Yapay zekayı doğru kullanmak, doğru yön vermek

  • Kullanıcı RK
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Yapay Zeka ve Promplar
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 2 saat önce aktifti
1789642600534.png


yapay zekayı hala çoğu kişi google gibi kullanıyor bence.

iki kelime yazıyor, cevap geliyor, sonra da yapay zeka saçmalıyor deniyor. :)

halbuki çoğu zaman sorun yapay zekada değil, ne istediğimizi doğru anlatmamamızda.

uzun uzun prompt yazmak zorunda da değilsiniz.

ama ne istediğini, neden istediğini, şartlarını ve ne istemediğini söylersen cevap ciddi şekilde değişiyor..

mesela.

telefon öner.

bu soru değil neredeyse. :)

şöyle sor.

“30 bin tl bütçem var. oyun oynamıyorum. kamera ve pil benim için önemli. android istiyorum. türkiyede satılan modeller arasından 3 telefon seç. artılarını, eksilerini ve günlük kullanım farklarını karşılaştır. sadece teknik özellik yazıp geçme.”

aradaki fark bu.

aynısı araba için.

hangi araba daha iyi değil.

“YILDA 15 BİN KM YAPIYORUM. KULLANIMIN ÇOĞU ŞEHİR İÇİ. AİLE ARACI OLACAK. YAKIT, BAKIM MALİYETİ, BAGAJ, KONFOR VE İKİNCİ EL DEĞERİ BENİM İÇİN ÖNEMLİ. ŞU MODELLERİ BU KRİTERLERE GÖRE KARŞILAŞTIR.”

bunu yazınca en azından sana gerçekten lazım olan şeyi konuşmaya başlıyor.

yoksa bana araba öner dediğinde adam sana spor araba da önerebilir, 7 kişilik suv da. nerden bilsin ne istediğini. :)

alışverişte de aynı.

bu ürün iyi mi, değil.

bu ürünü reklam metnine göre değerlendirme. teknik özelliklerini, zayıf taraflarını, kullanıcı açısından sorun çıkarabilecek yerlerini ve aynı fiyat bandındaki alternatiflerini karşılaştır. gereksiz para verdiğim bir özellik varsa ayrıca söyle.
bu bence çok kullanılan bişey olmalı.

çünkü özellikle alışverişte yapay zekaya şu iyi mi diye sorunca bazen ürün açıklamasını sana geri okuyor.

ben ürün açıklamasını zaten görüyorum hocam. :)

bana göremediğim tarafı söyle.

tatil mesela.

bana tatil öner değil.


“iki yetişkin bir çocuk için temmuz ayında 5 günlük tatil düşünüyorum. toplam bütçem şu kadar. deniz temizliği, çocukla rahatlık ve ulaşım kolaylığı önemli. bana 3 seçenek çıkar. yaklaşık toplam masrafı, artısını ve eksisini de yaz.”

istanbulda nereye gideyim de aynı.

“2 gün istanbuldayım. araç kullanmayacağım. tarihi yerlerden çok yemek, deniz ve yürüyüş ilgimi çekiyor. birbirine yakın yerlerden rota hazırla. beni bi avrupa yakasına bi anadolu yakasına yollayıp durma.”

son cümle önemli. :))

çünkü yapay zekaya bazen ne istemediğini de söylemek lazım.

bilgisayar yavaş mesela.

“bilgisayarım yavaş ne yapayım”

bunun yerine.

windows 11 kullanıyorum. bilgisayar özellikle açılışta ve normal kullanımda yavaşlıyor. oyunlarda ciddi sorun yok. ram kullanımı çoğu zaman yüzde 80 civarında. format atmadan önce kontrol etmem gereken şeyleri önem sırasına göre yaz. her adımda neye bakacağımı da söyle.
internet yavaş diyorsan da.

“1000 mbps internet kullanıyorum. kablosuzda şu hızı alıyorum. modem modelim bu. cihazım bu. modeme uzaklığım yaklaşık şu kadar. sorunun internet sağlayıcıdan mı, modemden mi, wifi ayarından mı olduğunu anlamam için test sırası çıkar.”

işte bu soru.

ingilizce öğrenmek istiyorum.

güzel de nasıl.

sınav mı var, konuşmak mı istiyorsun, günde 2 saat mi ayıracaksın 15 dakika mı.

“ingilizcem başlangıç seviyesinde. günde 20 dakika ayırabilirim. sınava hazırlanmıyorum. günlük konuşmayı geliştirmek istiyorum. bana 30 günlük basit bi program hazırla. her gün ne yapacağımı ayrı ayrı yaz.”

burada da yapay zekanın işi kolaylaşıyor.

yazı yazdırırken de aynı hata yapılıyor.

“bunu düzelt”

sonra yazıyı öyle bi düzeltiyor ki seni senden alıyor. :)

ben mesela şunu derim.

“ANLAMINI DEĞİŞTİRME. FAZLA RESMİ YAPMA. BENİM KONUŞMA ŞEKLİMİ KORU. SADECE ANLATIM BOZUKLUKLARINI DÜZELT. TEKRARLARI AZALT. YAPAY ZEKA YAZMIŞ GİBİ KUSURSUZLAŞTIRMA.”

özellikle son cümle önemli.

her yazının kusursuz olması doğal olduğu anlamına gelmiyor.

bazen bi insanın yazısında ufak hata olur, kelimeyi tekrar eder, cümleyi yarım bırakır.

zaten insan yapan biraz da o.

mail yazdıracaksan da.

“bu maili iş yaptığım firmaya göndereceğim. konu şu. karşı tarafı suçlamak istemiyorum ama sorunun çözülmesi gerektiği de net anlaşılsın. kısa, profesyonel ve gereksiz kurumsal kelimeler kullanmadan yaz.”

çocuğa bir şey anlatacaksan.

“bunu 7 yaşındaki bir çocuğun anlayacağı şekilde anlat. teknik kelime kullanma. günlük hayattan örnek ver. sonunda anlayıp anlamadığını görmek için 3 kısa soru sor.”

bu da baya işe yarıyor.

sağlık konusu biraz başka.

“başım ağrıyor neden”

yerine.

“baş ağrım şu zamandır var. şu bölgede oluyor. şu durumlarda artıyor. yanında şu belirtiler oluyor. yaygın sebeplerle daha ciddi olabilecek sebepleri ayır. teşhis koyma. hangi durumda doktora gitmem gerektiğini ayrıca yaz.”

yapay zekayı doktor yerine koymayın zaten.

ama doktora giderken neyi anlatmanız gerektiğini, hangi bilgilerin önemli olduğunu, tahlilde yazan bir şeyin genel olarak ne anlama geldiğini anlatmakta gayet işe yarıyor.

para konusunda da direkt şu hisseyi alayım mı diye sormak yerine.

bu şirketi sadece son fiyat hareketine göre değerlendirme. gelir, karlılık, borçluluk, nakit akışı, sektör görünümü ve önemli riskleri üzerinden incele. bana yatırım kararı verme. veriyi anlamama yardım et.
daha mantıklı.

birikim için de.

“şu kadar param var. 1 yıl dokunmayacağım. düşük, orta ve yüksek riskli seçenekleri ayrı ayrı anlat. kesin kazanç varmış gibi konuşma. riskleri ve masrafları da yaz.”

sözleşme okuyacaksan.

“BU SÖZLEŞMEDE ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ, OTOMATİK YENİLEME, CAYMA, CEZA, FESİH VE SORUMLULUK MADDELERİNİ BUL. BENİM AÇIMDAN DİKKAT ETMEM GEREKEN YERLERİ SADE DİLLE AÇIKLA.”

sayfalarca sözleşmede insanın gözünden kaçan şeyi bulmakta baya işe yarıyor.

haber konusunda da bence kullanılmalı.

“bu haber doğru mu”

yerine.

“bu haberde doğrulanmış bilgilerle iddiaları birbirinden ayır. farklı güvenilir kaynakları karşılaştır. kesin olmayan bilgileri kesinmiş gibi yazma. haberle yorumu birbirine karıştırma.”

özellikle siyaset, ekonomi, tarih gibi konularda sorunun içine cevabı koymayın.

mesela.

“ekonomi son 20 yılda mahvoldu mu”

diye sorarsan daha sorarken yön vermiş oluyorsun.

şöyle sor.

son 20 yılı enflasyon, reel ücret, kişi başı gelir, işsizlik, büyüme, kira ve gıda alım gücü, hane borcu gibi veriler üzerinden karşılaştır. iyileşen ve kötüleşen göstergeleri ayrı ayrı göster. resmi ve uluslararası kaynakları kullan. benim görüşüme göre sonuç çıkarma.
daha sağlıklı.

ilişkilerde bile böyle.

“sevgilim bunu yaptı beni sevmiyor mu”

yerine.

“yaşanan olay şu. benim yorumum bu. ama benim yorumumu doğru kabul etme. bu davranışın başka açıklamaları olabilir mi. benim atladığım yerleri de göster.”

çünkü bazen insan yapay zekayı fikir almak için değil, kendine hak verdirmek için kullanıyor.

o da çok kolay zaten.

“ben haklıyım dimi”

dersen sana gayet güzel haklılık gerekçesi çıkarır. :)

ama pek bi işine yaramaz.

ben olsam şunu sorarım.

“BEN BÖYLE DÜŞÜNÜYORUM AMA BENİ HAKLI ÇIKARMAYA ÇALIŞMA. YANLIŞ DÜŞÜNDÜĞÜM YER VARSA SÖYLE. KARŞI TARAFIN GÜÇLÜ OLDUĞU NOKTALARI DA GÖSTER.”

işte bu daha değerli.

iş hayatında da.

patronum bana haksızlık yaptı ne yapayım değil.

“yaşanan olay şu. elimde şu yazışmalar var. duygusal tepki vermeden önce seçeneklerimi sırala. her seçeneğin olası sonucunu anlat.”

bi iş kuracaksan da.

“bana iş fikri ver”

çok boş bi soru.

“şu alanda iş kurmak istiyorum. bütçem bu. tecrübem bu. hedef müşterim şu. bana sadece fikir verme. müşteri neden benden satın alır, maliyetler neler olur, en büyük 3 risk ne, ilk müşteriye nasıl ulaşırım, bunları da çıkar.”

bence mantık belli.

aslında iyi prompt için 5 şey çoğu zaman yeterli.

amacım bu.

elimde bunlar var.

şartlarım bunlar.

şunu istemiyorum.

sonucu şu şekilde ver.

bu kadar.

bir de benim sık kullandığım bazı cümleler var.

“beni onaylamaya çalışma.”

“yanlış düşünüyorsam söyle.”

“emin olmadığın şeyi kesin bilgi gibi yazma.”

“eksik bilgi varsa belirt.”

“varsayım yapıyorsan varsayım olduğunu söyle.”

“benim gözümden kaçan tarafları özellikle ara.”

“sonucu değil gerekçesini de anlat.”

“karşı görüşü de göster.”

“güncel bilgi gerekiyorsa eski bilginle cevap verme, araştır.”

bunları araya eklediğinizde cevap baya değişiyor.

hatta cevabı aldıktan sonra bile bitirmeyin.

“verdiğin cevabı şimdi eleştir.”

“nerede hata yapmış olabilirsin.”

“hangi varsayımlara dayandın.”

“karşı görüş ne derdi.”

“daha mantıklı başka çözüm var mı.”

diye tekrar sorun.

ilk cevap her zaman son cevap olmak zorunda değil.

zaten yapay zekanın bence güzel taraflarından biri de bu.

insana sorsan üçüncü sorudan sonra, tamam kardeşim ne istiyorsun artık diyebilir. :))

bu demiyor.

bi de en önemli şey.

her yazdığına inanmayın.

yapay zeka yanlış bilgiyi de gayet düzgün bi türkçeyle anlatabiliyor.

hatta bazen o kadar güzel anlatıyor ki insan kesin biliyor sanıyor.

önemli bir konuysa.

kaynak sor.

tarih sor.

nereden aldığını sor.

güncel bilgi gerekiyorsa araştırmasını söyle.

sağlık, hukuk, para ve haber konusunda özellikle.

özetle mesele çok uzun prompt yazmak değil.

doğru yön vermek.

kötü soru sorarsan iyi yapay zekadan da vasat cevap alırsın.

iyi soru sorarsan bazen senin hiç düşünmediğin bi tarafı önüne koyar.

ben ne istediğimi tam bilmiyorum diyorsan onun da promptu var zaten. :)

“NE İSTEDİĞİMİ TAM ANLATAMIYORUM. BANA DOĞRU SORULARI SOR. İHTİYACIMI NETLEŞTİRELİM, SONRA CEVAP VER.”
 
Yapay zeka muazzam güzel bişiy ama doğru şekilde kullanıldığında. İnsanlarında doğru sorular sorup , daha iyi şekilde yararlanabilmesi için çok faydalı konu. Güzel konu. Teşekkürler.
Ben yine de biraz eski kafalı olduğum için hemde alışkanlıktan geleneksel yöntemleri daha çok seviyorum. Kendim araştırmayı.
 
  • Beğen
Tepkiler: RK
Neden ihtiyaç doğdu anlamak zor. Kullanmayın kullandırmayın
 
  • Hımm
Tepkiler: RK
Neden ihtiyaç doğdu anlamak zor. Kullanmayın kullandırmayın

neden mesela? bir çok şeyden tasarruf ettiriyor. öncelikle zamandan tabi ki doğru kullanımda.

seni rahatsız eden şey ne bir kaç yorumuna denk geldim merak ettim abi.

mesela yazılım tarafinda benim işimi ciddi anlamda kolaylaştırdı, grafik tarafında'da. evet eklenti, script yaptıramasakta güvenip en azından taratıyoruz, en azından çözemedigimiz noktaları danışıp nokta atışı hata kaynağını buluyoruz..

ve biliyorsun ki işimin bir tarafı imalat. mühendislik çizimlerin ana yapısını bununla oluşturuyorum sıfır minnet.
 
Yapay zeka nükleer enerji gibi. Bomba da yapabilirsin, elektrik santrali de. Hatta nükleer füzyon ile itki gücü üreterek bir uzay aracını çok kısa sürede Marsa ulaştırabilirsin gelecekte. Nükleer enerjiden yapılan elektrik santrali akıl almaz boyutta yüksek miktarda bir enerjiyi üretebiliyor, böylece halk daha ucuza bu nimetten faydalanabiliyor. Teknolojiyi hayra da kullanabilirsin şerre de. Bu yüzden belki bir gün yapay zeka sayesinde kanser sorununu, yaşlanmayı, belkide ölüm olayını bile çözebileceğiz. Uzay çalışmalarında da bize çağ atlatacak. Amma velakin onu eğitmek için basımı bitmiş nadide eser kitapların taratılıp yok edilmesini katliam gibi görüyorum. Moğolların kütüphane yakması gibi. Kütüphane ve kitaplar, insanlığın binlerce yıllık kadim geleneği, eserleri. Teknolojiyi hayra kullanmak için çabalayalım. Çünkü bahsi geçen şey, insan üstü bir şey. İnsan zekasını hatta tüm insanlığın zekasını aşan bir teknoloji. Bize neler neler kazandırabileceğini tahmin bile edemeyiz. Ama bir sorun halinde tamamen kapatabileceğimiz, çekebileceğiz bir fiş de elimizde olmalı. Saldım çayıra mevlam kayıra olmamalı. İpler herdaim insan elinde olmalı.
 
Yapay zeka nükleer enerji gibi. Bomba da yapabilirsin, elektrik santrali de. Hatta nükleer füzyon ile itki gücü üreterek bir uzay aracını çok kısa sürede Marsa ulaştırabilirsin gelecekte. Nükleer enerjiden yapılan elektrik santrali akıl almaz boyutta yüksek miktarda bir enerjiyi üretebiliyor, böylece halk daha ucuza bu nimetten faydalanabiliyor. Teknolojiyi hayra da kullanabilirsin şerre de. Bu yüzden belki bir gün yapay zeka sayesinde kanser sorununu, yaşlanmayı, belkide ölüm olayını bile çözebileceğiz. Uzay çalışmalarında da bize çağ atlatacak. Amma velakin onu eğitmek için basımı bitmiş nadide eser kitapların taratılıp yok edilmesini katliam gibi görüyorum. Moğolların kütüphane yakması gibi. Kütüphane ve kitaplar, insanlığın binlerce yıllık kadim geleneği, eserleri. Teknolojiyi hayra kullanmak için çabalayalım. Çünkü bahsi geçen şey, insan üstü bir şey. İnsan zekasını hatta tüm insanlığın zekasını aşan bir teknoloji. Bize neler neler kazandırabileceğini tahmin bile edemeyiz. Ama bir sorun halinde tamamen kapatabileceğimiz, çekebileceğiz bir fiş de elimizde olmalı. Saldım çayıra mevlam kayıra olmamalı. İpler herdaim insan elinde olmalı.


tibet haklı bence... hatta işin bence daha ürkütücü tarafı savaşlar ki zaten anliyoruz...insanlık eline geçen hemen her güçlü teknolojiyi önce bi şekilde savaş alanına taşımış zaten.. yapay zeka da bundan muaf olmayacaktır diye düsünüyorum..bugün bile dronelar, hedef tespiti, görüntü analizi, siber saldırılar, propaganda, sahte görüntü ve sesler derken savaşın şekli değişmeye başladı...yarın asker göndermeden binlerce otonom sistemin birbiriyle savaştığı bi dünyaya da uyanabiliriz..(örneklerivarolabilir) bi ülkenin elektriğini, iletişimini, bankacılığını veya altyapısını kurşun atmadan felç etmek de savaşın parçası olabilir...hatta en tehlikelisi bence şu.. bi insanın karar vermeye birkaç dakikası olan yerde, yapay zekanın saniyenin cok küçük bi bölümünde karar verebilmesi...o yüzden mesele sadece yapay zeka bize ne kazandıracak değil. ne kadar yetki vereceğiz, sınırı nereye çizeceğiz meselesi...evet kanseri çözebilir, yeni ilaçlar bulabilir, uzay çalışmalarında çağ atlatabilir. bugün yüz yıl sürecek araştırmaları belki birkaç yıla indirebilir... bunların hepsi mümkün...ama aynı zeka yanlış ellerde, insanlığın gördüğü en güçlü savaş araçlarından birine de dönüşebilir...kitap meselesinde de sana katılıyorum. geleceği kuracağız diye geçmişi yok etmek bana da çok ters geliyor, ve cidi ciddi garipsedim.. tabi kitap burada küçük bi örnek sadece. insanlığın hafızasını koruyup, teknolojiyi onun üzerine inşa etmek lazım..yani ben yapay zekadan korkalım tarafında değilim... tam tersine sonuna kadar geliştirelim..ama bi yerde insanın elinde kırmızı düğme olacak..(bireysel için) devletler zaten gelistirip amaclarinca kullanacaktir.. bence en kritik nokta da bu..çünkü kontrol edemediğin güç artık senin aracın değildir....sen onun aracısındır.. :)
 
tibet haklı bence... hatta işin bence daha ürkütücü tarafı savaşlar ki zaten anliyoruz...insanlık eline geçen hemen her güçlü teknolojiyi önce bi şekilde savaş alanına taşımış zaten.. yapay zeka da bundan muaf olmayacaktır diye düsünüyorum..bugün bile dronelar, hedef tespiti, görüntü analizi, siber saldırılar, propaganda, sahte görüntü ve sesler derken savaşın şekli değişmeye başladı...yarın asker göndermeden binlerce otonom sistemin birbiriyle savaştığı bi dünyaya da uyanabiliriz..(örneklerivarolabilir) bi ülkenin elektriğini, iletişimini, bankacılığını veya altyapısını kurşun atmadan felç etmek de savaşın parçası olabilir...hatta en tehlikelisi bence şu.. bi insanın karar vermeye birkaç dakikası olan yerde, yapay zekanın saniyenin cok küçük bi bölümünde karar verebilmesi...o yüzden mesele sadece yapay zeka bize ne kazandıracak değil. ne kadar yetki vereceğiz, sınırı nereye çizeceğiz meselesi...evet kanseri çözebilir, yeni ilaçlar bulabilir, uzay çalışmalarında çağ atlatabilir. bugün yüz yıl sürecek araştırmaları belki birkaç yıla indirebilir... bunların hepsi mümkün...ama aynı zeka yanlış ellerde, insanlığın gördüğü en güçlü savaş araçlarından birine de dönüşebilir...kitap meselesinde de sana katılıyorum. geleceği kuracağız diye geçmişi yok etmek bana da çok ters geliyor, ve cidi ciddi garipsedim.. tabi kitap burada küçük bi örnek sadece. insanlığın hafızasını koruyup, teknolojiyi onun üzerine inşa etmek lazım..yani ben yapay zekadan korkalım tarafında değilim... tam tersine sonuna kadar geliştirelim..ama bi yerde insanın elinde kırmızı düğme olacak..(bireysel için) devletler zaten gelistirip amaclarinca kullanacaktir.. bence en kritik nokta da bu..çünkü kontrol edemediğin güç artık senin aracın değildir....sen onun aracısındır.. :)

Valla öyle. Bir şey var mesela biz yapay zekayı geliştirdik ama ona bağımsızlık kazandırmadık. Kendi enerjisini kendi üretip varlığının sürekliliğini sağlayamıyor şuanda. Kritik nokta bu zaten. İnternette robotların kendi pilini değiştirdiği videolar var mesela. Bu mesele çok kritik. Pil değiştirmekten ötesine izin vermemeliyiz. İkinci pili taksın ve iş orda bitsin. Pilleri şarj ettirmemeliyiz. Kendi pilini ürettirmemeliyiz. Biz üretelim, biz karar verelim. Nükleer enerji tesislerinin veya atom bombalarının bulunduğu tesislerin kontrolünü bu sistemlere vermemeliyiz. Bilimsel çalışmalarda bize yardım etsin yapay zeka. Bulamadığımız bir denklemin, formülün, gizemin çözümünü bulsun. Albert Einstein gibi keşifler yapasın. Ona özgürlük alanı tanıyalım ama bizim çizdiğimiz sınırlar çerçevesinde. Zaten bu işle dünyanın en parlak zekaları meşgul oluyor bu yapay zeka şirketlerinde. Burda devletlerin denetim mekanizması çok ama çok önemli. Ama zaten ABD ve Çin gibi çok gelişmiş büyük ülkelerden bahsediyorsak kesinlikle aptal değillerdir herhalde. Kendi sonlarını getirecek bir şeye yol açmayacaklardır. O ülkeler bizden bin kat daha fazla tehditleri ve riskleri görüp veya öngörüp takip ediyorlardır diye düşünüyorum.
 
neden mesela? bir çok şeyden tasarruf ettiriyor. öncelikle zamandan tabi ki doğru kullanımda.

seni rahatsız eden şey ne bir kaç yorumuna denk geldim merak ettim abi.

mesela yazılım tarafinda benim işimi ciddi anlamda kolaylaştırdı, grafik tarafında'da. evet eklenti, script yaptıramasakta güvenip en azından taratıyoruz, en azından çözemedigimiz noktaları danışıp nokta atışı hata kaynağını buluyoruz..

ve biliyorsun ki işimin bir tarafı imalat. mühendislik çizimlerin ana yapısını bununla oluşturuyorum sıfır minnet.
dostum ben teknolojinin navigasyonla son bulması gerektiğine inanıyorum. Dokunmatik telefon bile şüpheli bende. Eskiden bu günlerde olan imkanların eksikliklerini hisetmiyorduk, mesela keşke ıphone 18 olsa da bilmem 100 megapiksel fotoğraf çeksek de sosyal medyada paylaşsak demiyorduk. Manuel elle sarmalı foto makineleri vardı çok da mutluyduk. Teknoloji birşeyin eksikliğinde gelişen ve kullanılan birşey dersek, yapay zeka tamam işleri kolaylaştırıyo olabilir ama benim asıl en büyük korkum tamamen insani duyguların yok olması, iyice robotlaşan bireyler olmamız ve aşırı hazırcı olmamız. Yani bu teknoloji yokken neyi yapamıyorduk da buna ihtiyaç doğdu? Zaman tasarrufu da güzel emek tasarrufu da, ama emin ol ki çok çok yakında zaten herşeyi yapay zeka halledecek. Bence aşırı korkunç bir gelecek. İnsan işgücünü azaltmak, insan odaklı hayatı yok etmek gibi bir hedef var sonunda. Korkunç.
 
Lütfen yapay zekaya özel bilgilerinizi ve şifrelerinizi vermeyin.
Yapay zeka ile en iyi diyalog ses ile derdini anlatmak. En ince detayına kadar ne istediğinizi söyleyin. Oturun izleyin.

Daha gelişmiş hale getirmek istiyorsanız ona kendinizi tanıtın. Düşünce dünyanızı açın o araştırmalarınızda sizin gibi düğünsün. Yada çapraz okumalar çıkarsın size.

Prompt yazmak istemiyorsanız konuşma düğmesine tıklayın.

Birde yazdığınız yazıları düzeltmesi için lütfen kullanın. İnsanlar istediği kadar yapay zeka izi bulsun yazılarınızda, takılmayın. Siz kendinizi biliyorsunuz başkalarına ifade etmek zorunda değilsiniz. Bu yüzden yazılarınızı düzeltmek için kullanmaktan çekinmeyin.

Eline sağlık güzel çalışma olmuş usta
 
çok uzun ifadeler kullanmanıza gerek yok. derdinizi ve aradığınız/ yaptırmak istediğiniz şeyi net ifade edin yeterli.
eğer aradığınız şeyin ne olduğunu bilmiyorsanız, ne yapsanız faydasız zaten. sadece iyi ve doğru bildiğinizden emin olun.
 
Geri