Kaan Turkoglu Kisisel Paylasim Sayfasi

stonecypher
  • Kullanıcı stonecypher
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz


Kıskanmak; Yâre duyulan aşkın ifadesidir. . .







​


 
[YOUTUBE]?v=fgwlqJhCYjM[/YOUTUBE]​


Kerpiç kerpiç üstüne kurdum binayı
Binayı kurar iken gördüm leylayı
Leyla başıma açtı türlü belayı

Ah leyla leyla leyla etme bu nazı
Gel barışalım baban kıysın nikahı

Kerpiç kerpiç üstüne düzdüm bir sıra
Leyladan haber aldım gitmiş mısır'a
Kuzu olup melesem arkası sıra

Ah leyla leyla leyla etme bu nazı
Gel barışalım baban kıysın nikahı​
 
Gözleri uzaklara dalan birinin, yakınlarda olmayan bir hikâyesi vardır. .​
 
Bazen gözlerin kapalıyken daha fazla şey görürsün..​
 
Tüm dünya vazgeç dediğinde Umut fısıldar; hadi birdaha dene ~​
 
%25255BUNSET%25255D.jpg%20width=
Iki seccade serdim arka arkaya ,
Ömrünün yettiği kadar benimle namaz kılar misin ? :)

:)​
 
Çünkü bazı kadınlar ,
Yanlış yapmak istemezler.
Adamına göre değil,
Adabına göre.
Heveslerine göre değil, ...
Hislerine göre karar verirler.
İşte bu yüzden bazı kadınlar,
Sınırlarını kendilerinin çizdiği,
Gizli ve gizemli bir ülkede yaşarlar.
Zorunlu olduklarından değil,
Gururlu olduklarından.
Ve yerlerini sadece,
Sabırlı ve yürekli olduğuna inandıkları,
Bir erkeğe söylerler...

O Erkek Sensin. :)
​
 
Kötü Kedi Şerafettin ve biricik oğlu Tacettin sizi unutmak mümkünmü :p

kotu-kedi.gif
 
Sular hep aktı geçti kurudu vakti geçti, Nice han nice sultan tahtı bıraktı geçti, Dünya bir penceredir her gelen baktı geçti.​
 
Gitseler hiç özlemeyeceğimiz insanlar var, bir de gelmeseler bile beklemekten vazgeçmediklerimiz​
 
Aklım ve mantığımla düşünmeye başladığım zaman kafamın içinde bir dünya kurdum herkesin hayal dünyası dediği şeyin asıl gerçek dünya olduğunu anladım. inandım demiyorum, anladım. çünkü kafamın içindeki hiçbir şey eskimedi bak bu elma güzel dedilerse gittim erik sevdim bir sürü arkadaşım oldu ve hiçbirini sevmedim nezaketencilik oynayamıyorum hangi filmi tavsiye etseler gittim zıttını izledim çünkü aynı şeyleri anlamak ve tatmak beni yoruyordu çünkü 88 model bir araba gibi çürüyordum çünkü başkası üzülmesin diye gülmekten bıktım teselli anında söylenen hiçbir söze inanmadığım gibi omzumdaki elleri çekip siz ne biliyorsunuz bağırdım herkes aynı şeyleri anlatır ama yaşayamazdı bildim sonra dünyama girdiler kafamın içindeki dünyada su aradı birileri götürdüm verdim uyuşturucu kullanmış birinin tribinden çıkması gibi bütün çirkinlikleri gösterip kendi dünyalarına girmeye zorlandım sonra korktum evet korktum ben korkarım sevgisizlikten doğan herkes korkar biz insanlar aynı şekilde yapılmış milyonlarcasıyız çünkü her şeyi çürüten bir zamanın zaman her şeyin ilacıdır diye inandırılmışlar beyler bayanlar bu ilaç cildinizi yaşlandırıyor hani su saç çıkaran ilaçların aslında onu kullanmayınca döktüğü gibi sizi kanser ediyor annenizi öldürüyor sizi gömüyor yavaş yavaş geçti sandığınız yaraların yerinde daha büyükleri açılıyor. açılmadı mı? hayat amacınız bir çocuk büyütüp çarkı döndürmekse birileri yine çocukları öldürecek kısır döngü bu bu turda şimdi üç gün mutluluk görünce hayatı güzel zanneden asalak gibi bu çılgın projeden adımı ve soyadımı sildiriyorum hani; ya leyteni küntu turaba diyorsun önce sonra çok şükür bir de insan o kadar nefret ediyor ki insanlardan insan olduğuna utanıp bağırıyorsun..
 
Bayıldığım Şarkılardan.. :)

..
[YOUTUBE]DijmbSvatKc[/YOUTUBE]​
 
Uzun bir süre yalnız kalmaktan bahsediyorum eti kemikten sıyırır gibi herkesten kurtulmayı öğrendim ancak kalan kemik nasıl kırılır bunu da öğrendiler anlaşmazlıkları uyuşmazlıkları tatminleri planları kırılmışlıkları olmamışlıkları olacakları hepsini bir saniyede silmeyi öğrendim kendimi kandırdığım kadar hiç kimse tarafından kandırılmadığımı da öğrendim kendimi öldürdüğüm kadar götürüp gömdüğümü de. ama biliyorsun babamın cenazesinde ki gibi ayaktayım hala. nasıl gidilir nasıl kalınır nasıl çürünür biliyorum kırılan her şeyi yağmura bağışlıyorum artık ıslanma diye yalvarıyor ve sonra bütün öğrendiklerimi unutuyorum... çünkü; bir an böyle ısındığını farketsem ellerinsiz nasıl olur diye çay içerken ellerim titriyor hala. içimi döker gibi döküyorum birileri dökülenleri silerken hepsini bir saniyede silmeyi öğrenenler işte kaçıyorum kaçıyor ve şimdi sana bu satırları sırtımdan çıkartıp veriyorum.
 
Tecrübelerime dayanarak söylüyorum, Hayatınız mahvolduysa eğer, Bunda korkulacak bir şey olmadığını anlatın. Ve hayatınızı karşınıza alabilme cesaretiniz varsa, Acı çekip çekmediğini, Zevk alıp almadığını sorup küstahlaşın. Bunu yapanlar kadar çaresiz olmayacaksınız. Onu öpeceksiniz Geçti mi diye soracaksınız Ve uzun bir süre sonra, Kendi hayatınızı aslında kendinizin mahvettiğinizi -Bu sessizlikten sonra- Çok acı şekillerde anlayacaksınız. Ve bir süre sonra artık, Tecrübelerinize dayanamayacaksınız!
 
Hayattan aldığımız derslerde, biyoloji, fizik, matematik ve edebiyat’ın işe yaradığı yerlerden sorumlu tutuldum
çok seviyorsunuz! - dedim, evet tanıyamıyorum o zaman kendimi
içinizdeki bütün tırtıllar gözlerine baktığınız zaman kelebeğe dönüyor,
dedim tamamlıyorum evrimi,
ciğerler koza gibi ama jiletle yırtılıyor ve
kesikten kaçarak içinizde kelebekler uçuyor! - dedim bu işte,
evet uçuyorsunuz muhteşem bir kaldırma kuvveti
sonra bilinmeyen bir x kişisi gibi yalnız bırakılıyorsunuz -
hiç sevmiyorum bu matematiği,
fakat asla yanılmıyor, sonuç kesin!
sonra biten uçuşun ardından,
kaybolan his ya da biten yakıt ile,
aşağıda acıdan doğma bir yer çekimi öyle bir düşürüyor ki parçalanıyorsunuz -
evet, dedim, bu kadar.

senin ağzından sigara dumanı gibi dağılmayı sevdim,
ciğerlerine kapkara yapıştı içim. sevdim.
kanserin de benim, nefesin de bendim!
benden kurtuluşun bir istiklal mücadelesinin marşı gibi
"bendim’i çiğner aşardın "
ve aştığın yerlerde hep başkaları seni beklerdi!

evet bu kadardı sorumluluğum

o gittiğinde,
içimdeki bütün kelebekleri öldürüp gitmişti,
ben kelebek cesetlerinden sırtıma kambur yaptım da,
dik duracak kuvveti bulmayayım hiç bir zaman demiştim
ve boynum her zaman önünde eğilmiş olsundu
güzel anısının.

dedim hepsi bu kadar!

ama hiç bir zaman da diyemedim ki,
sırtımdaki kamburluk
yumruk attığında yer değiştiren kalbimdi!

bir anne babanın aşkından değil,
birbirini tanımayan iki kişi!
40 yaşında herifin,
15 yaşında kıza tecavüzünden oldum ben!
çığlıktan, yalvarıştan, yakarıştan, korkudan, el kol bağlılıktan.
anadan değil,
acıdan doğmayım


anlıyor musun?
 
Buna inanmalısın
kararlar etkileyebilir insanı

doğrular ve yanlışlar
gerçekler ve tamamen hayaller

alkışlanabilirsin
yuhlanabilirsiniz

alkışlandığında dik durmalısın çok germeden göğsünü
yuhlandığında çok eğilmeden düşmeyeceksin
hakaret etmekle iltifat almanın aynı hazzı verdiği zaman
çok sevmekle siktir olup giderken aynı vicdan azabını duyduğunda
görüşürüz ve hoş geldin aynı samimiyette söylenmiyorken
annenin ölüsü annenin gülüşünden daha güzel geldiği zaman sana
tam o noktada hareket etmek ve durmak senin kararına bağlıysa
çözülmüyorsa
en çok sevdiğin şarkı kulaklarını kanatıyorsa artık
gördüğünde sulanıyorsa gözlerin
düşündükçe kalbin acıyorsa
bitmedi daha
bitmeyecek

kötü giyinimli bir **Spam/Adversiting** gibi dişlerine alıyorsa seni zaman
kendi ameliyatında bıçak olmuşsan
kendi hayatında çıplak bırakılmışsan
sıradaki geldikçe
onun arkasında başka biri
olaylar zincirine bağlanmışsan
bırakmıyorsan
bırakamıyorsan
boğazını sıkıyorsa herkes
nefessiz kaldıysan
korkma ölmeyeceksin daha
öldürmeyecekler

bir akşamüstü eve dönebilmek için can atacaksın
herkesin cinnet geçirdiği sırada kapıyı çalacaksın
kapı çalacak
kapıyı sen açacaksın.
onlar hiç açmadı çünkü
açmayacaklar
bir bahar günü çiçek gibi açacağım dediğin anda
kapılar kapandıkça
sen içine kapanacaksın
korkma
her şey bir yara gibi
tam olarak kapanmayacak
kapı ya da bir yaranın içinden
girdiğin zaman
aynı şehvetinle zamanın boynunda bulacaksın kendini
renkleri unutacaksın
bildiğin tek renk
sırtından boynuna geçirdiğin morluklar olacak birden

sonra aniden
hiç bilmediğin bir tanrının yarattığı dünyada
seni de yarattığı gibi
tuhaf bir bekleyişin içinde ne olacak dediğin sırada
içinden gelen anlamsız bir tavırla
psikopatça
ahmakça
aptalca
tırnaklarını dökecek şekilde alkışlayabilirsin herkesi
karar vermenin çok zorlaştığı an
alkışın nereden geldiği bilinmediği zaman
herkes seni aradığında
durmak isteyebilir belki kalbin
korkma
seni gördüklerinde kalpleri duracak kadar heyecanlanmayacak hiç kimse.

buna inanmalısın
kararlar öldürebilir insanı
bu kadar kader
büyük bir acıyla yazılmıştır çünkü
çünkü acılar farklıdır
düşünmekten beynin parçalandığında
gittiklerinde ki gibi
aynı acıyı duymak için kendini öldüreceksin

oraya gideceksin
var olduğunu bildiğin
ama gözleri, elleri, bir kalbi var mı bilmediğin
hayal kurar mı yoksa hayır yaratır mı güler mi susar mı sesi var mıdır
tanrı karaktersizdir, evet,
yaralar gibi
kapılar gibi
gözlerin kapanacak
hareket etmesine karar versen de duracak kalbin
evet bazı kararları başkaları verir
ama korkma
korkma
birazdan tanrıyı göreceksin.
onu çok seveceksin
ama bunu hiç kimseye anlatamayacaksın
çok sevsen de
evet
evet bazen bir şeyi hiç kimseye anlatamazsın
 
Geri