-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.755
-
- Tepkime puanı
- 4.029
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany
Victor Hugo, gündüzleri ezilenlerin hakkını savunan bir halk kahramanı, geceleri ise sokaktaki çaresiz genç kızların açlığından beslenen bir yırtıcı... Victor Hugo, Sefiller ile milyonları ağlatırken, romanlarında acıdığı o genç bedenleri gerçek hayatta birkaç franga satın alıyordu. Tuttuğu şifreli günlüklerde, henüz 15–16 yaşlarındaki kızların yaşlarını, yapılan eylemleri ve ödediği komik ücretleri soğukkanlı bir muhasebeci edasıyla kaydetmişti.
Bu ikiyüzlülük yalnızca sokaktaki yoksullarla sınırlı değildi; 50 yılını kendisine adayan sadık mistresi Juliette Drouet’ye çektirdiği eziyet de aynı gaddarlığın bir parçasıydı. Hugo, telif haklarıyla muazzam bir servet kazanırken Juliette’i dondurucu soğukta ekmek ve odun parası dilenmek zorunda bırakmış, onu eve kapatıp tiyatro kariyerini yok etmişti. Kadıncağız ayakta kalabilmek için elbiselerini rehin verirken, Hugo o paraları yoksul mahallelerdeki genç kızlarla birlikte olmak için savuruyordu.
Bugün edebiyat dünyası, Panthéon’daki bu "büyük cumhuriyetçi" heykeline zeval gelmesin diye kullanışlı bir hafıza kaybını tercih ediyor. Ancak kendi kaleminden dökülen satırlar, edebiyatında kutsadığı yoksulluğu yatağında satın alıp köleleştiren, ahlak tüccarı bir adamın tüyler ürperten portresini gözler önüne seriyor.

Bu ikiyüzlülük yalnızca sokaktaki yoksullarla sınırlı değildi; 50 yılını kendisine adayan sadık mistresi Juliette Drouet’ye çektirdiği eziyet de aynı gaddarlığın bir parçasıydı. Hugo, telif haklarıyla muazzam bir servet kazanırken Juliette’i dondurucu soğukta ekmek ve odun parası dilenmek zorunda bırakmış, onu eve kapatıp tiyatro kariyerini yok etmişti. Kadıncağız ayakta kalabilmek için elbiselerini rehin verirken, Hugo o paraları yoksul mahallelerdeki genç kızlarla birlikte olmak için savuruyordu.
Bugün edebiyat dünyası, Panthéon’daki bu "büyük cumhuriyetçi" heykeline zeval gelmesin diye kullanışlı bir hafıza kaybını tercih ediyor. Ancak kendi kaleminden dökülen satırlar, edebiyatında kutsadığı yoksulluğu yatağında satın alıp köleleştiren, ahlak tüccarı bir adamın tüyler ürperten portresini gözler önüne seriyor.
