Me & My Playlist | Biraz Müzik, Biraz Ben

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Düsünmeyi severim. Bazen gerektiginden fazla...

Hissetmeyi de severim. Güzelini, kötüsünü, insanin icini isitani da biraz canini yakani da... Duygularin her türlüsünü yasamayi seviyorum aslinda. Bana göre insan olmanin en güzel taraflarindan biri bu... bir seyin icimizde gercekten bir yere dokunabilmesi.

Biraz melankoligimdir. Ama melankoliyi mutsuzluk olarak görmüyorum. Daha cok kendi icimde yasadigim, hatta zaman zaman sevdigim bir hal benim icin. Cogu zaman disariya tasirmam, kendi icimde yasarim. Ama yazmayi seviyorum. Özellikle forumlarda, o an icimden gecen bir düsünceyi ya da hissi bir yerlere birakmak hosuma gidiyor. Belki de söylemekten cok yazarak anlatabildigim seyler var.

Bir de gece var tabii...

Geceyi cok severim. Hatta geceye asik bir kadinim diyebilirim. Her sey biraz sustugunda insan kendi sesini daha iyi duyuyor sanki. Müzigin de gece baska bir tadi var benim icin. Bazi sarkilar gündüz sadece güzel gelirken, gece insanin icinde bambaska yerlere dokunabiliyor.

Türkülerin yeri ise biraz daha baska bende. Sazin tinisini cok severim. Bir türkü bazen bana uzun uzun yazilmis bir hikâyeden daha fazlasini anlatabiliyor. Özellikle gece dinledigimde, sanki disariya degil de kendi icime dogru yürüyormusum gibi bir his birakiyor. O yüzden burada zaman zaman bolca türküye de denk gelebilirsiniz.

Burayi da tam olarak bunlar icin actim.

Sadece bir sarki birakip gitmekten ziyade, dinledigim müzigin o an bende ne uyandirdigini da altina yazmayi seviyorum. Bazen uzun uzun düsünür, yazarim. Bazen tek bir cümle yeter. Bazen de ne anlatmak istedigimi ben bile tam olarak bilmem; sarki bilir.

Karanlik, melankolik, huzurlu, öfkeli, nostaljik... Rock da olur, türkü de, hic bilmedigim bir dilde söylenen bir sarki da. Türünden cok, bende bir sey uyandirmasi ilgimi cekiyor. O yüzden burada belli bir tarza bagli kalacagimi sanmiyorum. O an ruhum nereye giderse biraz oradan müzik gelecek.

Tabii burasi sadece benim kösem olmak zorunda degil. Isteyen diledigi sarkiyi, türküyü birakabilir. Hatta altina sizde ne hissettirdigini, hangi aniniza dokundugunu da yazarsaniz daha cok sevinirim.

Cünkü müzik zevkini paylasmak güzel ama bana göre asil güzel olan, ayni sarkinin iki farkli insanin icinde bambaska yerlere dokunabildigini görmek.


****





Madem burasi Me & My Playlist, acilisi da en sevdigim türküyle yapmak istedim.

Neden en sevdigim diye sorulsa, uzun uzun anlatabilirim aslinda. Ama bazi türküleri neden sevdigini tam olarak anlatamiyorsun.

Ilk notasinda icinde bir yere dokunuyor ve orada kaliyor.

Sazin tinisi zaten bende ayri bir yere sahip. Ama bu türküde baska bir sey var... Her dinledigimde ayni yerden yakalamiyor beni.. bazen özlem oluyor, bazen hüzün, bazen de tarif edemedigim garip bir huzur.

Belki de en sevdigimiz müzikleri biz secmiyoruzdur.
Bir yerden sonra onlar bizi buluyor.

Benimkisi de bu. 🤍


***
 



Gün icindeki bütün kargasalardan kopup bir türkü dinledigimde, ruhumun dinlendigini hissediyorum. Sazin tinisi sanki bulundugum yerden alip beni baska bir dünyaya geciriyor.

Bir süreligine sesler susuyor, düsünceler yavasliyor...

Su gecen zamanda olmasini istedigim, hatta cok istedigim bazi seyler olmadi. Belki icten ice olmayacagini zaten biliyordum. Insan yine de istiyor iste... Bazen bildigi bir sonun degismesini bile bekliyor.

Olmasin.

Her istedigimizin gerceklesmemesi de bazen hayatin bizi koruma bicimidir. Olmayani zorlayip bir felakete dönüstürmektense, icinde biraz ukde kalmasi daha iyidir belki.

***
 



evin neresi bilemediğinde iki duvarın arasında mağlup oluyorsun her şeye.



****
 



Gökyüzünü ve yeryüzünü seyrediyorum, bana yaşamı ve ölümü hatırlatmayan tek bir şeye rastlamadım.

yıldızlar, ağaçlar ve ifadeler...
solgun simgeler ve mezar taşları...
"ölürken yaşamak, yaşarken ölmek için her şey."


***
 



Yokun ateşi, varıda yakıyor…


****
 



Bir ara ne dinlerdim...

Bazi sarkilar yillar sonra ayni yerinden calar ama artik ayni yerine dokunmaz insanin.

Bu da öyle.

Bir zamanlar icimde cevabini bekleyen uzun bir geceydi. Bir tarafi bütün isiklarini yakmis, diger tarafinda tek bir pencerenin acilip acilmadigini bilmedigim...

Belki de insan en cok bundan yoruluyor, kendi icinde bir mevsimi bütün siddetiyle yasarken, karsisinda ayni yagmurun yagip yagmadigini bilememekten.

O zamanlar "Sen de beni sevdin mi?" bir soruydu.

Simdi ise uzak bir yerden gelen, kime ait oldugunu bile unuttugum bir yankidan ibaret.


****
 



Wicked Game tam olarak insanin akliyla duygularinin birbirine ters düstügü yerde duruyor.

Sonunun can yakacagini seziyorsun, uzak durman gerektigini de biliyorsun ama icindeki cekime söz geciremiyorsun.

Corey Taylor'in o kirik ve yorgun sesi ise sarkinin en güzel tarafi.
Söylemiyor sanki..
icinden gecmis bir seyin küllerini önümüze birakiyor.

Bu adami cok seviyorum..

Karanlik taraflarini saklamiyor, acisini , öfkesini ve kirilganligini oldugu gibi de müzige tasiyor.
Sert görünümün altinda bir o kadar fazla düsünen ve hisseden bir adam var..


***
 


Çok severim
 
Bazı şarkılar vardır; insan onları dinlemez, kendini onlarda bulur.
Bazı şarkılar da vardır dinlenmez; insanın içine oturur.
Bir anıyı, bir yüzü, yarım kalmış bir cümleyi getirir. Sonra insan fark eder ki aslında şarkıyı değil, kendinden kalan bir parçayı dinliyordur.


Benim playlistim de biraz böyle…
Ne tamamen mutlu, ne tamamen hüzünlü.


Kimisi geçmişten kalmış bir geceyi hatırlatır, kimisi hiç yaşanmamış bir ihtimali.
Bazıları birini getirir aklıma, bazıları da kendimi. Biraz geçmiş, biraz özlem, biraz suskunluk… Ve hala içimde bir yerlerde devam eden birkaç güzel hikaye…

Çünkü insanın içinde herkesin bilmediği bir playlist vardır. Kimseye anlatmadığı, bazı şarkılarda sustuğu, bazı şarkılarda özlediği…
Bazı geceler insanın ihtiyacı olan şey konuşmak değil; doğru şarkının doğru yere dokunmasıdır.

Ben bugün o playlistten bir parça bırakıyorum buraya.


🎧 Birsen Tezer – Cihan




Belki size sadece bir şarkı gelir.
Bana ise biraz geçmiş, biraz gece ve biraz da “keşke”…
 



Özellikle bu sarkiyi Selda. Bagcandan dinlemeyi cok seviyorum..

Ahmet Kaya ve Selda Bagcan benim cocuklugumdur.. Evde calan sarkilar, o zamanlar tam anlamini bilmeden ezberledigim sözler, tanidik melodiler..

Simdi aradan onca yil gecmis, ben degismisim hayat degismis ama ikisinden biri caldiginda üzerime garip bir huzur cöküyor..
Sanki cok eski , cok tanidik bir yere dönmüsüm gibi ..

ahh bir de sazin tinilari ...


***
 


Bu türkünün bende hic yasamadigim bir hatirasi var. : )

Sanki yillar önce Karadeniz'in bir köyünde yasamisim da, dere kenarinda birini sevmişim. O da bir sabah “az sonra gelirim” deyip gitmis, hala gelecek. : )

Ortada ne köy var ne dere ne de adam...

Ama türkü baslayinca hepsini özlüyorum.

Cocuklugumdan kalma , bu zamana kadar dinlemeyi cok sevdigim bir türkü..
Öyle dinlerken insan bir seylerin hayalini kuruyor iste : )

***
 



Takılıp kaldım gece gece buna…
Neden bilmiyorım,
Belkide bazen insan yaşamadığı şeyleri de özlüyor. Hiç gitmediği bir şehri, hiç oturmadığı bir evin penceresini, hiç tanımadığı birinin sesini… Belki de bazı şarkılar bize hatıra değil, ihtimal dinletiyor. Olmamış ama olsaydı güzel olacak şeylerin ihtimalini… Ve garip olan şu; insan bazen gerçeğinden çok, hiç yaşanmamış bir hayatın özlemini taşıyor içinde.

Belki de müziğin en güzel tarafı bu. Bize kaybettiklerimizi değil, hiç sahip olamadığımız şeyleri bile özletebiliyor. Ben de bugün bu şarkıda ve şu görsele takılıp kaldım.
Nedenini bilmiyorum.
Belki bir anıyı hatırlattığı için değil…
Hiç yaşanmamış bir şeyi hatırlattığı için.

Hayaller , hayaller , hayaller…
 
Takılıp kaldım gece gece buna…
Neden bilmiyorım,
Belkide bazen insan yaşamadığı şeyleri de özlüyor. Hiç gitmediği bir şehri, hiç oturmadığı bir evin penceresini, hiç tanımadığı birinin sesini… Belki de bazı şarkılar bize hatıra değil, ihtimal dinletiyor. Olmamış ama olsaydı güzel olacak şeylerin ihtimalini… Ve garip olan şu; insan bazen gerçeğinden çok, hiç yaşanmamış bir hayatın özlemini taşıyor içinde.

Belki de müziğin en güzel tarafı bu. Bize kaybettiklerimizi değil, hiç sahip olamadığımız şeyleri bile özletebiliyor. Ben de bugün bu şarkıda ve şu görsele takılıp kaldım.
Nedenini bilmiyorum.
Belki bir anıyı hatırlattığı için değil…
Hiç yaşanmamış bir şeyi hatırlattığı için.

Hayaller , hayaller , hayaller…

Ne kadar güzel yorumlamissin..


Olmamış ama olsaydı güzel olacak şeylerin ihtimalini…

buna bir sigara yakilir.. 🚬

Sevgili @Onyx , insanlar en cok hic yasamadigi ihtimallere özlem duyar..
Sarkilar da bazen oraya dokunur.
 
Ne kadar güzel yorumlamissin..




buna bir sigara yakilir.. 🚬

Sevgili @Onyx , insanlar en cok hic yasamadigi ihtimallere özlem duyar..
Sarkilar da bazen oraya dokunur.

Eğer bırakmamış olsaydım yakılırdı…
Yıllar oldu , ben mi onu bıraktım omu beni bilmiyorum.
Artık yorulduğumu his ediyorum, bazen geri başlasam mı diyorum, imdi sende beni gaza getirme 🙈

Ne çok dinlermişim ben geceyi , geceyle beraber Hirai zerdüşü , yaşadıklarım ve yaşayamadıklarım… İnsan bazen bir şarkının içinde eski bir geceye, eski bir alışkanlığa, hatta artık hayatında olmayan birine denk geliyor. Yada hiç yaşanmamış bir ana…


Belki de müzik tam olarak bunun için var Cherry… Unuttuğumuzu sandığımız şeyleri hatırlatmak için değil, onlarla artık canımız yanmadan karşılaşabilmemiz için.

Düşünsene yıllar geçiyor, sigara bırakılıyor, hayat değişiyor… Ama bazı şarkılar hala aynı yerden yakalıyor insanı. Ben bunu sende çok gördüm, bazı yerlere , bazı cümlelere bozuk plak gibi takılıyorsun. Bir türlü yazıya dökülmeyen o cümleler 😊
Ve sanırsam insanın asıl bırakamadığı şey, kendinden kalan bazı eski haller.

Biz mi eskidik hayat mı hala çözemedim…
 
Eğer bırakmamış olsaydım yakılırdı…
Yıllar oldu , ben mi onu bıraktım omu beni bilmiyorum.
Artık yorulduğumu his ediyorum, bazen geri başlasam mı diyorum, imdi sende beni gaza getirme 🙈

Ne çok dinlermişim ben geceyi , geceyle beraber Hirai zerdüşü , yaşadıklarım ve yaşayamadıklarım… İnsan bazen bir şarkının içinde eski bir geceye, eski bir alışkanlığa, hatta artık hayatında olmayan birine denk geliyor. Yada hiç yaşanmamış bir ana…


Belki de müzik tam olarak bunun için var Cherry… Unuttuğumuzu sandığımız şeyleri hatırlatmak için değil, onlarla artık canımız yanmadan karşılaşabilmemiz için.

Düşünsene yıllar geçiyor, sigara bırakılıyor, hayat değişiyor… Ama bazı şarkılar hala aynı yerden yakalıyor insanı. Ben bunu sende çok gördüm, bazı yerlere , bazı cümlelere bozuk plak gibi takılıyorsun. Bir türlü yazıya dökülmeyen o cümleler 😊
Ve sanırsam insanın asıl bırakamadığı şey, kendinden kalan bazı eski haller.

Biz mi eskidik hayat mı hala çözemedim…

Tabi ben bunu bilmiyordum.
Biraktiysan siddetle baslamamani tafsiye ederim : )

O zaman senin yerine de bir tane yakabilirim, sorun olmaz. bu .

Ben sahsen dinleniyorum..
ama herhangi bir müzigi degil , hissettigim müzikleri dinlemeyi seviyorum..
 



Ay'a olan tutkumu herkes bilmez...

Tam olarak ne zaman basladi bilmiyorum ama cocuklugumdan beri benimle olan bir sey bu. Gece gökyüzünde asili duran o parlak cisme hep baska bir hayranlik duydum.

Bazi sebeplerini buraya yazmak istemiyorum. Onlar biraz bana kalsin... Ve hayir, bir sevgiliyle falan alakasi yok. Akla hemen o gelmesin. : )

Bir zamanlar hayati zifiri karanlik yasarken, karanlik gecelerimi en cok aydinlatan seylerden biriydi Ay. Belki de bu yüzden karanligin icinde parlayan seylere hep ayri bir zaafim oldu.

Hele bir de dolunaysa...

Gece uykumu biraz bozsa da yaz gecelerinde sandalyeyi balkona cekip, bir sigara yakip uzun uzun Ay'i izlerim. Benim kadar uzun izleyen var midir bilmiyorum. : )

Bir de gizemini seviyorum...

Zaten hayatta da her seyini ilk bakista ele vermeyen seyler daha cok ilgimi cekmistir. Biraz uzakta duran, kendini hemen anlatmayan, baktikca baska bir tarafini gösteren seyleri seviyorum.

Ay da öyle geliyor bana.

Binlerce yildir herkes ona bakiyor. Hakkinda onca sey biliyoruz ama yine de gecenin ortasinda belirdiginde insanda tarif edilemeyen bir merak birakiyor.

Bir de Ay'in cekiciligini seviyorum.

Sadece gökyüzünde güzel durdugu icin degil. Uzaktan bile dünyaya dokunabilen bir yani var.

Medcezirleri düsünsene...

Kilometrelerce öteden koskoca denizleri kendine dogru cekebiliyor.

Belki beni büyüleyen biraz da bu.

Dokunmadan cekebilmek, yaklasmadan etkileyebilmek...

Sessiz, uzakta ve ulasilmaz ama yine de denizleri yerinden oynatacak kadar güclü.

Belki de Ay'a duydugum hayranligin en güzel tarafi bu.

Karanligi yok etmiyor. Karanligin icinde parliyor.


****


99ae96c8f5ad1b0a0f9676ef025eb59b.jpg



***
 


Ahmet abimiz yine insanin baskasina degil, dönüp kendine bakinca canini acitan yerden vurmus.

insan bazen en cok kendine hasret kalir, demis sanki..

Gerini de saz zaten anlatiyor.. 🎶🎶


***
 



Beni gördügün yerden yargilama, gel biraz da yürüdügüm yollara bak...

***
 
Geri