- Katılım
- 20 Mart 2017
- Mesajlar
- 37.400
- Tepkime puanı
- 21.070
- ForumSAL Yaşı:
- 9 yıl 7 ay
- Kıdem:
- Demirbaş
- Konum
- Aorist
Bajo la piel de lobo
Ispanya nin ucra kösesinde yalniz yasayan ve gecimini kurt postu ile saglayan bir asosyal adamin hikayesi.
Senede iki kez kasabaya inip,postlari satan ve ihtiyaclarini karsilayip sap gibi yasamaktadir.En iyi dostlari kurtlar anlicaniz paradoks anlamda tabii.
Bi gün kafasina dank yapio.Lan ben ne yapiom burada yalniz yalniz.
Kasabada bulunan degirmencinin en büyük kizini para karsiligi babasindan satin aliyor.
Bunlar önceden mercimegi firina vermislerdi zaten.
Cok zaman gecmeden kadin hamile ve hasta bir sekilde ölüyo.
Adam üzülüyo ama göstermesinde bir sknti var haliyle.Sadece sessizce göz bebeklerinde belirlenen gözyaslari ele veriyor.Kendince.Acidim o an.
Neyse..
Hayat devam ediyor diyerekten bu adam yine degirmencinin kapisini caliyor.
Bana hamile ve hasta bir kiz verdin...parami geri ver diye silahi ile evini basiyor.
Degirmenci yine is ve kurnazlik pesinde.Bu sefer en kücük kizini teklif ediyor ve kizina nikah esnasinda diyor ki, hic cekilmez hal alirsa bunu kullan.Bir bez parcanin icinde zehirli ot veriyor ceyiz olarak.
Bunlar evleniyor.
Aha dedim bunlar birbirine asik olacak,her ne kadar mide bulandirici bir durum olsa bile.
Safca bir romantizm bekliyorum.
Ama is öyle olmuyor..
Filmi gercekten romantik duygularla izlemeye karar verdim ama soguk dus aldim diyebilirim.
Bir ask hikayesinden cok cok ötede.
Daha cok sosyopsikolojik anlamda degerlendirmek lazim yapiti.
Filmde belki 197 kelime edildi.
O konuda skntidaydim..ama diyalogun bu denli zayif olmasi tam da durumu anlatiyor.
Duyguya degil düsünceye hitap ediyor.
Mario Casas rolünün hakkini veriyor.
Cok maskulen,agzini sapirdata sapirdata yemek yemesi,hayvanimsi hareketleri...
Toplumdan soyutlanarak yasamanin anlami nedir,biraz da olsa gösteriyor.
Ispanya nin ucra kösesinde yalniz yasayan ve gecimini kurt postu ile saglayan bir asosyal adamin hikayesi.
Senede iki kez kasabaya inip,postlari satan ve ihtiyaclarini karsilayip sap gibi yasamaktadir.En iyi dostlari kurtlar anlicaniz paradoks anlamda tabii.
Bi gün kafasina dank yapio.Lan ben ne yapiom burada yalniz yalniz.
Kasabada bulunan degirmencinin en büyük kizini para karsiligi babasindan satin aliyor.
Bunlar önceden mercimegi firina vermislerdi zaten.
Cok zaman gecmeden kadin hamile ve hasta bir sekilde ölüyo.
Adam üzülüyo ama göstermesinde bir sknti var haliyle.Sadece sessizce göz bebeklerinde belirlenen gözyaslari ele veriyor.Kendince.Acidim o an.
Neyse..
Hayat devam ediyor diyerekten bu adam yine degirmencinin kapisini caliyor.
Bana hamile ve hasta bir kiz verdin...parami geri ver diye silahi ile evini basiyor.
Degirmenci yine is ve kurnazlik pesinde.Bu sefer en kücük kizini teklif ediyor ve kizina nikah esnasinda diyor ki, hic cekilmez hal alirsa bunu kullan.Bir bez parcanin icinde zehirli ot veriyor ceyiz olarak.
Bunlar evleniyor.
Aha dedim bunlar birbirine asik olacak,her ne kadar mide bulandirici bir durum olsa bile.
Safca bir romantizm bekliyorum.
Ama is öyle olmuyor..
Filmi gercekten romantik duygularla izlemeye karar verdim ama soguk dus aldim diyebilirim.
Bir ask hikayesinden cok cok ötede.
Daha cok sosyopsikolojik anlamda degerlendirmek lazim yapiti.
Filmde belki 197 kelime edildi.
O konuda skntidaydim..ama diyalogun bu denli zayif olmasi tam da durumu anlatiyor.
Duyguya degil düsünceye hitap ediyor.
Mario Casas rolünün hakkini veriyor.
Cok maskulen,agzini sapirdata sapirdata yemek yemesi,hayvanimsi hareketleri...
Toplumdan soyutlanarak yasamanin anlami nedir,biraz da olsa gösteriyor.






