Me & My Playlist | Biraz Müzik, Biraz Ben

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Son düzenleme:
Tsk ederim @No Pasaran . Yorum yazmak icin bayagi bir zaman ayirmissin bunun icin extra bir kez daha tesekkür ettim..
Ben şarkıyı sorarken kendimi bir anda grunge tarihinin, müzik piyasasının ve toplumsal dönüşümün ortasında buldum. : ))
Kurt’u pek sevmediğin konusunda hafif bir şüpheye düştüm yalnız. alskd
Ama şaka bir yana, tam da senden beklediğim gibi farklı bir yerden bakmışsın. Güzel oldu tsk ederim.. :emoji_cherry_blossom:
Sanirim benim cobaine takildigim noktada , kusursuz olmamaya calismamasi , hatta kusurlarini gizleme ihtiyaci bile duymamasi . Kendisi ünlü olmayi sevmiordu ama ünlüydü : ) o sadece söylemeyi seviyordu ..

dönemini degistirdi mi müzigin yönünü mü degistirdi , o kismi siz ustalara birakiyorum : ) @Onyx ve @No Pasaran : ) 🌹
Ahah rica ederim. Cobain ile ilgili kişiliğine atıfta bulunduğun, onun iç dünyasına dair değerlendirmelerin oldukça değerli. Ben de farklı perspektiften yanaşayım dedim, belki ortaya bir belgesel çıkar :dd
Açıkçası şüphen konusunda kesinlikle haklısın. Sevmem demeyelim de benim için çok önem kaplayan bir yerde değil demek daha tutarlı olur. Yani, denk gelirsem dinlerim sadece : )))) Bu, tarz olarak tamamiyle tezat yerde durmamdan kaynaklı olabilir. Yıktığı duvar benim en çok serinlediğim, gölgesinde uzandığım duvardı. O duvarı daha asil ve daha teknik bulmamdan, belki de Cobain'in o içine kapanık/sinik halini benimseyemeyişimden... Birçok şarkısını dinledim, yaşantısına dair de okudum geçmişte. Bende o etkiyi yaratamadı... : ))

Bundan sonraki yazacaklarım belki biraz sıkıcı gelebilir ama düşüncelerimi başka türlü ifade etmem biraz zor. : ))

Bir olayı yada figürü ele alırken bulunduğu dönemin koşullarını, dinamiklerini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Cobain'in kişiliği/karakteri gibi olgular bulunduğu çağın sosyolojisi ile bütünleşince bana anlamlı geliyor. Bugün Cobain mezarından çıkıp gelse o etkiyi yaratamaz mesela. Çünkü hitap edebileceği bir kuşak yada büyük bir toplam yok. Onun kişiliği ve duruşu o çağın koşullarında alıcısını bulduğu için popülaritesi oluştu. Ama bugün olsa birkaç haftada tiktok'ta filan tüketirlerdi muhtemelen, çıkış yaptığı zamanki etkiyi yaratamazdı.

Dönemden bahsetmek gerekirse eğer; 90'lı yılların başında ABD soğuk savaştan yeni çıkmıştı. O zamana kadar yaklaşık 10 yıl boyunca Reagen döneminden gelen, gençlere yönelik ''kariyerist'' ideoloji baskısı vardı. Zenginleşme ve başarı hırsı ön plandaydı. Ancak bir sorun vardı, ülke resesyona girmişti. Bu hikaye tutmuyordu. Çok uzun zamandır gençler ne yaparsa yapsın sistemin duvarlarını aşamıyor ve düşüyorlardı. Bu da toplumsal bir öfkeyi biriktiriyordu. Büyük çoğunluk mavi yakalı, fabrikalarda çalışan taşralı gençlerdi. Zaten popüler olan, bir döneme damga vuran tüm akımların ilk uğrak noktası alt tabakalar olmuştur hep. Heavy metal popülerleşmeye başladığında da bu sınıfsal düzlemden türemişti. Heavy metalin şova dönen, görkem sunan o dönemki profiline karşı yırtık sıradan elbiselerle çıkarak sahnede yer aldılar. Bu bilinçli değil, gerçekten fakir oldukları için öyle olan bir durumdu. Yani moda olsun diye değil, ikinci el kıyafet alarak giyinen, hayatını idame ettiren bir kuşaktı. Dolayısıyla topluma seslenebiliyor, direkt onların içinden oldukları için çok rahat bağ kurabiliyorlardı bu akımın öncüleri. Ve evet soğuk savaş bitmişti. Ünlü ideolog Fukiyama'nın ''Tarihin sonu ve son insan'' tezinde dediğinin aksine, soğuk savaştan sonra dünyaya barış gelmemişti. Her şey güllük gülistanlık olmamıştı. Geleceksizlik hissi kitleler üzerine sirayet etmişti. İnanç tamamiyle yitirilmişti. Nihilizm her geçen gün yeni müritler kapıyordu. İşte Cobain bu ortamın tam da göbeğinde bu gençliğin sesi oldu. Duygularını saklamayan, haykıran, durumunu kabullenen bir kesim... Çok büyük yankı uyandırmasına sebep olan sosyoloji aşağı yukarı böyleydi.

Fakat burada asil yada övünülecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. Çünkü burada mevcut yapıyı değiştirecek politik bir başkaldırı değil(mesela heavy metalin çıkışında politik bir başkaldırı var), onun altında ezilen ve bu durumu kabullenen nihilist, melankolik bir tutum vardı. Başka bir deyişle bizim 80'lerdeki arabesk furyasının batı versiyonu gibi düşünün. Çok ileri gidiyor yada abartıyor muyum bilemiyorum ama Cobain bulunduğu çağın ve toplumun Müslüm Gürses'idir, Orhan Gencebay'ıdır demek tam anlamıyla doğru ifade olur diye düşünüyorum. Çünkü onlarda da bu vardır. Acıyı kabullenen, değiştirmek için hiçbir şey yapmayan, sinmiş, yenilgiyi kabul eden, sürekli mağdur olan, ''kusurlarını gizlemiyor'' diyerek duyduğu acı ile övünen, uyuşturucuyu ve intiharı romantikleştiren bir toplam... Evet popülerleşen tam olarak buydu. En uç noktası olan intihar ile de kendisini sembol haline getirdi Cobain...

Çok uzattım farkındayım. Aslında birkaç şey daha yazabilirim ama kafa ütülemek istemiyorum :dd Umarım kendimce anlaşılır bir Kurt Cobain portresi çizebilmişimdir.

@Onyx katkıların için sana da teşekkür ederim ayrıca : ))

İsterseniz benim duvarımın gölgesinde serinleyin biraz, selamlar;
 
Ahah rica ederim. Cobain ile ilgili kişiliğine atıfta bulunduğun, onun iç dünyasına dair değerlendirmelerin oldukça değerli. Ben de farklı perspektiften yanaşayım dedim, belki ortaya bir belgesel çıkar :dd
Açıkçası şüphen konusunda kesinlikle haklısın. Sevmem demeyelim de benim için çok önem kaplayan bir yerde değil demek daha tutarlı olur. Yani, denk gelirsem dinlerim sadece : )))) Bu, tarz olarak tamamiyle tezat yerde durmamdan kaynaklı olabilir. Yıktığı duvar benim en çok serinlediğim, gölgesinde uzandığım duvardı. O duvarı daha asil ve daha teknik bulmamdan, belki de Cobain'in o içine kapanık/sinik halini benimseyemeyişimden... Birçok şarkısını dinledim, yaşantısına dair de okudum geçmişte. Bende o etkiyi yaratamadı... : ))

Bundan sonraki yazacaklarım belki biraz sıkıcı gelebilir ama düşüncelerimi başka türlü ifade etmem biraz zor. : ))

Bir olayı yada figürü ele alırken bulunduğu dönemin koşullarını, dinamiklerini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Cobain'in kişiliği/karakteri gibi olgular bulunduğu çağın sosyolojisi ile bütünleşince bana anlamlı geliyor. Bugün Cobain mezarından çıkıp gelse o etkiyi yaratamaz mesela. Çünkü hitap edebileceği bir kuşak yada büyük bir toplam yok. Onun kişiliği ve duruşu o çağın koşullarında alıcısını bulduğu için popülaritesi oluştu. Ama bugün olsa birkaç haftada tiktok'ta filan tüketirlerdi muhtemelen, çıkış yaptığı zamanki etkiyi yaratamazdı.

Dönemden bahsetmek gerekirse eğer; 90'lı yılların başında ABD soğuk savaştan yeni çıkmıştı. O zamana kadar yaklaşık 10 yıl boyunca Reagen döneminden gelen, gençlere yönelik ''kariyerist'' ideoloji baskısı vardı. Zenginleşme ve başarı hırsı ön plandaydı. Ancak bir sorun vardı, ülke resesyona girmişti. Bu hikaye tutmuyordu. Çok uzun zamandır gençler ne yaparsa yapsın sistemin duvarlarını aşamıyor ve düşüyorlardı. Bu da toplumsal bir öfkeyi biriktiriyordu. Büyük çoğunluk mavi yakalı, fabrikalarda çalışan taşralı gençlerdi. Zaten popüler olan, bir döneme damga vuran tüm akımların ilk uğrak noktası alt tabakalar olmuştur hep. Heavy metal popülerleşmeye başladığında da bu sınıfsal düzlemden türemişti. Heavy metalin şova dönen, görkem sunan o dönemki profiline karşı yırtık sıradan elbiselerle çıkarak sahnede yer aldılar. Bu bilinçli değil, gerçekten fakir oldukları için öyle olan bir durumdu. Yani moda olsun diye değil, ikinci el kıyafet alarak giyinen, hayatını idame ettiren bir kuşaktı. Dolayısıyla topluma seslenebiliyor, direkt onların içinden oldukları için çok rahat bağ kurabiliyorlardı bu akımın öncüleri. Ve evet soğuk savaş bitmişti. Ünlü ideolog Fukiyama'nın ''Tarihin sonu ve son insan'' tezinde dediğinin aksine, soğuk savaştan sonra dünyaya barış gelmemişti. Her şey güllük gülistanlık olmamıştı. Geleceksizlik hissi kitleler üzerine sirayet etmişti. İnanç tamamiyle yitirilmişti. Nihilizm her geçen gün yeni müritler kapıyordu. İşte Cobain bu ortamın tam da göbeğinde bu gençliğin sesi oldu. Duygularını saklamayan, haykıran, durumunu kabullenen bir kesim... Çok büyük yankı uyandırmasına sebep olan sosyoloji aşağı yukarı böyleydi.

Fakat burada asil yada övünülecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. Çünkü burada mevcut yapıyı değiştirecek politik bir başkaldırı değil(mesela heavy metalin çıkışında politik bir başkaldırı var), onun altında ezilen ve bu durumu kabullenen nihilist, melankolik bir tutum vardı. Başka bir deyişle bizim 80'lerdeki arabesk furyasının batı versiyonu gibi düşünün. Çok ileri gidiyor yada abartıyor muyum bilemiyorum ama Cobain bulunduğu çağın ve toplumun Müslüm Gürses'idir, Orhan Gencebay'ıdır demek tam anlamıyla doğru ifade olur diye düşünüyorum. Çünkü onlarda da bu vardır. Acıyı kabullenen, değiştirmek için hiçbir şey yapmayan, sinmiş, yenilgiyi kabul eden, sürekli mağdur olan, ''kusurlarını gizlemiyor'' diyerek duyduğu acı ile övünen, uyuşturucuyu ve intiharı romantikleştiren bir toplam... Evet popülerleşen tam olarak buydu. En uç noktası olan intihar ile de kendisini sembol haline getirdi Cobain...

Çok uzattım farkındayım. Aslında birkaç şey daha yazabilirim ama kafa ütülemek istemiyorum :dd Umarım kendimce anlaşılır bir Kurt Cobain portresi çizebilmişimdir.

@Onyx katkıların için sana da teşekkür ederim ayrıca : ))

İsterseniz benim duvarımın gölgesinde serinleyin biraz, selamlar;


Kesinlikle kafa ütülemedin : )
Tamami ile anlamam icin benim bunu bir kec kez daha okumam gerekicek : )

@No Pasaran tam anlamiyla gezen bir kitap gibisin .. 🌹

Seni darlamamiz gerek , yeni bir seyler ögrenmek icin..

Evet Kurtumu yerden yere vurmus olsan da ; ) ona karsi bagliligim yinede gecmeyecek : ))
 
Kesinlikle kafa ütülemedin : )
Tamami ile anlamam icin benim bunu bir kec kez daha okumam gerekicek : )

@No Pasaran tam anlamiyla gezen bir kitap gibisin .. 🌹

Seni darlamamiz gerek , yeni bir seyler ögrenmek icin..

Evet Kurtumu yerden yere vurmus olsan da ; ) ona karsi bagliligim yinede gecmeyecek : ))
Ahah estagfurullah kitap falan ne demek :dd Sadece sevdiğim konularda çenem düşüyor biraz, kafa ütülemediğime sevindim..
Kurt'u yerden yere vurmadım ya, sadece onun o acılı dünyasına bizim buralardan bir ayna tuttum diyelim : )) Ama senin ona olan bu bağlılığın ve o kırılganlığı koruma çaban bence Cobain'in müziğinden daha asil.. 🌹
Ne zaman istersen darlayabilirsin bu arada, buralardayım : )
 



Bu sarkiyi bu adamdan dinlemeyi ayri seviyorum..
Orijinali hüzünlendiriyor.. bu versiyon icindeki öfkeyi dürtüyor..

Dinleyecek olursaniz, sesini acabildiginiz kadar acin ve özellikle 1:15 dakika ya dikkat edin.
Sesli dinlerseniz ne demek istedigimi anlayacaksiniz..



***
 


Senin sesine yansıyan yaşamının getirdiği dinliklik, benim için bir deniz kıyısı sakinliği ..


***
 



Felaketler hep karanlık yerlerde olmuyor.
Bazı çöküşler, dünyanın en güzel manzaralarının ortasında yaşanıyor.


**
 


Uzun zaman olmuş müzik listemi kurcalamayalı. Aklıma soktun hep 😊
Yeni bir sayfa açmak yerine bende buradan devam edeyim , belki de ortaya renkli bişey çıkar.

Klasik girişimle başlayayım 😂 ; Bazı şarkılar aşkı anlatmaz; aşkın geç kalmadan yaşanması gerektiğini hatırlatır. “While Your Lips Are Still Red” bana hep şunu düşündürür: İnsan bazen kaybettiği kişiyi değil, onunla yaşayabileceği ihtimalleri özler. Şu sıralar aslında ihtimalleri değil onu çok özlediğimi farkettim. Hayatın en acı tarafı da bu galiba. Her şeyin bir zamanı var; bir bakışın, bir dokunuşun, bir “kal” demenin bile… 😞 Sonra zaman geçiyor. İnsan değişiyor, insanlar uzaklaşıyor ve bazı cümleler artık söylenemiyor.
Ben bu şarkıyı bunın için seviyorum;
Henüz geç değilken sev. Henüz yanında olanın kıymetini, yokluğunda anlamak zorunda kalma. Sanırım ben kıymetini bilemedim, şimdi ise…

Yinede bakmayın siz bana , bazı hikayeler bitmez aslında; sadece onları tamamlayacak zaman elimizden çekilir.

🌼☕️
 
Geri