değil, paragözün, düzenbazın tekiydi. Fakat öldürülmesi için bu özellikleri yeterli değildi. (bence)

**

Acaba "farkına vardığınız anda temizlenir" derken, bilinçli olsa yapmazdı demeye mi getiriyor? Öldürme eylemini ya da başka bir kötülüğü yaparken insan bilinçli olabilir mi?
 
Her an gidecekmişim hissinden kurtulsam, bağlanabilirim belki.
 
28' o...
hüküme^ni bir helikopter gönderip beni aratir. Kimbilir belki bir baska z^[man] b[ana] ç[0]|< <j[ana]
önceden haber verirseniz size katilabil|j[r]j[m)] [ama] (jgjj[n] [O]i[maz]. Bugün sizinle gelemem.
Hayir, hayir, °^^[n] bunun için hiç de uygun bir gön degil. "
O°°Ha gülümsedi. "Her sey yolunda. Herkes bilmesi gerekeni bilecek.. g[en]j[m] insanlarim senin yardim
çagrini duydu: Eger bu kabilede^ [n] [te]j. ^-[IT] ^j [sana] ^s, [O]y ]^||[ai1sa]ydi, bu yürüyüse
katliam^,,, Denendin ve kabul edildin. -Bo" sana ^'k'^Vnayacagim kadar büyük bir onurdur. Ve sen bu
deneyim j y[asama]|[isin]. Yasamtn boyunca yapacagin en önemli5e.y" U yürüyüs olacak. Senin dünyaya
gelme nedenin bu yürüyust j|[an]j p[uzen] j basinda; senin mesajin budur. Sâna daha fa^[asim]
söyleyemem,
diGel." Sonra arkasini döndü ve yürüyüp gitti. "' gözlerimi Avustralya çölüne dikmis, öylece kalakalmistim.
Çöl tmykj]^ issizdi ama gene de güzeldi, Energizer pillerine benzer b j[r] s^ide [SO]nsuza dek sürecek
gibi görünüyordu. Jip oraday i^ pah^, [mar]s[a] takiliydi. Ama acaba hangi yo


gel de dellenme. bu ne ya?
 
Susmak, çok boktan bir şey aslında. Olgunluk falan değil, basbaya işkence.
 
Avustralya, Birlesik Devletlerden onyedi saat ilerde; sözün tam anlamiyla insan yarina uçuyor. Yolculuk boyunca kendime hep söyle dedim: Bu uçagin içindekiler yere indiklerinde, yarin dünyanin hala saglam ve dönmekte oldugunu bilecekler. Çünkü gitmekte oldugumuz ülkede, yarin olmustu bile. Eski denizcilerin ekvatoru ve denizin üzerine çizilmis olan ve zamanin baslangicini gösteren o görünmez çizgiyi sag salim geçislerini büyük bir heyecanla kutlamalarina sasmamak gerekir. Bugün bile böylesi bir kavram insanin zihninde yeni boyutlar açmaya yetiyor.

Marlo Morgan - Bir Çift Yürek
 
Amerika'da ayrismamis kani inceledigim özel bir mikroskobum vardi ve bununla tek bir damla kan alarak hastanin kimyasal pek çok özelligini grafik olarak, saptamam mümkün olurdu. Mikroskobumuz bir kamera ve video ekranina baglanir ve hasta ile hekim yan yana oturur, akyuvarlari, alyuvarlari, bakterileri ya da yaglan birlikte gözlemlerdik. Ben örnekler alir, hastaya kanini gösterir ve sonra söz gelimi eger kisi sigara kullaniyorsa, disari çikip, bir sigara içip gelmesini isterdim. Sonra da bir damla daha kan alip tek bir sigaranin kanda ne gibi degisiklikler yaptigim kendine gösterirdim. Bu sistem hastayi bilinçlendirme ve kendi sagligi konusunda sorumluluklarina sahip çikmayi ögretmede çok yararlidir. Hekimler bu yolla hastalarina kanlarindaki yag oranini veya bagisiklik eksikliklerini gösterebilir ve sonra da bu duruma karsi ne gibi önlemler alabilecegini açiklar.

Marlo Morgan - Bir Çift Yürek
 
Papalığın kurucu yasası –tartışması yasak, çünkü– ulvi ilan edilip “Konstantin’in Bağışı” diye anılan dogmanın sahte olduğu, 1506 yılından öteye, başta Papalık, tüm ilgililerce biliniyordu.
İmparatorun öldüğü 335 yılından önce yazıldığı iddia edilen vasiyetin, 700’lü yıllarda kaleme alındığı ve tümüyle uyduruk olduğu kanıtlanmıştı.

Bir Hıristiyan Masalı - Mine G. Kırıkkanat
 
Bir aksam melez aborijin gençlerinin küçük teneke kutulara benzin doldurduklarini ve sokakta bunu koklayarak yürüdüklerini görmüstüm. Çok kisa bir süre sonra zehirlenme belirtileri göstermislerdi. Benzin, hidrokarbon, ve kimyasal maddelerin bir karisimidir. Bu maddelerin kemik iligine, karacigere, böbreklere, böbreküstü bezlerine, omurilige ve tüm sinir sistemine zarar verdigini biliyordum. Ama o gece, alanda bulunan herkes gibi ben de hiç bir sey yapmadim. Hiç bir sey söylemedim. Onlarin bu aptalca oyununu durduracak hiç bir girisimde bulunmadim.. Sonradan o gençlerden birinin kursun zehirlenmesi ve solunum yetersizligi nedeniyle öldügünü ögrendim. En yakin arkadasimi topraga vermisçesine etkilendigim bu ölüm, beni morga gidip o gencin bedenini son bir kez görmeye itti. Ömrümü insanlarin sagliklarini korumasina adamis olan ben anlamistim ki, gerçek kültürel köklerini yitiren ve yasamda bir amaci olmayan insanlarin elinden ancak ölümle kumar oynamak gelir. En tasalandigim nokta ise, benim bile onlari durdurmak için parmagimi kimildatmamis olmamdi.

Bir Çift Yürek - Marlo Morgan
 
"Size bir sey verecegim, ama sizlerde benim isteyebilecegim hiç bir sey yok."
 
affettikçe hafifliyor insan.
kırıldıkça ağırlaşıyor.
 
Genellikle "yüzü olan" seyleri yememeyi yegliyorlardi.
 
Bir de "diyorlar" var. Hipnoz ediyor adeta.
 
Sağolsun.

Olsaydın yine kıymet bilmezdim ki ben. Laf olsun diye torbayı yine çöplerle doldurduk.
 
Hekimler yabanci parçalari çikartarak, kimyasal maddeler vererek, kirilan kemikleri yerine oturtarak bedene yardimci olabilirler ama bu bedenin iyilesecegi anlamina gelmez. Aslinda hiç bir yerde, hiç bir hekimin, hiç bir zaman diliminde, hiç bir ülkede, tarihin hiç bir döneminde her hangi bir hastaligi iyilestirmemis olduguna eminim. Herkesin sifacisi kendi içindedir.Hekimler, kendilerinde Özel bir yetenek oldugunu anlamis, bunu gelistirmis ve en iyi bildigi ve en sevdigi isi toplum yararina kullanmaya karar vermis olan kisilerdir.

Bir Çift Yürek - Marlo Morgan
 
Psikolojide bağlanma; başka bir kişiden yakınlık bekleme eğilimi ve bu kişi yanında olduğunda bireyin kendisini güvende hissetmesidir.
 
Çağın hastalığı olan internet bağımlılığının kendine özgü psikolojik hastalıkları da oluşturduğunu söyleyen Doç.Dr. Yüncü, The New Scientist'e göre Internet kullanıcılarını bekleyen hastalıkları şöyle sıraladı:"Birey, 'Ego sörfü' olarak adlandırılan, düzenli aralıklarla internette kendi ismini aratan ve hakkında internette ne gibi bilgilere ulaşıldığını kontrol etme rahatsızlığına yakalanabilir. 'Blog ifşacılığı' bilinmemesi ve yayılmaması herkes açısından faydalı olan bilgileri on-line yayınlama merakı görülebilir. 'Youtube Narsizmi', kendisini tanıtmak için sürekli kendi videolarını Internet sitelerinde yayınlama, yayınlatma hastalık halini alabilir. 'Siberhondrik', en ufak bir hastalık belirtisinde, doktora gitmek yerine internetten tedavi yöntemleri aratarak birey kendi sağlığına zarar verebilir.'Photolurking' İnternette saatlerce başkalarının fotoğraf albümlerine bakma da rahatsızlık boyutlarına gelebilir. 'Wikipedializm', günün önemli bir kısmını internet ansiklopedisi Wikipedia'ya katkıda bulunmak, yazılar yazmak ve metinlerde tashih yapmaya harcamak da ruh sağlığı açısından olumsuz noktalara gelebilir. 'Cheesepodding', Türkçe'de tam karşılığı olmayan bu sözcük ise, zamanının büyük kısmını internetten şarkı indirmekle geçirenler için kullanılmaktadır."

27 Mayıs 2014
 
Dogumgünü partilerinden" söz ettigimde beni ilgiyle dinlediler. Onlara pastayi, sarkilari, armaganlari ve her yil bir adet artan mumlari anlattim. "Bunu neden yapiyorsunuz?" diye sordular. "Bizler için kutlama özel bir durumu dile getirir. Yaslanmanin nesi Özel anlayamadik, bunu saglamak için bir çaba göstermeyiz ki! Bu kendiliginden olur."
 
Geri