raki hala ayni raki, deniz hala ayni deniz, kabak hala ayni kabak.
bu ara güney kore filmlerine cok dustugumden midir nedir, genellersek genclik yillari insanın daha cok gözlemledigi, arandigi, daldan dala atlayarak da detaylari kacirdigi bir donem
durdurabilecegini sandigi zaman icerisinde kendisi duramadigi icin...
Icten cok disa egilim var.
Büyümek, disini icinden daha az umursamayi ögrenmek olabilir,
hatırlamaya deger olanin beyaz bir tisört, siyah bir file coraptan cok, yanindakinde müthis bir -aynılıgını fark etme- hissine evrilmesi örnegin.
Ac bir hevesle biriktirdigin her seyi arttirmaya degil de, onlari sindirmeye izlemeye donmekten midir nedir yas aldikca yavasliyor insanlar.
Alip basina bi ege kasabasina yerlesmek istiyorlar. Toprakla ugrasmak, belki kedi beslemek, oturup torun sevmek gibi sakinlik dusuyor.
Cafcaflı mekanlarda boy gostermektense sahil kenari taburesinde günesin tenini yakisini hissetmek gibi.
yasam, techno bir muzikse yaslilik ona atilmis droptur!
Bende icsellesmis bi korkudur yaslilik. 19 umdan itibaren dogum gunlerimin israrla gozume sokulmasini sevmem