Ne okumalı, hangi kitabı okuyorsunuz?

Fenerbahçe
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
Listeme aldığım ve edineceğim bir kitap.

0001892646001-1.jpg

Tanıdık bir ağrı var Recep Kayalı’nın öykülerinde. Uzaklarda olduğunu sandığımız ama yakamızı bırakmayan bir ağrı. Kelimelerin arkasına saklanan küçük dünyaların sızısı.
Dünyayla cezalandırılmış babaların kamburunu sırtında taşıyan çocuklar, ruhlarındaki boşluğu harf harf doldurmaya çalışan genç adamlar ve onların gerçeğe çok yakın duran gerçekdışılıkla iç içe geçmiş hikâyeleri, şiirden el almış, gördüğünü gösteren, görülmeyenleri de hissettiren, kendi yatağını bulmuş bir dille yeniden yoğruluyor bu kitapta.

Recep Kayalı, yazı yolculuğunda “Taşın Dediği”den sonra emin bir adım daha atıyor.
Bilgi Kültür Sanat Yayınları tarafından okura sunular kitapta Kayalı'nın yedi tane öyküsü yer alıyor.
Mizah ile hüznü harmanlayan Kamburuma Üç Sebep, Kayalı'nın metinlerde yaptığı biçimsel kelime oyunlarıyla da dikkat çekiyor.
Kayalı'nın, Kamburuma Üç Sebep adlı öykü kitabının, on binin üzerinde kullanıcının farklı kategorilerde oy kullandığı Kayıp Rıhtım sitesinin düzenlediği ankette “Yılın En İyi Yerli Öykü Kitabı” ödülünün sahibi olduğunu da hatırlatalım.

(Tanıtım Bülteninden)
Hürriyet
 

Kara Göründü ''Sözcükler ve Anlamlar Üzerine''​

0000000182848-1.jpg


Severek okuduğum eski bir kitap. İçsel yolculuk adına çok dürüst ve hisse sunucu.​
 
1984e nihayet başlayabildim; 2.kısım benim için daha hevesli geçiyor -1.kısım açıkçası biraz kasmıştı-

onun öncesinde araya biraz çerezlik sıkıştırdım, onları bırakıyorum aşağıya. ben, hepsinden keyif aldım.

Ekli dosyayı görüntüle 39538
şimdi linç yemeyeceksem;
beni, aşırı yoran bir kitap diyebilirim 1984 için; yüzyıllık yalnızlık’ı okurken de bu denli yorulmuştum. 328 sayfalık kitap bana 5752826 sayfa gibi geldi. maruz kaldığım spoilerlardan mı yoksa fazla abartılı yorumlardan mı kaynaklı bilmiyorum ama beklediğim tadı alamadım. orwell okumak güzel elbette ama ilk deneyimim olan ‘hayvan çiftliği’ çok daha tatlı bir tecrübeydi. şimdilik, çerezliklerle devam edeceğim yoluma. sıradaki çerezim :


419B2FF8-AE46-41B6-B526-80437622352C.jpeg
 
1984'ü okurken nasıl yoruldun stock. üzgünüm ama linç yemeyi hak ediyorsun.
 
plesk haklı. hangi yayınevinden, hangi çevirmenle okudun stock?
 
bilmiyorum bana hiç öyleymiş gibi gelmedi. big brother is watching you. ona göre.
 
bilmiyorum bana hiç öyleymiş gibi gelmedi. big brother is watching you. ona göre.
enç bey, yorumumun tamamını okumanızı rica edeceğim.jlhajjs çevirmen ya da yayınevi ile alakalı değil; maruz kaldığım durumlardan, beklediğim tadı alamadım. Ne yani “abiiiğ adam onca yıl önce, şimdi yaşadıklarımızı yazmış yaa ohaaa” demediğim için linç yiyeceksem ;

5F11A7A8-0A9A-4787-8BB1-E8FB7F7B2879.jpeg
 
Çevirmeni kimdi @Stockholm Sendromu ben de öyle çok siyasi eksene kayacak gibi kitaplar sevmem. Hatta bu kitap bitmez demiştim ama 3-4 güne bitmişti. Beni heyecanlandırmıştı şahsen. Ondan sonra okuduğum hiçbir distopik kitap o etkiyi yaratmadı diyebilirim.
 
Çevirmeni kimdi @Stockholm Sendromu ben de öyle çok siyasi eksene kayacak gibi kitaplar sevmem. Hatta bu kitap bitmez demiştim ama 3-4 güne bitmişti. Beni heyecanlandırmıştı şahsen. Ondan sonra okuduğum hiçbir distopik kitap o etkiyi yaratmadı diyebilirim.
kültür yayınları-bülent doğan angie; daha önceki yorumumda da bahsetmiştim; ikinci kısmı daha çok sevdim, birinci kısım beni boğdu diyebilirim. belki de çok fazla distopik tecrübem olmamasından da kaynaklı olabilir bilemiyorum ya da 1984'ü okumaya biraz geç kalmamdan. (daha çok polisiye, bilimkurgu ve anı türü ilgi alanım) dediğim gibi çok fazla övgü ve eleştirel yorumlar okudum; aynı şeyi adını verdiğim yy'da da yaşamıştım mesela, kafka'nın baba'ya mektup kitabında da. örneklendirebileceğim birçok deneyimim oldu. sanırım tüm bunlardan kaynaklanan kitabı benimseyememiş olup, kitabın içine giremememi sağladı.
çevirmen vb. kaynaklı olduğunu da düşünürsek -sizlerin yorumunuzdan kaynaklı- önerebileceğin bir yayınevi varsa, tedarik edip tekrar okumak isterim.
 
kültür yayınları-bülent doğan angie; daha önceki yorumumda da bahsetmiştim; ikinci kısmı daha çok sevdim, birinci kısım beni boğdu diyebilirim. belki de çok fazla distopik tecrübem olmamasından da kaynaklı olabilir bilemiyorum ya da 1984'ü okumaya biraz geç kalmamdan. (daha çok polisiye, bilimkurgu ve anı türü ilgi alanım) dediğim gibi çok fazla övgü ve eleştirel yorumlar okudum; aynı şeyi adını verdiğim yy'da da yaşamıştım mesela, kafka'nın baba'ya mektup kitabında da. örneklendirebileceğim birçok deneyimim oldu. sanırım tüm bunlardan kaynaklanan kitabı benimseyememiş olup, kitabın içine giremememi sağladı.
çevirmen vb. kaynaklı olduğunu da düşünürsek -sizlerin yorumunuzdan kaynaklı- önerebileceğin bir yayınevi varsa, tedarik edip tekrar okumak isterim.
Benimki Celal Üster idi. Bundan da kaynaklı olabilir. Bir de beklenti içine girmişsindir çevreden ötürü.
 
kültür yayınları-bülent doğan angie; daha önceki yorumumda da bahsetmiştim; ikinci kısmı daha çok sevdim, birinci kısım beni boğdu diyebilirim. belki de çok fazla distopik tecrübem olmamasından da kaynaklı olabilir bilemiyorum ya da 1984'ü okumaya biraz geç kalmamdan. (daha çok polisiye, bilimkurgu ve anı türü ilgi alanım) dediğim gibi çok fazla övgü ve eleştirel yorumlar okudum; aynı şeyi adını verdiğim yy'da da yaşamıştım mesela, kafka'nın baba'ya mektup kitabında da. örneklendirebileceğim birçok deneyimim oldu. sanırım tüm bunlardan kaynaklanan kitabı benimseyememiş olup, kitabın içine giremememi sağladı.
çevirmen vb. kaynaklı olduğunu da düşünürsek -sizlerin yorumunuzdan kaynaklı- önerebileceğin bir yayınevi varsa, tedarik edip tekrar okumak isterim.
klasikleşmiş kapağıyla can yayınlarından okumak varken gitmişsin başka yayın, başka çevirmenden okumuşsun.
 
klasikleşmiş kapağıyla can yayınlarından okumak varken gitmişsin başka yayın, başka çevirmenden okumuşsun.
ciddi bir şey konuşuyoruz şurada çekilir misin? sen git çiçek böcek hediye et ne bileyim mesajlarını falan editle........dşlsfk
 
Edebiyat öğretmeni arkadaşımın verdiği enfes kitap.
Emine Işınsu'nun ''Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri.''

wi:220

​
Bilenler derler ki tasavvufu anlamak için derviş olmak lazımdır. Emine Işınsu’nun “Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri”si, okuyana tasavvufu, yaşamışçasına hissettiren bir eser. Kültürümüzü anlamak için tasavvufu, tasavvufu anlamak için de Yunus’u anlamak gerek. Tasavvufu yakından bilmenin tek yolu, onu yaşamaktır. Edebiyatta, bir hayatı ilk elden yaşamaya en yakın şekil, muhakkak ki roman türüdür. Bu yüzdendir ki derin sezgiye dayanan mesajları, büyük duyuşları, büyük aşkları iletmek isteyen yazar, daha çok romanı tercih etmiştir. Bu romanda Emine Işınsu’nun güçlü kalemi, binlerce yıldır sufi kültürüne dayanarak bize bir Yunus Emre anlatıyor. İnsan olarak, derviş olarak, ermiş olarak Yunus’un yolculuğunu adım adım izliyoruz. Yaşamıyoruz… Bu mümkün değil. Ama yaşamış kadar oluyoruz. (Tanıtım Bülteninden)
 
Son düzenleme:
Daniel Goleman - Hayati Yalanlar Basit Gerçekler
 
İlhan Berk'ten Pera'yı okuyorum. Bunun peşi sıra yine İlhan Berk'ten Galata'yı okuyacağım. İkinci Yeni'den ötürü İlhan Berk'e hep mesafeli kaldım ancak sevdiğim bir dostum önerince bu iki eserine kayıtsız kalamadım. Pera için konuşacak olursam çok sağlam bir kent belleği sunuyor okuyucuya. Bu tip kitapların çoğalmasını temenni ediyorum. Hoş İlhan Berk'in Perasından pek bir şey kalmasa da geriye mazideki o hoş tabloyu didik didik etmek bile büyük haz veriyor insana.
 
Geri