Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
Vazgeçilmezimsin
Hem günah hem kutsal olan şarap misali içilmezimsin
Gözümün önünde saklı bir sır gibi görünmezimsin
Hiçbir kitapta geçmeyen kelime anlamında bilinmezimsin
İdam mahkûmunun son isteği kadar özlenenimsin
Şafak gününü bekleyen asker heyecanıyla gözlenenimsin
Gün doğdu mu?
Vakit geldi mi?
Ayrılık sona erdi mi?
Hasret gerçekten bitti mi?
Bu hastalıksa ben bunla mutluyum
Ölene kadar inan ki umutluyum
Sen benim kutsal çilemsin
Vazgeçilmezimsin.
Halbuki bu mevsimde insan toparlanır değil mi?
Bu mevsimde baharın koynundan deniz toplanır.
Güneş ve yaşama sevinci…
Biraz gelincik, lale, papatya…
Belki dağların bütün renkleri, akarsuların gümbürtüsü toplanır.
Çocukluk, anne şefkati, ilk aşklar, biraz anı, çokça mutluluk toplanır.
Ey yeşil
Baştan aşağı yeşil!
Aşık ellerime bırak ellerini
Yakıcı anılar gibi
Ve dudaklarını
Varlığın sıcak duygusu gibi
Aşık dudaklarımın okşayışına bırak.