Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bitmiş sigaralarımın dumanı altında otururken bir duman daha ekliyorum. Cam kenarında her yalnız gibi 45 derecelik açıyla dışarı bakıp insanları inceliyorum. Kimi hızlı yürüyor kimi çok aheste... Kimi çocuğuna bağırıyor, kimi benim gibi perişan olmaya yaklaşıyor. Mahallenin çocukları da mühendisin hatası yüzünden bir tarafı çökmüş karşımdaki apartmanın içine heyecanla girip çıkıyor. O sırada gözlerimden yaş dökülüyor; yağmurun etkisiyle çatlak duvarlardan akan pas, 'ayrılalım' dediğin içimin kan ağladığı ana götürdüğünden.
Kahve, kar ve sen demek isterdim. Üşümüş ellerin avuçlarımda daha da önemlisi benim yanımda. Hissetmek belki de aynı şeyleri. Çoğu zaman zordur. Biri daha çok hisseder ötekini. Mesela ben ellerini düşünürken sen ısınmayı istersin. O zaman yürümez. Sende benim ellerimi düşünmelisin. Çünkü hayat böyle birbirini düşünerek geçmeli. Bencil insanlardan hoşlanmıyorum. Tabi ki kendi ellerimi ısıtmadan senin ellerini ısıtamam ama kahveni ben yaparım. Sen yere düşen minik karları izle. Eriyen kar gibiyim ellerinde.