Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.
Aklıma geldi: "Milleti üze üze ev yaptırdın kendine Radiohead."
Kurt Cobain’i de Nirvana’yı da çok seviyorum..
Zaten müzik olarak en favorilerimden. Ama Cobain’i benim için biraz daha ayrı yere koyan şey karakteri.
Dışarıdan asi, sert, umursamaz, biraz da yabani… altında ise çok başka bir kırılganlık var.
Kendini fazla törpülemeden, olduğu gibi kalabilmesini seviyorum.
Bir de acısını bağıra çağıra anlatmıyor, taşıyor sadece.
Herzaman ki gibi en çok o tezat çekiyor beni.
🖤
Kurt Cobain de beni en cok etkileyen seylerden birisi de , kendi celiskilerini saklamamasi ..
“Come as you are, as you were…”
“Olduğun gibi gel, eskiden olduğun gibi…”
@No Pasaran , seninde fikrini almak istiyorum.. : )
Bence Kurt Cobain’i efsane yapan şey kısa sürede bir devri kapatıp bir devri açmasından ileri geliyor. 27 yaşında intihar ettiğini biliyoruz. O zaman zarfına kadar çıkardığı, başta Nevermind albümü ile grunge adı verilen tarzı tüm dünyada popüler hale getirdi. Aynı zamanda heavy metalin altını da dinamitlemiş oldu. Bu büyük bir kopuştu demek doğru olur ve bunun da etkisiyle ikon haline geldi. Belki de o dönemler müzik piyasası için de böyle bir şey lazımdı, bilemiyorum. Solo gitarın daha az önem kapladığı, büyük oranda rifflerin ve sözlerin konuşulduğu bir alternatif rock türü. Kitle buna yönelince bir çok grup var olmak adına buna yöneldi. Örneğin Metallica’nın Black albümden sonra thrash metalden hard rock tarzına geçen şarkılar görmek bunun bir örneği. Megadeth, Anthrax hatta Slayer’da bile yumuşamalar görüldü. Slayer bile metal müziği satıyorsa diğerleri ne yapmasın eleştirileri geliyordu. Metallica’nın y.vşak olduğu zaten piyasada malumdu. Fakat bizim ortodoks bilinen tayfanın da buna kaçan şarkılar türetmesi üzerine mum diktirdi. Tüm bunlardan bağımsız, Kurt Cobain o dönemki gençliğin içinde bulunduğu yabancılaşmayı ve öfkeyi büyük oranda yansıtıyordu. Sistemin gençlere yüklediği “başarma hırsı”, “yapabilirsin” söyleminin ters teptiği bir toplam vardı ve Cobain’de boş vermesiyle, umursamayışıyla, toplumdan kopuk oluşuyla, depresyonuyla bir çoğuna ilham oldu. Erken yaşta yaşamdan kopması da onu sembol haline getirdi.
Şunu da eklemek gerekiyor; kendisinin ölümü sonrası grunge bir süre daha devam etse de neticede bir akımı devirip gelmişti. Surda gedik açılmıştı bir kere. Her devrim gibi onlar da kendi evlatlarını yedi ve bir süre sonra kendi çöküşlerinin başlaması da uzun sürmedi. Müzik artık piyasanın isteği doğrultusunda faaliyet yürüten bir alandı. Yenilik lazımdı. Daha farklı, kitlelerin dikkatini kendine çekecek bir şey… o zamanlar hip-hop/rep müzik popülerdi. Ve bunu metal ile birleştirerek nu-metali ortaya çıkardılar. Linkinpark, slipknot, korn gibi gruplar o zamanlar türedi.
İşte benim için Kurt Cobain büyük oranda bu. Çok dinlemesem de bir dönemlerin çağ açıp çağ kapatanı : )))
@No Pasaran usta sana kesinlikle katılıyorum. Bence de Cobain’i yalnızca yaptığı müzikle değerlendirmek eksik kalır; asıl etkisi, zamanın ruhunu müziğe taşımasındaydı. Gösterişli virtüözitenin ve rock yıldızı imajının karşısına kusurlu, öfkeli ve samimi bir duruş koydu. Usta belkide Cobainin en büyük başarısı, yeni bir müzik türünden çok müziğin yönünü değiştirmesiydi. Dediğin gibi Grunge’ın açtığı gedikten alternatif rock, nu-metal ve daha birçok tür geçti. Bu yüzden Cobain’i çok dinlemeyen biri bile onun müzik tarihindeki kırılma noktasını inkar edemez. Belki bende çok dinlemedim ama müzik tarihindeki yerini kessinlikle inkar edemem. Bazı sanatçılar dönemin müziğini yapar, bazıları ise dönemin müziğini değiştirir. Bana göre Cobain müziğin dönemimi değiştirdi.
Sanirim benim cobaine takildigim noktada , kusursuz olmamaya calismamasi , hatta kusurlarini gizleme ihtiyaci bile duymamasi . Kendisi ünlü olmayi sevmiordu ama ünlüydü : ) o sadece söylemeyi seviyordu ..
dönemini degistirdi mi müzigin yönünü mü degistirdi , o kismi siz ustalara birakiyorum : ) @Onyx ve @No Pasaran : ) 🌹
sanki kalabalığın içinden çıkıp eline gitarı almış biri gibiydi.
Şarkının hikayesinden ziyade , şarkının bendeki hikayesini kaleme alayım; Bilirsin bu başlıkta sıkça dile getiriyorum; bazı şarkılar dinlenmez, insanın geçmişine açılan bir kapı gibi çalar. De Vaji benim için biraz öyle.
Hayatıma 2020 Aralık gibi girdi. Ama sanki bana yaşattığı duygular hayatımda hep vardı gibi his ettiriyordu. Hayatımda bazı yollar vardı; sonuna kadar yürüdüğümü sandığım ama aslında yarısında kendimi bıraktığım. Bazı insanlar vardı, hayatımdan çıktılar ama bıraktıkları ses hiç gitmedi. Bazı şeyleri söylemek için çok geç kaldım, bazılarını söylemeye ise hiç cesaret edemedim.
En çokta O’nun bu hayattan gitmesi beni yaralamış kendimi şarkılara vermiştim. İçimde susan bir ben birde o vardı.
Zaman geçtikçe insan şunu öğreniyor: Her kayıp bir insan değildir. Bazen kaybettiğin, yıllar önce olduğun kendindir.
Ben de yıllar boyunca değiştim. Bazı şeylere alıştım, bazılarını kabullendim, bazılarını hala içimde bir yere koyamadım. Dışarıdan bakınca hayat devam ediyor; gülüyoruz, konuşuyoruz, yeni insanlar tanıyoruz. Ama insanın içinde, kimsenin bilmediği eski bir oda kalıyor.
Benim odamda geçmiş var.
Ve bazı geceler, hiçbir şey olmamış gibi otururken bu şarkı çalıyor. O zaman anlıyorum ki insan geçmişinden tamamen kurtulmuyor. Sadece onunla yaşamayı öğreniyor.
Belki de benim bu şarkı ile olan hikayem tam olarak bu: Gidenlerin ardından değil, içimde kalanların peşinden geçen bir hayat. Ve bazı şarkılar, insanın kendisine söyleyemediği şeyleri onun yerine söylüyor.
De Vaji de benim için biraz öyle…
Farkındayım biraz kapalı kutu gibi oldu , zaten öyle değil miyiz?
Bu dil bu gibi sarkilara cok güzel uyuyor...
duygulandandirdi tsk ederim paylasim icin @Onyx 🚬
Birde sarki sözün Türkce cevirisi varmi yazili , neyden bahsediyor ?
Mado bişîyayê ka koyan?
Mado, dağlara nereye gitti?
Koyê berzî mij duman
Yüksek dağları sis ve duman kaplamış.
Mado bişîyayê ka koyan?
Mado, dağlara nereye gitti?
Koyê berzî mij duman
Yüksek dağları sis ve duman kaplamış.
Bikerdê kêf û dewran
Keyif sürdüler, günlerini gün ettiler.
Bikerdê kêf û seyran
Gezip eğlendiler.
Bikerdê veyvê xortan
Gençlerin düğünlerini yaptılar.
Biveşo kê nerindan
Gelinleri kim süsleyecek?
Ma kerdî wêhêrê derdan
Bize ne çok dert bıraktılar.
Biveşo kê xayinan
Hainleri kim süsleyecek?
Ma kerdî wêhêrê kulan
Bize ne çok yara bıraktılar.
De vajê – de vajê
Söyle, söyle…
Bêrê mi rê de vajê
Gel, bana söyle.
Nê derda, nê kulan
Bu dertler, bu yaralar içinde…
Vera kotî ez bêra?
Ben nereye gideyim?
De vajê – de vajê
Söyle, söyle…
Bêrê mi rê de vajê
Gel, bana söyle.
Nê derda, nê kulan
Bu dertler, bu yaralar içinde…
Vera kotî ez bêra?
Ben nereye gideyim?
Mado bişîyayê ka dewan?
Mado, köylere nereye gitti?
Dewê weşî, zozanan
Güzel köylere, yaylalara…
Mado bişîyayê ka dewan?
Mado, köylere nereye gitti?
Dewê weşî, zozanan
Güzel köylere, yaylalara…
Bikerdê seydê qazan
Avlara çıktılar, avlandılar.
Seydê qaz û qulingan
Kazları ve turnaları avladılar.
Seydê qaz û zerejan
Kazları ve ördekleri avladılar.
Biveşo kê nerindan
Gelinleri kim süsleyecek?
Ma kerdî wêhêrê derdan
Bize ne çok dert bıraktılar.
Biveşo kê xayinan
Hainleri kim süsleyecek?
Ma kerdî wêhêrê kulan
Bize ne çok yara bıraktılar.
De vajê – de vajê
Söyle, söyle…
Bêrê mi rê vajê
Gel, bana söyle.
Nê derdan, nê kulan
Bu dertler, bu yaralar içinde…
Vera kotî ez bêra?
Ben nereye gideyim?
Mado bişîyayê ka sukan?
Mado, sokaklara nereye gitti?
Sukê weşî embazan
Güzel dostların sokaklarına…
Mado bişîyayê ka sukan?
Mado, sokaklara nereye gitti?
Sukê weşî embazan
Güzel dostların sokaklarına…
Bikerdê qalê dostan
Dostlarla sohbet ettiler.
Bikerdê qalê rindan
Güzel insanlarla sohbet ettiler.
Bikerdê qalê merdan
Yiğitlerle, mertlerle sohbet ettiler.
Biveşo kê nerindan
Gelinleri kim süsleyecek?
Ma kerdî wêhêrê derdan
Bize ne çok dert bıraktılar.
Biveşo kê xayinan
Hainleri kim süsleyecek?
Ma kerdî wêhêrê kulan
Bize ne çok yara bıraktılar.
De vajê – de vajê
Söyle, söyle…
Bêrê mi rê de vaj
Gel, bana söyle.
Nê derdan, nê kulan
Bu dertler, bu yaralar içinde…
Vera kotî ez bêra?
Ben nereye gideyim?
De vajê – de vajê
Söyle, söyle…
Bêrê mi rê de vajê
Gel, bana söyle.
Nê derdan, nê kulan
Bu dertler, bu yaralar içinde…
Vera kotî ez bêra?
Ben nereye gideyim?