Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Bazı kelimeler nasıl da içimize işliyor.

Hayranım bu kelimeye: Daha
 
Aile sohbetlerinde mişli geçmiş zamandan nefret ediyorum.

Dedikoduyu başka nasıl sevimli gösterebilirim bilmiyorum. Susamıyorum, sesli düşündüğümde kalp kırıyorum. Böyle imalı, alakasız yerlerde yazıp kendimi rahatlatma hakkımı sonuna kadar kullanmak niyetindeyim.
 
Koleksiyoncunun birine dünyanın en güzel kadınını sun - onu fark etmeyecektir; aşığa bir kariyer sun - onu hor görecektir; cimriye paradan başka bir şey sun - başını sandığından kaldırmayacaktır. Çünkü kullanılmayan kaslar gevşeyip sarkar, yıllarca gerilmeyen sinirler kemikleşir ve her kim hayatı boyunca tek bir duygunun virtüözü olmuşsa, tek bir duygunun atletiyse başka bütün alanlarda beceriksiz ve zayıftır. Sapkınlık haline getirilmiş olan her duygu diğerinin ırzına geçer, onların suyunu çeker ve kurutur.

Üç Usta - Balzac Dickens Dostoyevski, Stefan Zweig (Sayfa 30)
 
Hayatın bütün bu çok zor ve yanıtsız sorularına verdiği ortak yanıtın dışında bir yanıt yoktu. Bu yanıt şuydu: Günün gerektirdiği şekilde yaşamak, yani unutmak.

Anna Karenina, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 7)

Aynı şeyleri ne kadar farklı biçimlerde ifade ediyoruz? Tekdüzelikten sıkılırken bu çeşitliliği gözden kaçırmamak gerek.
 
Günaydın sabah sevinci, uykulu gamze, kuyuların rüyası...
Günaydın zamanın tanrısı, ağzımda harflenen sonsuzluk, yürüdüğüm gökyüzü...
Günaydın bulut türküsü, el çırpan ağaçlar...

Bağbozumu Şarkıları, Şükrü Erbaş (Sayfa 15)
 
Fikir sahibi olmak zorunda olduğumuzu da kim söyledi? Herkes konuşmasın, herkes düşünmesin her şey hakkında.

(Mesela?)
 
[YOUTUBE]Ke4SqrZwIsM[/YOUTUBE]
 
"İntihar etmek isteyen kişi aslında en çok yaşamayı isteyendir fakat hayat şartlarından memnun değildir.."

Arthur Schopenhauer
 
İnançlı bir suçlu, kusursuz davranan bir inançsızdan çok daha fazla değer görür ve ödüllendirilir.

Egoist Olmama Sanatı, Richard David
 
alışamadım bu insanların yapmacıksız hallerine. ben ki yalan dolan içinde yetişmişim, ben ki savaş vermişim ikiyüzlülüğe, ortada karşı koyacak şey olmayınca böyle afallıyorum işte.p

allam ne kadar da dürüstüm.d
 
Din kurucusu, yasa koyucudan alıp getirdi yasaları; inananlardan bu yasaları
yasa koyucuya ilan etmeleri bekleniyor. Dinlerin varlığı, insan tekinin sürekli iyi olmasının olanaksızlığının bir kanıtı mı? Din kurucusu kendini İyi'den yalıtıp ayırıyor, ete kemiğe bürünüyor. Başkaları için mi yapıyor bunu, yoksa ancak başkalarıyla birlikte kendisi olarak kalacağına inandığından mı? Yoksa dünyayı sevmeye mecbur kalmamak için onu yok etmesi gerektiğinden mi?
(Aforizma 30)

Mavi Oktav Defterleri - Franz Kafka
 
İnanan kişi, mucizelere kapalıdır. Gündüzleri yıldızlar görünmez. Mucize gösteren kişi şöyle der: Ben bu dünyadan elimi eteğimi çekemem. İnancı, insanın sözleriyle kanıları arasında doğru paylaştırmak. Kanının, daha insan farkına vardığı anda ortadan kaybolan buhar gibi sönüp gitmesine izin vermemek. Kanının yüklediği sorumluluğu sözlere devretmemek. Kanıların sözler tarafından çalınmasına izin vermemek, sözler ve kanılar arasındaki uyum hâlâ daha ne belirleyici, ne de katıksız bir inancı gösterir. Böylesi sözler böylesi kanılan duruma göre ya gömer, ya da gömüldüğü yerden çıkarır.

Mavi Oktav Defterleri - Franz Kafka

(Daha kaç fırın ekmek yemem gerek bu adamı sindirebilmek için?)
 
Kafka ile aynı dili konuştuğumuz zamanları da görmek sevindirici:

“İki elim aralarında kavgaya giriştiler. Okuduğum kitabı kapayıp araya girmesin diye bir yana ittiler. Sonra beni selamlayıp kavgalarına hakem tayin ettiler. Hiç zaman yitirmeksizin parmaklarını birbirlerine dolayıp masanın kenarında bir koşuşturmaca tutturdular, bir biri, bir diğeri öne geçerek masa boyunca birkaç kez gidip geldiler. Gözlerimi onlardan ayıramadım. Onlar benim ellerim olduğuna göre taraf tutmamalıydım, yanlış bir kararla başıma kim bilir ne belalar sarardım. Yani, görevim hiç kolay değildi, avuçlarımın arasındaki karanlık bölgede gözlerimden kaçmaması gereken hilelere başvuruyorlardı. Ben de çenemi masaya dayamış, gözümden tek bir şeyin kaçmaması için dikkat kesilmiştim.

O güne dek sol elime karşı kötü bir düşüncem olmamasına rağmen, hep sağ elimden yana olmuştum. Sol elim durumu yüzüme vurarak itiraz etseydi, bu kötüye kullanılabilir duruma derhal son verirdim. Fakat sol elimden en ufak bir sızıldanma dahi işitmedim. Örneğin sağ elim sokakta selam vermek için şapkamı kaldırırken sol elim kalçamda ürkekçe geziniyordu. Şu an sürmekte olan kavga için kötü bir hazırlık devresiydi bu. Sol elim, nasıl edeceksin de, sağ elimin yıllar içinde güçlenen baskısına dayanabileceksin? Gördüğüm şey bir kavga değil artık, bu düpedüz sol elimin idam fermanı. Şimdiden masanın sol köşesine sıkıştı sol elim. Sağ elim sürekli olarak üzerine binip duruyor. Eğer bu dehşet verici anda düşünme yeteneğimi yitirmiş olsam, o anda aklıma düşen fikri, bunların benim ellerim olduğunu, öyleyse onları bir çırpıda birbirlerinden uzaklaştırabileceğimi, acı dolu kavgalarına bir son verebileceğim fikrini uygulamaya koyulmazsam sol elim bileğimden kırılırdı, masadan aşağıya düşer kalırdı, yengisinden dolayı zafer sarhoşu olan sağ elim kendini tutamaz, beş başlı Kerbelos misali yüzüme saldırırdı.Ama şimdi birbirlerinin üzerinde , uysal yatıyorlar,sağ elim sol elimin sırtını sıvazlıyor;yansızlığını yitiren hakem, ben,bu davranışlarını başımı sallayarak onaylıyorum.”

Mavi Oktav Defterleri - Franz Kafka
 
"Bilgiye sahibiz. Kim onu elde etmek için çaba harcarsa, onun bilgiye karşı çaba harcadığından kuşku duymak gerekir."

Mavi Oktav Defterleri - Franz Kafka


(Ne güzel bir şeysin sen, hayran olmamak elde değil.)
 
Cennetten kovulduktan sonra Adem'in ilk evcil hayvanı yılandı.

Mavi Oktav Defterleri - Franz Kafka
 
"İnternet başındayken 'beş dakika daha' diye diye sabahlıyorsunuz. Hiç biriniz 'beş sayfa daha' demeyin zaten."

İlber Ortaylı
 
Pişirene kadar emek verdiğin yemeği bir de soğutmaman gerekir. Sıcak yenmesi gerekiyorsa ve onu kusursuz yaptıysan, sıcaklığını koruyamazsan tüm emeklerin boşa gittiği gibi yemeğin de rezil olmuş olur.

Emek verdiğin her şey için geçerli bu. Hangi konumda kalmasını istiyorsan, lütfen zamanına ve harcadığın enerjiye saygı duy. Ve onun silinmesine, değersizleşmesine izin verme. Asla.
 
Her yerde farklı bir ego katmanı. Şekil değiştirmiş, utanmayıp kendinden en uzaktakinin bile kopyasını almış. Ama yutturamamış.
 
son günlerde dönüşlerin hızını ayarlayamamışım.
başım dönüyor.
merkezimde kaymalar var.p
 
bugünü boş geçemem, boş da geçse boşlayamam.

bu da dursun burada azcık, özlemişim:

[YOUTUBE]A83-Kobe7hk[/YOUTUBE]
 
Geri