Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Eksik yaşıyorum kendimi bazen de yalan !!!
İşine gelmiyor kelimeleri üstüne giyinmek utancımın..
Tüm çift haneli yalnızlıkların rotası içime doğru işgal halinde..
”Keşke yüreğimin dudak büküsü ile bir ” gitme ” daha koyabilseydim yoluna”
Keşke avazımı kurşuna dizebilseydim kaskatı soğukluğuna,
Onurumu provoke edebilseydim önünde yar..
Bakışlarımın ellerine, gözlerini sürebilseydim kıyına demir atarak
Biliyorum gidemezdin…
”Şimdi yenik bir çocuk gibi bilyelerini karşı mahallenin çocuklarına kaptırmış
bir hükmün sancısı çalıyor kapımı”
Sensiz ziyanlardayım avuntusuz çağlamaların vaktinde..
Büyük hikâyelerin kötü kahraman’larına yenildi düşlerim.
Parmak uçları münafık sözlere mühürlendi tozlu sayfalarımın.
İntihar kokuyor ellerim en pis biçimde…
Hadi bakışları keskin gülüşünle kaldırsana enkazdan aklımı yar …
Ne var yani, böyle mi olur yangın yeri yedikleri
Böylemi kaybedilir, en iyi bildiğin oyun insanın…?
Son defa bağdaş kurup, otursana yüreğin orta yerine yar…
Başrolü ölür mü bir filmin
- ki sen son satırı olmak istiyorsun sözlerimin…
Aminler dilendim ardından tüm dualarımın hüznüyle
Yokluğunun en risalesi yenik hecelenirini saldım ardından…
Ne Yazık katli içimizdeki cellada kaldı
Kendimize adadığımız müebbet sevgimizin
Gelişlerinin sevincini mısralara dökemediğim yanım..
Bilesin gidişine kanıyorum…
Geldiğine kandığım gibi…
Artık anladım ki
Aramayanın,
Bir arayanı ya da muhakkak bir aradığı,
‘‘Gel!’’ diyemeyenin bir geleni vardır ya da bir yeri, gidebildiği.
Belki de geri dönüp gittiği birisi...
...
Meyletmiyorum daha fazla!
Lanet olası bencilliğinle cayır cayır, yalanlarınla yana yana, sevin doyasıya!
Kaybım, derdim değil!
Ömrün boyu gurur duy, bu sahte galibiyetinle!
“Sen beni hiç sevmedin ki…” dedi adam gözleri uzaklara bakarak. “Yanlış.” dedi kadın, “Aksine ben bize dair tek bir umut kalmamışken bile sevdim seni. İçimi kanata kanata. Yorganlara sarılıp ağlayarak her gece senin adını sayıkladım. Sana hiç söylemedim, kendimi öldürürken seni güldürmek istedim. Tek bir umut olmamasına rağmen anlıyor musun? Ve hala seni seviyorum.“
”Sanki yan yana oturup da dokunamayacağını bilmek gibi. Aynı gökyüzüne bakıp, hep farklı yıldızları izlemek gibi. Aynı yere bakıp farklı şeyleri görmek gibi. Aynı şeyleri okuyup, farklı şeyler anlamak gibi. Seni sevmek böyle. Hep aynı şeyleri yapıp, hep farklılıkları buluyoruz. Şimdi neredesin, kiminlesin bilmiyorum. Belki farklılıklarından aynı anlamlar çıkardığın birini bulmuşsundur. Seni görsem ne hissederim bilmiyorum. O kadar üzüldükten sonra, o kadar beni üzmenden sonra. Gülümserim sanırım, hani hep yaptığım sahte şeyler gibi. Sen şimdi hiçbir birliktelik kuramadığın kollarda başka başka anlamlar arıyorsun. Ben, hiçbir anlam yükleyemediğim simalara bomboş, ölü gözlerle bakıyorum hep. Gittin ya hani, hiç gelme olur mu?“
Hayallerim, hayatım hepsini çaldın. Düşündükce sinir basıyor, terliyorum, çıldırıyorum ve hiçbir şeyi açıklayıp sonuca bağlayamıyorum. Yediremiyorum kendime, anlıyor musun? Ama mutlu olacağım, göreceksin.
Çok geceler bilirim... Çok yalnız, çok sensiz, çok soğuk ve siyah geceler. Ararsın diye ansızın, Başımı, yastığımdan daha yakın tutuyordum bir telefona.
Ben sana hep üşüyordum, Çünkü kıştım. Nakıştım, bakıştım. İnkar etmiyorum da bunu, Seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım. Ve lütfen inkar etme; Sana en çok ben yakıştım.
Bir damla yagmur düstü bugün avucuma gökten. Onu tuttum, sikica kapattim avucumu. Tuttum cunku, bir daha düsmesin avucuma istedim. Bu damla bana gözümden akittigim damlalari hatirlatti. Onlarda avucuma akardi. Hissederdim gözyaslarimin sicakligini. O gözyaslarimda bir seyler gizliydi. Gözyaslarimin sicakligi kadar yaniyordu icim. Keske gözyaslarimi tutan biri olsaydi. Ama olmadi, bulamadim onlari tutacak birini. Bulamadim cunku gözyaslarimin sayisini tutamiyordum, onlari tutacak birini bulamak okadar kolay miydi?
…başkalarının mutlu görünümü,
insanı kendi mutlu olma imkanını,
kabiliyetini görmekten alıkoymamalı.
Filmler, resimler birer hayaldir.
Başka insanların dış görünümleri de bizi aldatmasın.
İnsan kendi mutlu olabilme imkanını görebilmeli.
Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil,
kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir.
Ve önemli olan yaşanılan ”an”dır.
Onu ibadet, sabır, anlayış, tevazu ve merhamet ile
anlamlı hale getirmek mutluluğun ta kendisidir..