Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
beni senden koparttılar!
Kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki Azrail!
Tımarhanelere kaldırdılar beni
kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar!
Gidişini kanıtlayan en büyük delil olmuştu hiç gelmeyişin!
Gelmeyişine ölüm dedim
gidişine kıyamet...
Binlerce kez diriltilip kahpe bir sevdanın mahşer yerinde
milyonlarca kez sorguya çekildim!
Her sorgumda ayrı ayrı cehennemlere mahkum edildim...
Başlamadan bitti aramızdaki her şey!
Bitti!
Sen
Bitti! bile diyemedin!
Başlayan şeyler bit(t)er
ben seni sevmeye daha başlamadım ki… derdim!
Bitti!
Her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı!
Aramızda sıradağlar gibi duran aşılmaz engel
Biz arkadaşız... diye başlayan o çocukça masal değil
gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı:
Şizofrenik semptomlar diye başlayan ve gözlem altında tutulmalı!
Emir kipiyle noktalanan!
Kaç kimliğim vardı ki geceye yansıyan?
Söyle kaçı gerçekti birbirimize anlattığımız Biz arkadaşız… diye başlayan masalların
Geçerdi işte gelip gözlerime baksan !
Gel demeseydin, kollarını açsan koşardım ben.
Geçerdi her şey..
Geçip giderdi onca acılı zaman..
Ama geçmedi, her neyse işte.
... Sen 'şansını' ben 'mucizem'i kaybettim..
Affet sevgilim,
Sen benden, ben bizden vazgeçtim..
Sen günaydın demeden aymazdı gün, doğmazdı güneş. Zaman gelir sende dururdu. Sanki bütün camiler günde beş vakit beni çağırırdı,sana. Ayrı olduğumuz zamanlarda bir memurun hafta sonu tatilini beklediği gibi beklerdim seni. Hani,'nasılsın?'... Diye soranlara, özlüyorum diyebilecek kadar özlerdim seni…
Yani kısacası sevgilim,
Yaşamla ölüm arasında ki, o ince çizgisin sen.
Gitsen, uçurumsun.
Kalsan, yarısına gelmiş bir ömrün, geri kalanı olursun.
İçimde hiç düşmeyen bir kan ateşi.
Kalbimden çıkardım bütün terk edilmişlikleri.
Geriye kalabalık bir yalnızlık kaldı sanki.
Gözlerim kendi parıltısında unuttu ışığını.
Söyle sevgili;
Hiçbir şeyi olmayandan nasıl çaldın her şeyini?
Karlı bir akşamdı ankara'da; Son kez elele yürümüştük
Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun
Anlıyordun... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim
Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin
Kelebekleri kitap arasında kurutma
Sık sık fotoğraf çektir
yolla bana
Kitaplarım sana emanet
İncitme kimseyi
kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti
gidiyordun artık; gittin... Sokakta gördüklerimi
filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre
Kin büyütmedim kalbimde
söz vermiştim sana diye
Kitaplarını okudum
kelebeklerine dokunmadım
Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim
En çok fesleğeni
çoban heybesini
akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim
Yolunu gözlediğim
sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır seni diye
her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak
babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran
sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... Kar yağıyor şimdi
otuz yaşım bitti
Kitapların bende
kelebekler gibi kar taneleri
Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi; Selamını aldım babacığım
Kin büyütmedim kalbimde... Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde... Uçak
Düzgün biri olamadım özür dilerim…
Bir insana yakışmayacağı kadar çok sevdim seni bir insanın layık olamayacağı kadar çok sevildin.
Özür dilerim…
Düzgün biri olamadım affet…
Senden başkasının olmaması gerektiği bir aptallıktı. Çünkü milyarlarca insan vardı dünyada mutlaka bir yerlerde az da olsa sana benzeyen ve beni de sevebilecek biri olmalıydı.
Ve ben yalnızca bir’e kadar saymayı biliyordum.
Milyarlarca insan içinde senden başladım saymaya affet…
Düzgün biri olamadım bağışla…
Sevdiğin kadar sevilirsin yalanına umarsızca inandım. Ve seni severken öyle kaptırmışım kendimi sevip sevmemenin önemi yoktu yalnızca seni sevdiğimi düşünebilecek kadar zaman ayırabiliyordum kendime.
Zamanın tükendiğini sana koştukça aslında daha da geç kaldığımı hiç fark edemedim.
Bağışla…
Özür dilerim seni böyle sevmemeliydim.
Affet artık bir’den sonra da sayıların devam ettiğini fark ettim.
Bağışla sevdiğin kadar sevilmeyeceğini artık öğrendim…
Bir daha hiç birlikte olamayacağım biri var hala içimde. Yapamadık biz.
Asıl sorun ben başkasıyla da yapamıyorum bi zamandır.
Ya sen? Başkasının elini tuttuğunda bir anda ısınıyor mu için?
Çünkü ben dokununca bir başkasına buz kesiyor ellerim.
Ben ne zamandır “seni seviyorum”lara cevap veremiyorum haberin var mı?
Sevemiyorum bir başka teni.
Sevmeyi bırak “seni seviyorum” diye yalan bile söyleyemiyorum.
Sevişlerimi alıp gitmişsin haberin var mı?