Hüzün Kovan Kuşu

  • Kullanıcı Arda1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 1119 gün önce aktifti
''Bir gün tanışacağız, arkadaşlığımızın arkadaşlık düzeyinde kalmayacağını bilerek arkadaş olacağız, sonra sevgili. Bir ay, altı ay, üç yıl. Sonra ben, bir akşam ya da sabah ya da gece yarısı, henüz sen beni terk etmemişsen tabii, herhangi bir neden belirtmeden çekip gideceğim. Çünkü veda konuşmalarını beceremem. Becerebilseydim altı sene önce evlenmiş olurdum. Nasıl ayrılacağımı tahayyül edemediğ
im için evlenemedim. Ama bu ayrı bir konu. (Ve sana –bir cümleye “ve” ile başlamanın ona ilahi bir ton kattığını Jonathan Safran Foer’den öğrenerek kullanmaya karar verdiğimi de belirtmek isterim. Erkek dünyasının tam kalbinden bir tavsiye, bu tarz dostane veda konuşmalarını becerebilen adamlardan uzak dur lütfen. Onlar bir gece uyanıp seni kıtır kıtır kesebilecek kadar kendine güveni yerinde adamlardır. Onlar en düşmanca hislerini bile dostane biçimde ifade edebilen gerçek erkeklerdir, onlar ergen değildir. Ece Temelkuran ne güzel kadın.) Her neyse. Ve sen kendini bok gibi hissedeceksin. Haklı olarak. Ve üzüleceksin. Ve sen üzüldüğün için ben de üzüleceğim. Ama bunu çaktırmayacağım. Ve sen benim taş kalpli ve vicdansız biri olduğumu düşüneceksin. Götün önde gideni olduğumu düşüneceksin. Bu düşüncelerini bir terbiye süzgecinden geçirip smslere dökeceksin. Ve ben onları okurken şöyle düşüneceğim, “Sanırım ben bu dünyaya insanların kalbini kırmak için geldim.” Sonra bir gece saat ikide, alkollüyken telefon açıp bağıra çağıra dökeceksin içindeki bütün zehri. Ama benim kafam o an yazdığım şeyin zehriyle dolu olduğundan senin zehrinden etkilenmeyeceğim ve diyeceğim ki, “Yarın akşamüstü bir kahve içmeye ne dersin?” Ve sen de diyeceksin ki, “Yarın akşamüstü gelip seni bıçaklamama ne dersin bencil piç? Bip bip bip biiiip…” Her neyse. Dışarıda kahve içmekten nefret ederim zaten, evde yeterince içiyorum. Kahve içelim dememin nedeni, bira içip duygusallaştıktan sonra aynı döngüye tekrar başlamaktan korkuyor olmam. Sonuçta bir gün, o kahveyi barış içinde içeceğiz, havadan sudan konuşacağız, herkesin herkessiz yapabileceğini bildiğimizden; kendimizle, o ana kadar ki bütün aptallıklarımızla dalga geçebileceğiz ve en sonunda, “Ne güzel böyle, bunu her zaman yapalım,” diyeceğiz. Masaya gelen, donmuş sümüğü üst dudağına yapışık çocuktan selpak ve bu işi sadece hayır için yaptığını iddia eden adamdan tükenmez kalem alacağız. Selpak mı kalem mi diye soracağım. Tabii ki de kalemi seçeceksin. Sonra aramızdaki sessiz anlaşmaya uyarak, bir daha bu kahve faslını hiç tekrarlamayacağımızı bilerek, ayrı yönlere gideceğiz. Ve ben çaktırmadan arkandan senin gidişini izleyeceğim ve kanalizasyon çukurlarına düşüp, yerlere batasıca gururumdan dur diyemeden ebediyete gidişini izleyeceğim...''
​

[YOUTUBE]AZpsHVu_WSE[/YOUTUBE]​
 
Düşlerin Ressamı bile anne' nin önemine ne kadar güzel değinmiş.​
Sen gözümde tütüyorsun çok özledim seni sen benim çok uzaklarda ki ve hiç bir zaman ulaşamayacağım prensesimsin.Özledim Anacım özledim...​

[YOUTUBE]MaDy967CsC0[/YOUTUBE]​
 
Sayfayı bu zamana kadar açıp okuyan görüntüleyen 19.139 kişi : Murat Yılmazyıldırım dinleyin...​

[YOUTUBE]-5BBa0kyWEE[/YOUTUBE]​

Ciao ;)
 
Neden bu kadar endişelisin, uyurken, yastığının seni öldürmesinden mi korkuyorsun? Atarken kalbinin seni durdurmasından mı? Yoksa, sonu güzel biten bir masala hiç bir zaman prenses olamamaktan mı korkuyorsun ?Bak bana ve korkma, korkma çünkü yaşaman gereken ne varsa yaşamalısın..Biliyor musun ? Ben bir defa aşık olmuştum, ben bir defa çok aşık olmuştum. "Ya sonra" demedim hiç kendime..Üzülür müyüm diye düşünmemiştim. Düşlemiştim, önce bir şarkıyı, sonra onu dinlemeyi..Ve ben bir gece çok asıkken seni düşlemişim destina..​

[YOUTUBE]FGgR6Cicn0Y[/YOUTUBE]​
 
İnsan VAV şeklinde doğar,
Bir ara doğrulunca kendini ELİF sanır

İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.

Kulluğun manası VAV’dadır, ELİF uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.

O yüzden Lafz-ı ilahi ELİF’le başlar. ELİF kainatın anahtarıdır, VAV kainattır.

Rabbi VAV gibi mütevazi olsun ister kulları.

Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü ELİF’te kalmıştır.

İbrahim ateşte VAV’dır, Nemrut bizzat ateşe odun.

Yunus, VAV olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.

İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.

Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?

VAV’ın ELİF’le münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengesi de o kadar düzgündür.

Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.

Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.
Evvelde ELİF’tir, bir ilahi nefesle ahirde VAV olur kainat.

Manayı bilmeyenler VAV diyemez VAV derler..
Buna anlamca vaveyla denir.
Yani VAV olamadıkları için feryad edenlerin halidir.

ELİF bir ağaç ve insan onun dalıdır.
Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.

Her biri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. VAV olur o ağacın gölgesine sığınır.
Ve ALLAH insana seslenir, Peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem VAV ol der insana.

“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. ALLAH’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara ALLAH rahmet edecektir. ALLAH şüphesiz güçlüdür, hakimdir.”

Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;

“Sabır ve namazla ALLAH’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve ALLAH’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir”

Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.

İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!”

Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.

Secde et, VAV ol, vay dememek için la şey olan insan her şey demek olan Rabbinin önünde…
​

jwdmj.jpg
 
Sen benim;
Terk ettiğim şehirlerimsin,
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim,
Sen benim kovulduğum cennetimsin.
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
​

[YOUTUBE]5sycDPYc4D8[/YOUTUBE]​
 
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda solculuk oynuyorduk.
Ben doktor oluyordum sen hemşire
Geri kalanlar kontrgerilla
 
Hüzün kovan kuşu geldi yine...

Belli bir yere kadar geliyoruz. Elimizde tuttuğumuz insanlar var. Denge kurduğumuz ilişkiler ve başarılar-başarısızlıklar. Sonra canımız bir şey istiyor. Bunu en iyi biz biliyoruz. İtiraf olgusu sıfır. En dibe batıyoruz. Günlük yapılan her şey gözümüzde büyüyor. Her zamanki şeyler zevk vermiyor. İster bunalım de ister depresyon. Ben itiraf et artık diyorum. Gerçekten ne istediğini bul ve itiraf et kendine. Kendi kendinin doktoru ol ve hallet şu işi. "İtiraf ediyorum ben bir insanım ve isteklerim var. Gerçekleştirmek için elimden geleni yaparım". İşte bu kadar.

Arda Akçay
...
​
 
Beni güzel hatırla​

[YOUTUBE]18jc99g4YWI[/YOUTUBE]​

Hüzün kovan kuşu kalsın burada. Bir gün geri döndüğüm de dinlerim...​
 
Onunla konuşurken huzur bulduğun insanları kaybetmemelisin, çünkü onlar Allah'ın en büyük mükafatıdır.
 
Ortalama elli fotoğrafın birinde iyi çıkıyoruz. Çoğunluğumuz burnumuzdan şikayetçiyiz. Sorsalar en büyük aşkları yaşadık, küçük acılarla zaten işimiz olmaz. Toplumsal reflekslerimiz harika, ülke bütünlüğünü zaten klavye ile sağlıyoruz. Yaptığımız işten, sabah erken kalkmak zorunda olmaktan bıktık. Baksan herkeste bir starbucks havası görüntüde dürüme bayılıyoruz. Herkes din avukatı, siyaset uzmanı. Kim kiminle sevişiyor facebook duvarında. Ne diyelim, ben çay koydum kahve içiyorum. Siz ne haliniz varsa görün ve ben gidiyorum...​

[YOUTUBE]PpsbEqrsInY[/YOUTUBE]​
 
Artık gitme zamanı geldi.
Hayırlısı ne ise o olsun ve bu sefer bu iş bitsin
 
Özleneceksin...
Umarım her şey yolunda gider senin adına...
 
Bir yerden düştüğünü sanarak uyanmak ve hikayenin sonunda sarılmak olmalıydı ama ben düştüğümle kaldım ...

Parmak uçların yanar dokunamazsın kimseye. Dokunmak istemezsin. Başkasının hayatına girmek zor gelir. Öyle bir haldeyim.

Uzaklaşmak her şeyden .. Yağmur, kar, kış, rüzgarlar .. Kaybolmak ormanın derinliklerinde ..

Bir nefeslik zaman diliminde sen şimdi olmaz mı diyorsun ?​

Erciyes Üniversitesi Hatırası...

Arda AKÇAY​
 
[YOUTUBE]03x0FqNdvys[/YOUTUBE]​
 
Fenerbahçeli olmak sana çok yakışır karizma olursun :p
 
İnsan yaşamadığı şeyleri yazamaz. Zaten yazsa da bence eksik kalır. Bazı insanlar yazdığı şeyleri yoğun yaşarlar. Tıpkı benim seni damladığım gibi.
Yoğun damlayıp bir çırpıda sakladığım gibi...

Sana olan bütün her şeyi kimse bilmesin istiyorum. Seni kimse görmesin ve ruhuna benden başkası dokunmasın. Çünkü ben bencil ve kıskanç herifin tekiyim.
Ve ben bütün aciz insanlar kadar zaafına yani sana düşkünüm...

Buradan yazması kolay. Bir kere ellerimi tutsana. O zaman ne olur biliyor musun. Bak anlatayım ;

Bulutlar üstümüze toplanır, kuşlar hiç ötmez. Ve Tanrı zamana virgül atar, ayaklarımın altında çiçekler açar....

Sen bunları çok iyi biliyorsun. Bilmiyormuş gibi yapıyorsun.
Aynı şeyleri hissettiğimize eminmiyim bilmiyorum ama işimize geleni yapmakta özgürüz.

Hayat zaten özgür olduğun anların toplamıdır.

Şimdi öpüyorum benim olmayan kalbinden. Kimse görmeden dokunuyorum ruhuna. Sen şimdi oku ama söyleme bana masum bir çocuk mahçupluğuyla baka kalırım öylece.

Çayımız hazır, battaniyemizde...
​

Arda AKÇAY
19.02.2013
00:20
​

Bu da yazımın geceye imza atan şarkısıdır...​
[YOUTUBE]VwDQwh7PvLY[/YOUTUBE]​
 
Sabah 9'da hastaneye giderken alt komşumun küçük kızına seni öpebilir miyim ? dedim. Öpebilirsin ama dedi boynunu gösterdi , buralar babama ait. Tabi bir kere daha sevdim. Keşke bütün insanlar böyle masum kalsaydık. Keşke herkes bedeninin değerini bilseydi. İnsan kendini özelleştirmezse, üstüne imzasını atan çok olur. 5 yaş masumluğunda ve bedeninizin değerini bilmeniz dileğiyle.

Günaydın...
​
 
Geri