Oyun Karalama Defteri

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
Forum oyun
⚪ Konu yazarı en son 9 gün önce aktifti
Dolmuştayım ücret uzattım, şurası ne ka dedim verdim ücreti ve sonra şöferrr dedi ki “arkada yer var bayan”… Ben ayakta da giderim nolmuşkinee. Hiç sevmem arka dörtlü beşli efenime söyleyeyim ikili koltukları. Tek ve yek olsun hepsi yaa. Zabah zabah hele yaşadığıma
 
Dolmuştayım ücret uzattım, şurası ne ka dedim verdim ücreti ve sonra şöferrr dedi ki “arkada yer var bayan”… Ben ayakta da giderim nolmuşkinee. Hiç sevmem arka dörtlü beşli efenime söyleyeyim ikili koltukları. Tek ve yek olsun hepsi yaa. Zabah zabah hele yaşadığıma
adam seni düşündüğünden demiyor, sen o arka koltuğa oturacaksın ki ayakta yer kaplamayacaksın.
 
adam seni düşündüğünden demiyor, sen o arka koltuğa oturacaksın ki ayakta yer kaplamayacaksın.
IMG_3592.jpeg
İyi ki Hindistan da değilim o zaman.dd
Tepetaklak gelmek istemiyorsa susmalı :emoji_laughing:
 
Saate artik ihtiyacim yok. Ya pencereye ya da bacaya, sanki kulagimin dibine konmus gibi oten guvercinin sesiyle uyaniyorum.
Sabah rutinlerimi yaptim. Sonra birden arabanin anahtari yok! Evin altini ustune getirdim, yok. Tam "bitti bu is" derken yedek anahtari alip arabaya gittim. Meger anahtari aracın icinde unutmusum. Hem de butun gece boyunca. Baska yerde olsa araba da giderdi, anahtar da...
Yolda donerken bir otobus durdu, korna caldi. Sofor cami acti:"Abuuu, nabiyon abuuu?"Dedim kendi kendime, "La ne abusu?" Bir baktim, dayimin oglu Fatih.

Sonra dusunmeye basladim. Nereye gitsem bir akraba cikiyor. Hastane, belediye, vergi dairesi, devlet kurumu... Her yerde bir tanidik bir calisan akrabamiz var.

O an dedemi hatirladim. Meger cok akilli adammis. Vakti zamaninda bir isik gormus, butun sulaleyi Hollanda'ya toplamaya baslamis. Kimini resmi yoldan, kimini aile yanina, kimini de "gel hele bir bakariz" metoduyla...Aracin arkasinda saklayarak getirdigi bile olmus. Biz resmen Venlo'da ufak capli bir Andirik Cumhuriyeti kurmusuz....
"Andiriklerdenim, Kurt Mustafa'nin torunuyum" deyince eski nesilden bilen hala cikiyor.

Dedem Hollanda'ya ilk geldiginde bir fabrikada ise baslamis. Is arkadaslarindan biri onu evine davet etmis. Sebebi de suymus: Karisi ve cocuklari hayatinda hic Turk gormemis. Dedemi davet edip "Bak iste, korkunc insanlar degillermis" gostermek istemis.
Simdi dusununce ne kadar tuhaf geliyor. O zamanlar Venloya gelen ilk Turklerden biriymis. ( ilk turkler Andirikler :D ) Bugun ise aradan 66 yil gecmis. Torunlar, torun cocuklari, akrabalar... Hepimiz bir sekilde onun attigi adimin ekmegini yiyoruz.

Bu yaziyi aslinda kaybolan araba anahtari icin yazmaya baslamistim ama mevzu dedeme nasil geldi bilmiyorum daldan dala atliyorum massallah kafam hep guzel.....Anahtarimi unutabilirim ama dedemin mirasini unutacak degilim. Akilli dedem varmis vesselam. Bazen tek bir insanin verdigi karar, onlarca yil sonra bile yuzlerce kisinin hayatini degistirebiliyormus. ❤️
 
Son düzenleme:
acıktım. en yakın pideciye attım kendimi. atatürke selam çakıp "sade kuşbaşılı tek" diye seslendim. pidemin o sıcacık fırında ağır ağır pişmesini beklerken şu konudaki mesajları güle güle okumaya başladım;


denizler altında nerden baksan yirmi bin fersah


-tıhaa
-tıhahaha hafif sıklet memet mi
-ahahahaha miğder dibi tatsızlığı mı ahaha

derken yan masaya birkaç orta yaşlı insan oturdu. göz göze geldik selamlaştık.

-tıhaha ulan rasko ne adamsın

ağzım kulaklarımda postları okumaya devam ederken pidem geldi. yanına garnitür olarak salata ve biber... pardon, bu dolmalık biberleri değiştirebilir miyiz? biraz acı seviyorum da... dedim. garson kız gülümsüyor.

önce güle eğlene, yer yer kahkaha atarak yediğim pideler ve biberler biraz dakika sonra zulüm olmaya başladı. öksürerek temizlemeye çalışıyorum boğazımı.. ı ıh... pardon, bir ayran daha rica edebilir miyim? diyorum... garson kız gülümsüyor.

ayran kesmeyince biraz daha pide ile bastırmaya çalıştım. ulan bu kez de karabiber taneleri o acıyan yerlerime değmez mi? başladım ağlamaya. ağlaya ağlaya pide yemeye devam ederken yanımdaki masa ayaklandı. noldu? neyin var? sakin ol! su getirin şu çocuğa sinir krizi geçiriyor diye ortalığı velveleye vermesinler mi? benim ağzımda pide, gözümden aşağı akan yaşlar eşliğinde olayı açıklamaya çalışıyorum; "aböler böşeyöm yök".böyle dedikçe bileklerime kolonya, yüzüme şaplak atmaya başladılar. bir gayretle lokmamı yuttum. ağlaya ağlaya; abiler, gerçekten bir şeyim yok deyip sıyrıldım heriflerden.

kafamı çevirdiğimde garson kız hâla gülümsüyordu.

(içeri girdiğimde acı biberini sıvazlıyordu shshs)
 
acıktım. en yakın pideciye attım kendimi. atatürke selam çakıp "sade kuşbaşılı tek" diye seslendim. pidemin o sıcacık fırında ağır ağır pişmesini beklerken şu konudaki mesajları güle güle okumaya başladım;


denizler altında nerden baksan yirmi bin fersah


-tıhaa
-tıhahaha hafif sıklet memet mi
-ahahahaha miğder dibi tatsızlığı mı ahaha

derken yan masaya birkaç orta yaşlı insan oturdu. göz göze geldik selamlaştık.

-tıhaha ulan rasko ne adamsın

ağzım kulaklarımda postları okumaya devam ederken pidem geldi. yanına garnitür olarak salata ve biber... pardon, bu dolmalık biberleri değiştirebilir miyiz? biraz acı seviyorum da... dedim. garson kız gülümsüyor.

önce güle eğlene, yer yer kahkaha atarak yediğim pideler ve biberler biraz dakika sonra zulüm olmaya başladı. öksürerek temizlemeye çalışıyorum boğazımı.. ı ıh... pardon, bir ayran daha rica edebilir miyim? diyorum... garson kız gülümsüyor.

ayran kesmeyince biraz daha pide ile bastırmaya çalıştım. ulan bu kez de karabiber taneleri o acıyan yerlerime değmez mi? başladım ağlamaya. ağlaya ağlaya pide yemeye devam ederken yanımdaki masa ayaklandı. noldu? neyin var? sakin ol! su getirin şu çocuğa sinir krizi geçiriyor diye ortalığı velveleye vermesinler mi? benim ağzımda pide, gözümden aşağı akan yaşlar eşliğinde olayı açıklamaya çalışıyorum; "aböler böşeyöm yök".böyle dedikçe bileklerime kolonya, yüzüme şaplak atmaya başladılar. bir gayretle lokmamı yuttum. ağlaya ağlaya; abiler, gerçekten bir şeyim yok deyip sıyrıldım heriflerden.

kafamı çevirdiğimde garson kız hâla gülümsüyordu.

(içeri girdiğimde acı biberini sıvazlıyordu shshs)
Bafra pidesi lutfen

1000309705.jpg
 
Olmak;biraz ölebilmekle mümkündür yeğenim.
 
Psikiyatr Jim van Os ve kitabindaki yazilardan yola cikarak...

Psikiyatrin hemen tani koymasi yerine, kisinin gercekten ne yasadigini dinlemesi, “Sana ne oldu?” diye sormasi ve insanlari hemen bir tani kutusuna sokmamasi gerektigini soyluyor. Buna aslinda katiliyorum. Cunki insan sadece bir “tanı” veya “hastalık” değil; yasantilari, ilidkileri, xevresi ve hayat hikayesi olan bir insan.

Ama “ruhsal sorunlariniz varsa hemen ruh sagligi hizmetlerine gitmeyin” kismi beni biraz guldurdu. 😂

Zaten Hollanda'da ruh sagligi hizmetlerine oyle hemen gidilmiyor ki jimcigim... Once aile doktoruna gideceksin, sevk alacaksin, bekleme listesine gireceksin, ilk gorusme icin aylar bekleyeceksin, sonra tedavi icin bir de baska bekleme listesine gireceksin...

7 ay sonra siran geldiginde belki de insanin ruhsal problemi kendi kendine iyilesmis oluyor. Iyilesmediyse de beklemekten emekli oluyor. 😂

Yani “hemen gitmeyin” demek biraz ironik olmus. Once bir ulasabilsek zaten... 😂 belkide ulasmayalim diye oyle yazdi kitabi
 
Babam köyde 0dan ev yaptiriyor. Ben ordayken full insatli hali ile pek biswy anlamamistim. Bugun ikiside resim yollamis. Evin disi bitmis teras taslari. Ustalar fayansina baslamis. Benim kelebeklerim. Omrunuz uzun olsun 100 sene o cardakda keyif yapin♡♡♡ seneye insallah baba ocaginda yine hep beraber♡♡♡
 
Güzel insanların arkadaşları yahut haberdarları tarafından güzel günleri ilan edilir. Bu doğal bir durum. Mesela, X doğdu, X anne-baba oldu, X dede oldu...
Bizim de bir gün haberimiz verilecek şüpheli -

Mastor vefat etti"

40 gün sonra mı artık, siz duyana kadar üstüme bıçak koysalar da şişer patlarım.

Hayat böyledir. Zamanında doğru hamleleri yapacaksın. Yanlışlardan, bile bile seni mahtum sona götüren şeylerden uzaklaşacaksın. Sonra boşuna ağlayıp zırlama. Sen bir kadının gönül teklifine evet dedin de, millet "Mutluluklar" demedi mi?

Bu gece biraz kendi hesaplaşmamdayım. Sabaha geçer. Hiçbir şey yok gibi devam ederim. Huyum böyle.
 


Su kücücük "Nasil ya?" tepkisine ayri düstüm. :))

Kiz "sevgilim yok" deyince, cocuk sanki hayatin en büyük mantik hatasiyla karsilasmis gibi bir bakiyor, sonra da utangaç utangaç kafasini öbür tarafa ceviriyor. : ) söldkf

Cok saf, cok filtresiz bir an... Yerim. :))
 
Dudaklarinda Ruj
Yanaklarında Fondoten
Seni Seviyorum Ayten
Sarıydın Marıydın
Ama Güzel Karıydın...
 
Çok yoğun ve orantısız sevgiden hoşlanmiyorum hatta sevmediklerimin beni sevmesinden nefret ediyorum kimsenin duygularını ruhumda taşımak istemiyorum LÜTFEN
 
Geri