Yüreğim sızladığı zaman - Hasan Hüseyin Korkmazgil

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2756 gün önce aktifti

Yüreğim sızladığı zaman
​
​

Gece yarılarından sonra,şafaktan önce​

Bilmediğim bir istasyondan,bilmediğim bir müzik geliyor kulağıma:​

Uzak​

vahşi​

Karanlık…​

Gece denizleri gibi bir müzik,​

Batık gemilerli gece denizleri gibi bir müzik,​

Çağırıyor,çağırıyor beni durmadan​

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.​

Yüreğim sızladığı zaman​

Duvarları banka afişli çok eski bir şehrin Cumhuriyet Caddesi’nde iki tüfek bir kelepçe,​

Tüfekler garip garip​

Kelepçe garip…​

Öyle beter​

Öyle çamur​

Bir yaprak döne yuvarlana,​

Bir akarsu bata çıka…​

Koşuyor koşuyor bir kadın kelepçenin ardından​

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.​

Yüreğim sızladığı zaman​

Bir kara tank çıkıyor bir ağıttan,bir filmden,bir savaş romanından çıkıp yürüyor sevgilerin,özlemlerin üzerinden.​

Aşkların,umutların,oyuncakların,küçük emeklerin,büyük kaygıların üzerinden geçip gidiyor.​

Su gibi ilerliyor yangın​

İşliyor kıtlık karanlığı​

Ölüler birden bire şarkılaşıp​

Virüsler bakteriler​

Bütün dilleri birden konuşuyor herşey.​

Çırpınıyor yerde bir damla kan​

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.​

Yüreğim sızladığı zaman​

Kör bir çeşme başında kör bir kadın geliyor gözlerimin önüne​

Bütün iplikleri bütün iğnelere takıyor da​

Ne iplikler bitiyor,ne de iğneler.​

Götürülmüş oğluna mı​

kaçırılmış kızına mı​

Geçen günlerine mi​

Unutmuş neye ağladığını​

Ağlıyor,aranıyor​

Aranıyor,​

Bıkmadan​

Bilmeden​

usanmadan.​

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.​

Yüreğim sızladığı zaman​

Ciğerlerime çekerken kötülüğü,​

Ellerimle dokunurken kötülüğe,​

Ayaklarıma dolaşırken kötülük,​

Şu taşı şurdan alıp şuraya koymamanın pis bunaltısı geçiriyor tırnaklarını gırtlağıma.​

Kokuyor işyerleri​

Kokuyor günaydınlar.​

Ne varsa verilmemiş,​

Alınmamış ne varsa;​

Edilmemiş söz,​

Patlamamış öfke,​

Uyutulmuş ne varsa​

Ne varsa kokuyor birden bire​

Ve kayıyor bir şey parmaklarımdan,​

Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.​

Yani ben dört mevsime bölerek bu yürek sızısını,​

Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını,​

Sokağım,kentim,vatanım sanarak bu yürek sızısını,​

Bir yaprağı durmadan işliyorum bu ölümsüz ağaca.​

Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını,​

Hasan Hüseyin Korkmazgil​
 
Geri