Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yorgunum...
İç çekişim bile ofluyor.
Geçip giden her geceme gözümü kapatmak;
Geçirip giden her gündüze gözümü açmak bile, yoruyor artık beni!
Zaman sorusuz ve ben cevapsız yuvarlanıp gidiyoruz işte.
Değişmediğim sürece de değişen hiçbir şey yok!
Sen gittiğinden beri,
Saçımdaki bir kaç beyaz tel dışında, başka renk katamadım hayatıma...
Nasıl bilmiyorum ama tükeniyor zaman da bir şekilde.
İşte bak yine gece;
Sormuyorsun nicedir 'nasıl geçiyor diye günün?'.
Ve ben söylemiyorum artık;
'Uyudum,
Uyandım,
Özledim.' diye...
Çimlerle buluşmak için düzgün havayı,
Kırda öpüşmek için doğru sevdayı beklemeyin.
Hep ertelediğiniz pikniğin günü bugün.
Haftaya giderim dediklerinizi ziyarete gidin acilen.
Haftaya orada olmayabilirler.
Babanızın elini öpecekseniz,
Oğlunuzu lunaparka götürecekseniz,
Aşkınızı ilan edecekseniz,
Şimdi yapın.
Ve ne olur,
Söylemek için özel bir an beklediğiniz o sihirli sözcükleri,
Hemen söyleyin sevdiğinize.
Söylemeye niyetlendiğinizde çok geç olabilir.
Daha kaç bahar olacak ki hayatınızda..
Sakın tek bir kelime daha edeyim deme
Sakın tek bir yalan daha söyleme
Niye biliyor musun
Çünkü inanırım
Onca şeyden sonra şimdi tek bir cümle et
Gözlerime bakıp beni sevdiğini söyle
Gerçek olmadığını bal gibi bilirim
Ama yine de sana inanırım
O yüzden tek bir an bile beni gerçekten sevdiysen sakın
Oysa herkes öldürür sevdiğini
Kulak verin bu dediklerime
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimi dalkavukça sözlerle
Korkaklar öpücük ile öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlı iken
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
Kimi yeterince sevmez
Kimi fazla sever
Kimi satar
Kimi de satın alır
Kimi gözyaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünkü herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez
Sonra günler ay, Aylar yıl oldu. Ve asırlar oldu.
Sensizliğe açtık gözlerimizi. Ama sen bırakmazsın bizi.
Sen varsın! Bir şehit bile ölmezken Sana nasıl yok deriz !
Ebu Talip Şam'a giderken devesinin önüne geçip,
beni burda kime bırakıp gidiyorsun demiştin.
Ne anam var ne babam…
EbuTalip bırakmamıştı bu yüzden. Sensizliğin ızdırabıyla inleyen ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Rasûlallah!
Bırakma bizi ki; Allah; Sen onların içindeyken onlara azab edecek değiliz buyuruyor.
Bırakma bizi!
Kullugu seninle öğretti Rahman.
Duayı senden öğrendik sevgili!
Hz. Ömer umre için senden izin isteyince, ‘Kardeşcik’ dedin ona, Kardeşcik, duanda bana da yer ayırır mısın?
Bizler Hz. Ömer değiliz ama Bütün dualarımız senin için.
Seviyorum dedi nefessiz kaldım..
Dünyanın bütün dillerinde duydum dediğini..
Dünyanın bütün dillerinde gıkım çıkmadı..
Kala kaldım. En yerinde duramayan durağanlığı taddım..
Aynı anda aynı hızla akıp
bir boşluğu dolduramayan iki gözü iki çeşmeyiz bu ayrılıkta.
Hayatımız problem.
İki başlı yılan hayat.
İki Aşklık yalan sevmek.
İki yabancı, alnın ve yazısı.
Mutluluk mu dediniz?
Güldürmeyin...
Öğrendim ki; kimi sevdiğin önemliymiş.
Uzun yolu göze alamayana kelebek olunmazmış.
Nefesi yetmeyenle dipte hazine aranmazmış..
Aşkın ibadetini bilmeyene bayram bağışlanmazmış...
Sessizliğini dinledim uzun bir süre.
Düşündüm taşındım çözümünü bulamadım.
Özlemek neden bu kadar yorar insanı?
"Özlem" isminin eyleme dönüşme çabasından mı?
"Düş" ün, "düşünmek" kadar büyümek özentisinden mi?
Beynimin içindeki tüm hayallerin çocukluktan vazgeçip başımın etini yemesi?
Ne zaman lafın bir ucu sana çıksa sonuna gelemeden heba oluyor gülümseyişlerim.
Hastane duvarları kadar soğuk şimdi parmak uçlarım
Ölmedin sen!
Kalp atışlarını duyuyorum kendimde.
İçinde ölmeyenin toprakta işi ne? demek geliyor.
Lal oluyor alfabem.
Sessiz harflere mesken oluyor dilim.
...Sen gidiyorsun.
Attığın her adımda biraz daha tükeniyorum.
Kapatıyorsun gözlerini en yaralı yerimden göz çukurlarına.
Ben sensizlik kanıyorum.
Ölüyorum...
Çöldeyim susuzum Dudağın bana Leylâ.
Kuyularda Yusuf´um Sözlerin bana Züleyhâ.
Ateşlerde İbrahim´im Gözlerin bana deryâ.
Sancılar içinde Meryem´im Bakışın bana İsâ.
Yaralar içinde Eyyub´um Hasretin bana şifâ.