Sokak Lambalarından Önce Şehirlerde Gece Hayatı

  • Kullanıcı Cherry
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Yaşamdan Kesitler
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Bugün bir şehrin geceleri aydınlık olması bize o kadar normal geliyor ki, karanlığın bir zamanlar şehir hayatının gerçek bir parçası olduğunu unutuyoruz.

Düzenli sokak aydınlatmasının olmadığı dönemlerde güneş battığında şehirlerin büyük bölümü ciddi anlamda karanlığa gömülüyordu. Gece dışarı çıkması gerekenler yanlarında mum, kandil ya da fener taşıyor; bazı yerlerde para karşılığında yolunuzu aydınlatan fener taşıyıcılarından yardım alıyordu.

Karanlık yalnızca önünü görememek demek değildi. Sokaklarda hareket azalıyor, şehir kapıları kapanabiliyor, gece bekçileri devriye geziyor ve gecenin kendisi gündüzden tamamen farklı bir dünyaya dönüşüyordu.

  1. yüzyıldan itibaren Avrupa'nın büyük şehirlerinde bu durum değişmeye başladı. Paris'te 1667'den sonra sistemli sokak aydınlatması yaygınlaştırıldı. Londra, Amsterdam ve diğer şehirlerde de benzer uygulamalar gelişti.
Sokak lambalarının gelişi aslında yalnızca yolları aydınlatmadı.

İnsanların geceyi kullanma biçimini değiştirdi.

Daha geç saatlere kadar dışarıda kalmak mümkün oldu; dükkânlar, kahvehaneler, tiyatrolar ve eğlence hayatı gecenin içine doğru yayıldı. Şehir, güneş battığında uyuyan bir yer olmaktan çıkıp yavaş yavaş bugünkü gece hayatına kavuştu.

Belki de kaybettiğimiz bir şey de oldu.

Bugün büyük bir şehirde gökyüzüne baktığımızda yıldızları görmek için şehirden uzaklaşmamız gerekiyor. Eskinin insanı sokakta önünü görmekte zorlanıyordu ama başını kaldırdığında bizim artık pek göremediğimiz bir gökyüzü görüyordu.

Biz geceyi aydınlattık; karşılığında karanlığı kaybettik.

Dark and Winding Streets | Old Book Illustrations
 
Karanlık bir sokak çok ürkütücü geliyor.
 
Maya'lar (veya Aztekler) de sokak aydınlatması varmış. Gazlı lambalar kullanırlarmış.
 
Anneannemlerde vardı kandil gaz yağlı bez vardı içinde onunla yanıyordu. Anneannem gaz lambası derdi çok da şıktı.
 
Çok eskiye gitmeye gerek yok. Çoğu Köy ve İlçeye Özal zamanında geldi elektrik.
 
Eskiden evlerde bile elektrik yoktu. Sokakları ne aydınlatsın? Jeneratör vardı, iki saat televizyon izler, sonra benzini bittiği için yatardık. Zaten saat 23:00 de istiklal marşı okur, tek ve kanal TRT kapanırdı.

Ondan öncesinde Yağ lambası varmış. Bir Kibrit ateşi kadar yanar ve o ışıkta gece oturulurmuş. Bulmuştum bir tanesini. (Alladdin'nin lambasının fakirler için olanı gibi.)
 
Peki ya hangi sokak lambasının saat kaçta kapandığını bilecek kadar neler yaşadınız ?
-sokak lambası benim duygusal noktamdır.
 
Geri