-
- Katılım
- 31 Ağustos 2019
-
- Mesajlar
- 1.977
-
- Tepkime puanı
- 1.854
-
- ForumSAL Yaşı:
- 7 yıl 1 ay
- Kıdem:
- Eskilerden
-
- Web sitesi
- fikrielmas.com.tr
Zerzevan’ın Kayıp Tarihi: Mithras’tan Masonluğa, Amerikan Kartalından Gizemli Bağlantılara
Diyarbakır ile Mardin arasındaki kadim yolun üzerinde, ovaya hâkim kayalık bir tepede yaklaşık 3 bin yıllık bir sır yatıyor.
Bugün buraya Zerzevan Kalesi diyoruz.
Fakat belki de hikâyenin ilk gizemi tam olarak burada başlıyor.
Çünkü “Zerzevan” kalenin antik dönemdeki gerçek adı olmayabilir.
Roma döneminde buranın Samachi adıyla anıldığı düşünülüyor. Bölgenin geçmişi ise Roma’dan çok daha eskiye, Asur dönemine kadar götürülüyor.
Peki Zerzevan ne demek?
Ve neden bu tepede, Roma İmparatorluğu’nun en gizemli inançlarından birine ait yeraltı tapınağının yanında, yaklaşık 1.800 yıl sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin sembollerini taşıyan esrarengiz bir obje toprağa gömüldü?
İşte Zerzevan’ın kayıp tarihi burada başlıyor.
Zerzevan Kelimesinin Gizemi
“Zerzevan” adının kökeni kesin olarak çözülebilmiş değil.
İsmin Kürtçede “altın” anlamına gelen “zêr” sözcüğüyle bağlantılı olabileceği ileri sürülüyor. Tarihî kayıtlarda ise Zerzaua ve Zerzivan gibi farklı biçimlerle karşılaşılıyor.
Bu nedenle zaman içerisinde şöyle bir dönüşüm yaşanmış olabileceği düşünülüyor:
Zerzaua → Zerzivan → Zerzevan
Ancak internette sıkça karşılaşılan “Zerzevan kesin olarak Altın Kale demektir” ifadesini kanıtlanmış bir etimolojik gerçek olarak kabul etmek doğru değil.
İsmin kendisi bile kalenin henüz tamamen çözülememiş tarihinin parçalarından biri.
Fakat asıl gizem toprağın altında.
Roma’dan Önce Burada Kimler Vardı?
Zerzevan’ın geçmişi yaklaşık 3 bin yıl önceki Asur dönemine kadar götürülüyor.
Pers döneminde bölge, Mezopotamya’nın önemli ulaşım güzergâhlarından birinin üzerindeydi. Sonraki dönemlerde Parth, Roma ve Sasani dünyalarının karşı karşıya geldiği stratejik bir bölge hâline geldi.
Bugün gördüğümüz askeri yerleşimin ana karakteri ise Roma dönemine ait.
Zerzevan; Amida, yani bugünkü Diyarbakır ile Dara, Edessa ve Nisibis gibi önemli merkezleri birbirine bağlayan yolların kontrol edilebildiği son derece stratejik bir konumdaydı.
Başka bir ifadeyle burası yalnızca bir kale değildi.
Doğu ile Batı’nın karşı karşıya geldiği sınır noktalarından biriydi.
Fakat 2014 yılında başlayan arkeolojik kazılar, Zerzevan’ın askeri geçmişinden çok daha şaşırtıcı bir dünyayı ortaya çıkardı.
Toprağın Altından Bir Tapınak Çıktı
Kalede yapılan kazılarda kilise, yeraltı kilisesi, sarnıçlar, konutlar, yönetim yapıları, savunma kuleleri, nekropol ve çeşitli yeraltı yapıları ortaya çıkarıldı.
Sonra arkeologlar ana kayaya oyulmuş farklı bir yapıyla karşılaştı:
Mithraeum.
Yani bir Mithras Tapınağı.
Bu keşif Zerzevan’ın hikâyesini değiştirdi.
Çünkü Mithras kültü, Roma dünyasının en gizemli inanç sistemlerinden biriydi.
Mithras’ın Gizli Dünyası
Mithras inancının törenleri herkese açık değildi.
Kültün özellikle Roma askerleri arasında yaygın olduğu biliniyor. Üyelerin belirli derecelerden geçtiği inisiyatik bir yapı bulunuyordu.
Geleneksel olarak yedi Mithraik derece bilinir:
Corax – Kuzgun
Nymphus – Damat
Miles – Asker
Leo – Aslan
Perses – Pers
Heliodromus – Güneş Koşucusu
Pater – Baba
Ve törenler çoğunlukla dış dünyadan ayrılmış, mağarayı temsil eden Mithraeum adı verilen kutsal alanlarda gerçekleştiriliyordu.
Zerzevan’da bulunan tapınağın ana kaya içerisine oyulmuş olması bu nedenle önemlidir.
İçerisinde nişler, ritüellerle ilişkilendirilen bir havuz, kanal ve bağlama noktaları bulunuyor.
Ancak Mithras kültünün en büyük gizemi şudur:
Ritüellerinin tamamını bilmiyoruz.
Mithraizm hakkında elimizde ayrıntılı bir kutsal kitap veya bütün ritüelleri açıklayan eksiksiz bir metin bulunmuyor.
Bildiklerimizin önemli bölümünü arkeolojik kalıntılar, yazıtlar ve kabartmalardan yeniden oluşturuyoruz.
Dolayısıyla yaklaşık 1.800 yıl önce Zerzevan’ın altında gerçekleştirilen törenlerin bazı ayrıntıları tarihin içinde kaybolmuş durumda.
Ve tam bu noktada başka bir tartışma ortaya çıkıyor.
Mithras ve Masonluk Arasında Bağlantı Var mı?
Mithras kültü ile modern Masonluk arasında uzun zamandır karşılaştırmalar yapılıyor.
Bunun nedeni bazı yüzeysel ve yapısal benzerlikler:
İnisiyasyon.
Dereceler.
Semboller.
Kapalı toplantılar.
Üyelik sistemi.
Ritüeller.
Bu benzerlikler, Mithraizm’in daha sonraki ezoterik örgütleri etkileyip etkilemediği sorusunu doğurdu.
Fakat burada tarihsel gerçekle spekülasyonu ayırmak gerekiyor.
Mithraizm’in doğrudan Masonluğa dönüşerek yaklaşık 1.500 yıl boyunca kesintisiz devam ettiğini gösteren güvenilir bir belge zinciri bulunmuyor.
Modern örgütlü Masonluğun belgelenebilir tarihi çok daha geç dönemlere aittir.
Bu nedenle:
“Mithrasçılar ilk Masonlardı”
demek tarihsel olarak kanıtlanmış bir sonuç değildir.
Ancak iki gelenekteki inisiyasyon, dereceler ve sembolik ritüellerin karşılaştırılması, dinler tarihi ve ezoterizm araştırmaları açısından ilginç bir konu olmaya devam ediyor.
Fakat Zerzevan’da bulunan başka bir obje, bu tartışmayı çok daha gizemli bir noktaya taşıdı.
Toprağın Altındaki Amerikan Kartalı
Kazılar sırasında kalenin giriş bölümündeki surların doğusunda, yaklaşık 125 santimetre derinlikte metal bir obje bulundu.
İlk bakışta bir düğme veya rozet benzeri parçaydı.
Temizlendiğinde üzerindeki sembol ortaya çıktı:
Bir kartal.
Fakat sıradan bir kartal değildi.
Obje üzerindeki tasarım, Amerika Birleşik Devletleri’nin Büyük Mührü’nde kullanılan kartal sembolizmine dikkat çekici biçimde benziyordu.
Ve üzerinde Latince bir ifade bulunuyordu:
E PLURIBUS UNUM
“Çokluktan birlik.”
Bu ifade ABD tarihinin en tanınmış sloganlarından biridir.
İşte bundan sonra Zerzevan hakkındaki söylentiler kontrolden çıktı.
“Amerika’nın Temelleri Zerzevan’da Atıldı”
İnternette kısa sürede şu iddia yayılmaya başladı:
“Zerzevan’da 3 bin yıllık Amerikan rozeti bulundu.”
Ardından iddia daha da büyüdü:
“Amerika’nın temelleri aslında binlerce yıl önce Zerzevan’da atıldı.”
Fakat arkeolojik veriler bunu desteklemiyor.
Obje 3 bin yıllık değil.
Yapılan arkeometrik incelemelerin aktarılan sonuçları, objenin yaklaşık 250–300 yıldır toprak altında bulunduğunu gösteriyor.
Dahası, ABD’nin Büyük Mührü’nün temel tasarımı 1782 yılında kabul edildi.
Dolayısıyla bu objeyi Roma veya Asur dönemine yerleştirmek kronolojik olarak mümkün değil.
Amerika’nın Zerzevan’da kurulduğu iddiası böylece çökmüş oluyor.
Fakat garip biçimde…
Gizem ortadan kalkmıyor.
Çünkü geriye çok daha makul fakat cevapsız bir soru kalıyor:
Amerikan sembolünü taşıyan bu obje Zerzevan’a nasıl geldi?
Bir Amerikalı Zerzevan’a mı Geldi?
Objenin kim tarafından bırakıldığı kesin olarak bilinmiyor.
Bir asker olabilir.
Bir seyyah olabilir.
Bir diplomat, misyoner, araştırmacı veya bölgeden geçen başka biri olabilir.
Hatta obje sahibinin haberi bile olmadan burada kaybolmuş olabilir.
Fakat şu anda elimizde onu belirli bir kişiye bağlayan kesin bir tarihsel kayıt bulunmuyor.
Dolayısıyla Zerzevan’ın gerçek gizemi:
“3 bin yıl önce Amerikalılar burada mıydı?”
değil.
Asıl gizem:
“ABD sembollü bu obje hangi yolculuğun sonunda Zerzevan toprağına karıştı?”
sorusudur.
Rockefeller ve Rothschild Aileleri Zerzevan’a Geldi mi?
Buradan sonra hikâye çok daha tartışmalı bir alana giriyor.
Çeşitli internet yayınlarında Rockefeller ve Rothschild ailelerinin Zerzevan’la ilgilendiği, temsilcilerinin bölgeyi ziyaret ettiği veya bu ailelerle Mithras kültü arasında bağlantılar bulunduğu ileri sürüldü.
Bu iddialar daha sonra Masonluk ve çeşitli gizli örgüt teorileriyle birleştirildi.
Fakat bugüne kadar Rockefeller veya Rothschild ailelerini antik Zerzevan’daki Mithras topluluğuna bağlayan güvenilir bir arkeolojik belge veya doğrulanmış soy bağlantısı ortaya konmuş değildir.
Aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşunun Zerzevan’da planlandığını gösteren tarihsel bir belge de bulunmuyor.
Bu nedenle bu bölüm kanıtlanmış tarih değil, modern Zerzevan mitolojisinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Fakat ilginç olan, bu söylentilerin neden özellikle Zerzevan çevresinde geliştiğidir.
Çünkü elimizde gerçekten olağan dışı bir kombinasyon bulunuyor:
3 bin yıllık bir stratejik merkez.
Roma’nın gizemli Mithras kültü.
Yeraltında gerçekleştirilen ritüeller.
Yedi aşamalı bir inisiyasyon sistemi.
Yüzyıllar sonra aynı yerde bulunan Amerikan sembollü bir obje.
Ve bunların çevresinde oluşan modern Masonluk ve küresel elit teorileri.
Amerikan Sembollerinde Mithras’ın İzleri Var mı?
Burada başka bir ayrım yapmak gerekiyor.
Amerikan sembolizminde kartal, ışık, yıldızlar, piramit ve “her şeyi gören göz” gibi güçlü imgeler bulunuyor.
Özellikle ABD’nin Büyük Mührü’nün arka yüzündeki bitmemiş piramit ve üzerindeki göz, Masonlukla sık sık ilişkilendiriliyor.
Ancak bu sembolün “Masonluğun Amerika’yı kurduğunun kanıtı” olduğu şeklindeki popüler yorum tarihsel açıdan fazla basitleştiricidir.
Bazı Amerikan kurucu isimlerinin Mason olduğu doğrudur.
Örneğin George Washington belgelenmiş bir Masondu.
Fakat buradan hareketle ABD’nin bütün sembollerinin Mithraizm veya Masonluk tarafından oluşturulduğunu söylemek mümkün değildir.
Daha da önemlisi, bu sembolleri Zerzevan’daki Mithras Tapınağı’na bağlayan doğrudan bir belge bulunmuyor.
Benzerlik var.
Bağlantı ihtimali tartışılabilir.
Fakat kanıtlanmış tarihsel zincir yok.
Peki Bütün Bunlar Tesadüf mü?
Belki.
Yaklaşık 1.800 yıl önce Roma askerleri Zerzevan’ın altındaki Mithras Tapınağı’nda bugün bütün ayrıntılarını bilmediğimiz ritüeller gerçekleştiriyordu.
Yüzyıllar geçti.
Roma çöktü.
Sınırlar değişti.
Dinler değişti.
Zerzevan terk edildi.
Dünyanın diğer tarafında yeni bir devlet kuruldu:
Amerika Birleşik Devletleri.
Ve bir noktada, Amerika’nın sembollerini taşıyan küçük metal bir obje binlerce kilometre uzakta, Zerzevan’ın toprağına karıştı.
Bu iki olay arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu gösteren kanıtımız yok.
Fakat o objenin buraya nasıl geldiğini de henüz bilmiyoruz.
İşte Zerzevan’ı ilginç yapan tam olarak bu.
Belki de Yanlış Soruyu Soruyoruz
Zerzevan’ın gizemini çözmek için fantastik iddialara ihtiyacımız yok.
Çünkü gerçek tarih zaten yeterince sıra dışı.
Belki soru:
“Rockefellerlar Zerzevan’dan mı çıktı?”
değil.
Belki:
“Neden Mezopotamya’nın bu küçük tepesi üç bin yıl boyunca bu kadar önemli kaldı?”
olmalı.
Asurlular…
Persler…
Roma…
Sasaniler…
Mithras’a inanan askerler…
Hristiyanlar…
Ve yüzyıllar sonra buraya yolu düşen, kimliğini bilmediğimiz insanlar…
Hepsi aynı tepenin tarihine bir iz bıraktı.
Üstelik kazılar hâlâ devam ediyor.
Bu nedenle bugün bildiğimiz Zerzevan, belki de toprağın altında bulunan hikâyenin yalnızca bir bölümüdür.
Ve geriye üç büyük soru kalıyor:
Mithras Tapınağı’nda gerçekleştirilen ritüellerin kayıp bölümleri neydi?
Amerikan kartallı obje Zerzevan’a kim tarafından getirildi?
Ve bu tepenin altında henüz ortaya çıkarılmamış hangi dönemlerin izleri bulunuyor?
Belki bunların hepsinin sıradan açıklamaları var.
Belki de tarihin kaybettiği küçük bir bağlantıyı henüz bulamadık.
Fakat bir şey kesin:
Zerzevan’ın gizemi, kanıtlanmamış komplo teorilerinden çok daha eski.
Çünkü bazen tarihin en büyük gizemi, elimizde hiçbir kanıt olmaması değildir.
Elimizde gerçek bir parça bulunması ama o parçanın hikâyenin neresine ait olduğunu henüz bilmememizdir.
Diyarbakır ile Mardin arasındaki kadim yolun üzerinde, ovaya hâkim kayalık bir tepede yaklaşık 3 bin yıllık bir sır yatıyor.
Bugün buraya Zerzevan Kalesi diyoruz.
Fakat belki de hikâyenin ilk gizemi tam olarak burada başlıyor.
Çünkü “Zerzevan” kalenin antik dönemdeki gerçek adı olmayabilir.
Roma döneminde buranın Samachi adıyla anıldığı düşünülüyor. Bölgenin geçmişi ise Roma’dan çok daha eskiye, Asur dönemine kadar götürülüyor.
Peki Zerzevan ne demek?
Ve neden bu tepede, Roma İmparatorluğu’nun en gizemli inançlarından birine ait yeraltı tapınağının yanında, yaklaşık 1.800 yıl sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin sembollerini taşıyan esrarengiz bir obje toprağa gömüldü?
İşte Zerzevan’ın kayıp tarihi burada başlıyor.
Zerzevan Kelimesinin Gizemi
“Zerzevan” adının kökeni kesin olarak çözülebilmiş değil.
İsmin Kürtçede “altın” anlamına gelen “zêr” sözcüğüyle bağlantılı olabileceği ileri sürülüyor. Tarihî kayıtlarda ise Zerzaua ve Zerzivan gibi farklı biçimlerle karşılaşılıyor.
Bu nedenle zaman içerisinde şöyle bir dönüşüm yaşanmış olabileceği düşünülüyor:
Zerzaua → Zerzivan → Zerzevan
Ancak internette sıkça karşılaşılan “Zerzevan kesin olarak Altın Kale demektir” ifadesini kanıtlanmış bir etimolojik gerçek olarak kabul etmek doğru değil.
İsmin kendisi bile kalenin henüz tamamen çözülememiş tarihinin parçalarından biri.
Fakat asıl gizem toprağın altında.
Roma’dan Önce Burada Kimler Vardı?
Zerzevan’ın geçmişi yaklaşık 3 bin yıl önceki Asur dönemine kadar götürülüyor.
Pers döneminde bölge, Mezopotamya’nın önemli ulaşım güzergâhlarından birinin üzerindeydi. Sonraki dönemlerde Parth, Roma ve Sasani dünyalarının karşı karşıya geldiği stratejik bir bölge hâline geldi.
Bugün gördüğümüz askeri yerleşimin ana karakteri ise Roma dönemine ait.
Zerzevan; Amida, yani bugünkü Diyarbakır ile Dara, Edessa ve Nisibis gibi önemli merkezleri birbirine bağlayan yolların kontrol edilebildiği son derece stratejik bir konumdaydı.
Başka bir ifadeyle burası yalnızca bir kale değildi.
Doğu ile Batı’nın karşı karşıya geldiği sınır noktalarından biriydi.
Fakat 2014 yılında başlayan arkeolojik kazılar, Zerzevan’ın askeri geçmişinden çok daha şaşırtıcı bir dünyayı ortaya çıkardı.
Toprağın Altından Bir Tapınak Çıktı
Kalede yapılan kazılarda kilise, yeraltı kilisesi, sarnıçlar, konutlar, yönetim yapıları, savunma kuleleri, nekropol ve çeşitli yeraltı yapıları ortaya çıkarıldı.
Sonra arkeologlar ana kayaya oyulmuş farklı bir yapıyla karşılaştı:
Mithraeum.
Yani bir Mithras Tapınağı.
Bu keşif Zerzevan’ın hikâyesini değiştirdi.
Çünkü Mithras kültü, Roma dünyasının en gizemli inanç sistemlerinden biriydi.
Mithras’ın Gizli Dünyası
Mithras inancının törenleri herkese açık değildi.
Kültün özellikle Roma askerleri arasında yaygın olduğu biliniyor. Üyelerin belirli derecelerden geçtiği inisiyatik bir yapı bulunuyordu.
Geleneksel olarak yedi Mithraik derece bilinir:
Corax – Kuzgun
Nymphus – Damat
Miles – Asker
Leo – Aslan
Perses – Pers
Heliodromus – Güneş Koşucusu
Pater – Baba
Ve törenler çoğunlukla dış dünyadan ayrılmış, mağarayı temsil eden Mithraeum adı verilen kutsal alanlarda gerçekleştiriliyordu.
Zerzevan’da bulunan tapınağın ana kaya içerisine oyulmuş olması bu nedenle önemlidir.
İçerisinde nişler, ritüellerle ilişkilendirilen bir havuz, kanal ve bağlama noktaları bulunuyor.
Ancak Mithras kültünün en büyük gizemi şudur:
Ritüellerinin tamamını bilmiyoruz.
Mithraizm hakkında elimizde ayrıntılı bir kutsal kitap veya bütün ritüelleri açıklayan eksiksiz bir metin bulunmuyor.
Bildiklerimizin önemli bölümünü arkeolojik kalıntılar, yazıtlar ve kabartmalardan yeniden oluşturuyoruz.
Dolayısıyla yaklaşık 1.800 yıl önce Zerzevan’ın altında gerçekleştirilen törenlerin bazı ayrıntıları tarihin içinde kaybolmuş durumda.
Ve tam bu noktada başka bir tartışma ortaya çıkıyor.
Mithras ve Masonluk Arasında Bağlantı Var mı?
Mithras kültü ile modern Masonluk arasında uzun zamandır karşılaştırmalar yapılıyor.
Bunun nedeni bazı yüzeysel ve yapısal benzerlikler:
İnisiyasyon.
Dereceler.
Semboller.
Kapalı toplantılar.
Üyelik sistemi.
Ritüeller.
Bu benzerlikler, Mithraizm’in daha sonraki ezoterik örgütleri etkileyip etkilemediği sorusunu doğurdu.
Fakat burada tarihsel gerçekle spekülasyonu ayırmak gerekiyor.
Mithraizm’in doğrudan Masonluğa dönüşerek yaklaşık 1.500 yıl boyunca kesintisiz devam ettiğini gösteren güvenilir bir belge zinciri bulunmuyor.
Modern örgütlü Masonluğun belgelenebilir tarihi çok daha geç dönemlere aittir.
Bu nedenle:
“Mithrasçılar ilk Masonlardı”
demek tarihsel olarak kanıtlanmış bir sonuç değildir.
Ancak iki gelenekteki inisiyasyon, dereceler ve sembolik ritüellerin karşılaştırılması, dinler tarihi ve ezoterizm araştırmaları açısından ilginç bir konu olmaya devam ediyor.
Fakat Zerzevan’da bulunan başka bir obje, bu tartışmayı çok daha gizemli bir noktaya taşıdı.
Toprağın Altındaki Amerikan Kartalı
Kazılar sırasında kalenin giriş bölümündeki surların doğusunda, yaklaşık 125 santimetre derinlikte metal bir obje bulundu.
İlk bakışta bir düğme veya rozet benzeri parçaydı.
Temizlendiğinde üzerindeki sembol ortaya çıktı:
Bir kartal.
Fakat sıradan bir kartal değildi.
Obje üzerindeki tasarım, Amerika Birleşik Devletleri’nin Büyük Mührü’nde kullanılan kartal sembolizmine dikkat çekici biçimde benziyordu.
Ve üzerinde Latince bir ifade bulunuyordu:
E PLURIBUS UNUM
“Çokluktan birlik.”
Bu ifade ABD tarihinin en tanınmış sloganlarından biridir.
İşte bundan sonra Zerzevan hakkındaki söylentiler kontrolden çıktı.
“Amerika’nın Temelleri Zerzevan’da Atıldı”
İnternette kısa sürede şu iddia yayılmaya başladı:
“Zerzevan’da 3 bin yıllık Amerikan rozeti bulundu.”
Ardından iddia daha da büyüdü:
“Amerika’nın temelleri aslında binlerce yıl önce Zerzevan’da atıldı.”
Fakat arkeolojik veriler bunu desteklemiyor.
Obje 3 bin yıllık değil.
Yapılan arkeometrik incelemelerin aktarılan sonuçları, objenin yaklaşık 250–300 yıldır toprak altında bulunduğunu gösteriyor.
Dahası, ABD’nin Büyük Mührü’nün temel tasarımı 1782 yılında kabul edildi.
Dolayısıyla bu objeyi Roma veya Asur dönemine yerleştirmek kronolojik olarak mümkün değil.
Amerika’nın Zerzevan’da kurulduğu iddiası böylece çökmüş oluyor.
Fakat garip biçimde…
Gizem ortadan kalkmıyor.
Çünkü geriye çok daha makul fakat cevapsız bir soru kalıyor:
Amerikan sembolünü taşıyan bu obje Zerzevan’a nasıl geldi?
Bir Amerikalı Zerzevan’a mı Geldi?
Objenin kim tarafından bırakıldığı kesin olarak bilinmiyor.
Bir asker olabilir.
Bir seyyah olabilir.
Bir diplomat, misyoner, araştırmacı veya bölgeden geçen başka biri olabilir.
Hatta obje sahibinin haberi bile olmadan burada kaybolmuş olabilir.
Fakat şu anda elimizde onu belirli bir kişiye bağlayan kesin bir tarihsel kayıt bulunmuyor.
Dolayısıyla Zerzevan’ın gerçek gizemi:
“3 bin yıl önce Amerikalılar burada mıydı?”
değil.
Asıl gizem:
“ABD sembollü bu obje hangi yolculuğun sonunda Zerzevan toprağına karıştı?”
sorusudur.
Rockefeller ve Rothschild Aileleri Zerzevan’a Geldi mi?
Buradan sonra hikâye çok daha tartışmalı bir alana giriyor.
Çeşitli internet yayınlarında Rockefeller ve Rothschild ailelerinin Zerzevan’la ilgilendiği, temsilcilerinin bölgeyi ziyaret ettiği veya bu ailelerle Mithras kültü arasında bağlantılar bulunduğu ileri sürüldü.
Bu iddialar daha sonra Masonluk ve çeşitli gizli örgüt teorileriyle birleştirildi.
Fakat bugüne kadar Rockefeller veya Rothschild ailelerini antik Zerzevan’daki Mithras topluluğuna bağlayan güvenilir bir arkeolojik belge veya doğrulanmış soy bağlantısı ortaya konmuş değildir.
Aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşunun Zerzevan’da planlandığını gösteren tarihsel bir belge de bulunmuyor.
Bu nedenle bu bölüm kanıtlanmış tarih değil, modern Zerzevan mitolojisinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Fakat ilginç olan, bu söylentilerin neden özellikle Zerzevan çevresinde geliştiğidir.
Çünkü elimizde gerçekten olağan dışı bir kombinasyon bulunuyor:
3 bin yıllık bir stratejik merkez.
Roma’nın gizemli Mithras kültü.
Yeraltında gerçekleştirilen ritüeller.
Yedi aşamalı bir inisiyasyon sistemi.
Yüzyıllar sonra aynı yerde bulunan Amerikan sembollü bir obje.
Ve bunların çevresinde oluşan modern Masonluk ve küresel elit teorileri.
Amerikan Sembollerinde Mithras’ın İzleri Var mı?
Burada başka bir ayrım yapmak gerekiyor.
Amerikan sembolizminde kartal, ışık, yıldızlar, piramit ve “her şeyi gören göz” gibi güçlü imgeler bulunuyor.
Özellikle ABD’nin Büyük Mührü’nün arka yüzündeki bitmemiş piramit ve üzerindeki göz, Masonlukla sık sık ilişkilendiriliyor.
Ancak bu sembolün “Masonluğun Amerika’yı kurduğunun kanıtı” olduğu şeklindeki popüler yorum tarihsel açıdan fazla basitleştiricidir.
Bazı Amerikan kurucu isimlerinin Mason olduğu doğrudur.
Örneğin George Washington belgelenmiş bir Masondu.
Fakat buradan hareketle ABD’nin bütün sembollerinin Mithraizm veya Masonluk tarafından oluşturulduğunu söylemek mümkün değildir.
Daha da önemlisi, bu sembolleri Zerzevan’daki Mithras Tapınağı’na bağlayan doğrudan bir belge bulunmuyor.
Benzerlik var.
Bağlantı ihtimali tartışılabilir.
Fakat kanıtlanmış tarihsel zincir yok.
Peki Bütün Bunlar Tesadüf mü?
Belki.
Yaklaşık 1.800 yıl önce Roma askerleri Zerzevan’ın altındaki Mithras Tapınağı’nda bugün bütün ayrıntılarını bilmediğimiz ritüeller gerçekleştiriyordu.
Yüzyıllar geçti.
Roma çöktü.
Sınırlar değişti.
Dinler değişti.
Zerzevan terk edildi.
Dünyanın diğer tarafında yeni bir devlet kuruldu:
Amerika Birleşik Devletleri.
Ve bir noktada, Amerika’nın sembollerini taşıyan küçük metal bir obje binlerce kilometre uzakta, Zerzevan’ın toprağına karıştı.
Bu iki olay arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu gösteren kanıtımız yok.
Fakat o objenin buraya nasıl geldiğini de henüz bilmiyoruz.
İşte Zerzevan’ı ilginç yapan tam olarak bu.
Belki de Yanlış Soruyu Soruyoruz
Zerzevan’ın gizemini çözmek için fantastik iddialara ihtiyacımız yok.
Çünkü gerçek tarih zaten yeterince sıra dışı.
Belki soru:
“Rockefellerlar Zerzevan’dan mı çıktı?”
değil.
Belki:
“Neden Mezopotamya’nın bu küçük tepesi üç bin yıl boyunca bu kadar önemli kaldı?”
olmalı.
Asurlular…
Persler…
Roma…
Sasaniler…
Mithras’a inanan askerler…
Hristiyanlar…
Ve yüzyıllar sonra buraya yolu düşen, kimliğini bilmediğimiz insanlar…
Hepsi aynı tepenin tarihine bir iz bıraktı.
Üstelik kazılar hâlâ devam ediyor.
Bu nedenle bugün bildiğimiz Zerzevan, belki de toprağın altında bulunan hikâyenin yalnızca bir bölümüdür.
Ve geriye üç büyük soru kalıyor:
Mithras Tapınağı’nda gerçekleştirilen ritüellerin kayıp bölümleri neydi?
Amerikan kartallı obje Zerzevan’a kim tarafından getirildi?
Ve bu tepenin altında henüz ortaya çıkarılmamış hangi dönemlerin izleri bulunuyor?
Belki bunların hepsinin sıradan açıklamaları var.
Belki de tarihin kaybettiği küçük bir bağlantıyı henüz bulamadık.
Fakat bir şey kesin:
Zerzevan’ın gizemi, kanıtlanmamış komplo teorilerinden çok daha eski.
Çünkü bazen tarihin en büyük gizemi, elimizde hiçbir kanıt olmaması değildir.
Elimizde gerçek bir parça bulunması ama o parçanın hikâyenin neresine ait olduğunu henüz bilmememizdir.