Hüzün Kovan Kuşu

  • Kullanıcı Arda1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 1119 gün önce aktifti
Kendimi öldürsem mi, yoksa bir fincan kahve mi içsem.

Albert Camus
 
2849sozlu-kapak-fotograflari.jpg
 
Asalet sana özgü bir kavramdır. Tarzını sevdiğim​

[YOUTUBE]_Cm1aJQTsjU[/YOUTUBE]​
 
Biz çok normal adamlar değiliz. Sizin de çok normal olduğunuz söylenemez. Dünyada herkes anormal sanki. Belki de hepimiz normaliz. Yanlış zamanda, yanlış yerde. Ya kusura bakma, insan eline kalemi alınca, değişik şeyler yazmak istiyor. Ben pek anlamam bu işlerden. Sana o kadar çok mektup yazmayı denedim ki, bir yerden sonra yırttım. Bu sefer üşeniyorum, herhalde sana gönderemeyeceğim için. Daha doğrusu, bira içerek yazdığım için utandım herhalde. Kim bilir orada hava nasıl, kim bilir neleri özledin. "Biraz salakça olacak ama, burası da çok boktan." Sanki herkes katil. Ya da herkes yalnız. Oradan çok farkımız yok. Aslında var, biz daha geniş alanlarda yürüyüp, daha fazla görüşme hakkına sahibiz. En büyük fark bu herhalde. Beni burada ayakta tutan, dostlarım. Seni de umarım bir şeyler ayakta tutuyordur. Ama eminim, benden daha fazla sevenin var. Ben mücadele etmeyi senin kadar bilmiyorum. Biz mücadele edenlerin peşindeyiz. Ben senden hoşlandım, ben çok iyi vakit geçirdim seninle, çok güzelsin. "Sana hislerimi nedense en kötü cümlelerle anlatıyorum hep ya." Ya gerçekten sevmeyi bilmiyorum ben, ya da ne bileyim, tuhaf oluyorum. Dışarı çıktığında bu mektubu sana vermek isterim ama biliyorum utanacağım ve veremeyeceğim. Olsun, sana yazmasaydım içimde kalırdı. Sen içeride ben dışarıda. Siz içeride biz dışarıda. Ya öyle işte.. Yine yazamadım..​
 
Bazen sanki kreşteyiz, sende bizim öğretmenimizsin gibi hissediyorum. Herkes aferin almak için uğraşıyor etrafında. Sürekli daha iyisini bulmak için uğraşıyoruz. Aralarından sıyrılmak daha şirin daha akıllı ve daha tatlı olabilmek için. Senin kuralların işliyor. Senin öğrettiklerin. Biz seni anlamaya çalışıyoruz. Hata yaptığımızda uzaklaşıyorsun. Sonra bir şey oluyor kendimi özel hissediyorum tam sınıf birincisi oldum sanıyorum ama bir bakıyorum ödülümü çok fazla kişiyle paylaşıyorum aslında. Üzülüyorum. Bu düşünce çok uzun zamandır aklımda saçma gibi gelebilir ama eskiden kreşte şoförlük yaptığım için bu duygularla anlatmam kolay oldu.​

2 Şubat 2013
08:01


Arda AKÇAY​
 
Yollar açılıp konuşacak, mutlu edeceğim yokluğunu..​

[YOUTUBE]18jc99g4YWI[/YOUTUBE]​
 
"Birbirine uygun olmamak mı? Bunun nesi kötü anlamadım!" dedi ve mırıldandı; "Hikaye tam da orada başlamaz mı zaten?" Sustuk, dünya döndü...''
 
Yok ben seni sevmek istemiyorum artık. Unut beni eski bir durakta. Kaybet beni çarşı pazarda. Artık sana kanmak istemiyorum. İçtiğim bütün kahveler şahidim olsun en çok ben özlemiştim. Şimdi unutmak istiyorum. Biliyorum oyuncak değil aşk. Ama alışkanlık diye bir şey var bağlamasın beni istiyorum.
​

Arda AKÇAY

2 Şubat 2013
15:54​
 
Akşam Yemeği :)​

jqqw5.jpg
 
Ruhum ortalıkta kaldı. Sebepsiz iç sıkıntıları, bir kaç boş bardak, dağınık yataklar. Hepsi insanın benliğini oluştururdu benimkini yok etti. Bunaldım.

Ona kızmakta, yaklaşmakta bir işe yaramadı. Hiç bir çırpınışım karşılık bulmadı. Anlamadığım bir şehirde anlamadığım dilde "seni seviyorum" diye çabaladım. Seni saramadım.

Özlemek diye bir şey olmasa. Keşke bende senin gibi hiç bir şeyi özlemesem. İlk baş seni özlemesem. Yazılar yazmasam. Nefes almasam. Sonsuz rüyada sonsuz kayboluşlarım ve sen.

Kokusunu merak ettiğim kız.
​

5 Şubat 2013
00:30

Arda AKÇAY...​
 
‎''gitmek istemediğin şehirlerden geliyorum geceleri. rüyalarında kuruyan nehirlerden geliyorum. bir kaplumbağanın kalbiyle geliyorum. bir kaplumbağanın kalbini sökersen o kalp bir saat daha atar. bir dere elli sene sonra taşar bir telefon yüz yıl çalar. ne öğrendik bu aşktan: insan bir gün herkesi unutabilir. o zaman hayaletlere inan çünkü onlar hep dokunabilir....''
 
Günaydın​

[YOUTUBE]q6BbbdBmbyY[/YOUTUBE]​
 
Yalnızlığıma soyunuyorum. Artık kimseyi istemiyorum. Uğraşmak çok sıkıcı. Hayatımda bir kere uğraştım biri için oda ağzıma sıçtı öyle gitti. Gerçi bende onun hayatını kaydırdım ama böyle olmaz aşk. Aşk çekişmek yada savaşmak değil. Anlatamıyorum derdimi. Olmuyorsa peşini bırakmaktır. Koşmak değil omuzunda dinlenmektir aşk. Kahveyi paylaşmaktır. Ağlaya ağlaya içmek değil. Uykusuz kaldığım gecelerin, kurduğum hayallerin canı cehenneme işte bende böyle bir adamım. Vaktini bana harcamayana kendimi harcamaktan yoruldum. Bu kadar mı salaktım ben. Yalnızlığımda kafamı dinlerim kendime gelirim. Bu yazıda öyle ortalıkta sıkışıp kalmış kararsızlara gelsin. Öpüyorum yalancı kalplerinizden.​

5 şubat 2013
12:50

Arda Akçay​
 
Kadınlar seni sen yapan özelliklerine aşık olurlar. Sonra da o özelliklerini senden alırlar
 
6 Şubat 1945
Doğum Günün Kutlu Olsun EFSANE
​

ju3l5.jpg
 
Kan bağı gerekmez. Kırmızı bir deniz topu ya da üzerine tereyağı sürülmüş kızarmış ekmek de sevilebilir.​
 
Ben, beni mutlu eden sahte insanları, bana doğruları söyleyerek ruhunu sıkanlara değiştim. Kaybettim...​
 
Geri