~Uzun Lafın Kısası~

Kırmızı
  • Kullanıcı Kırmızı
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
Uzun saçlarından dolayi rapunzeli kiskaniyordum küçükken biliyor musun?
Simdilerde ise bu saclari neden uzattim diye kendime kizar oldum
Ah azizim hayat boyle iste bi garibiz wesselam...
Hep daha iyisini hep daha guzelini isteriz buldugumuzda yetinmeyi bilmeyiz
Nankoruz nankor

O degil de cay icelim mi ne dersin ? Yalniz cekilmiyor
Hem sana rapunzelin saclarini nasil kiskandigimi anlatırım

Ben caylari koyup geleyim afiyet olsun bize ikinoktabirparantezim
 
susmak mı zordu susmak zorunda kalmak mı!yüreğin yaptığı darbeyi sessiz sedasız kabullenmek miydi aşkın tanımı,yoksa nerden geldiğini bilmediğin dostunu düşmanını seçemediğin bir sokak arası çatışmasında direnmek miydi aklın direttiğine yüreğin sevdasıyla!neyse adı ve herneyse tanımı aşk bir savaştı kazananı kaybedeni olmayan ve yitirilmiş umutlardan geriye kalan küçük bir düştü,bir kenti yakmak için lazım olan o küçük kıvılcımdı ama işte olmazsa olmazdı,şehirleri yürekleri yakmak için yanmak için o kıvılcıma ihtiyaç vardı.aşk başlıbaşına bir şiddetti,yüreğe eziyet ama aynı zamanda hiçbirşeyin veremeyeceği bir garip mutluluktu,hissettirdiklerini yaşamak için yitirmekten korkmayacağımız,uğruna vazgeçmeyi göze alacağımız tek kaybedişti!bir zafer değildi bir yitiklik hali hiç değil.sadece vardı ve olmalıydı.susmak mı zordu susmak zorunda kalmak mı!eksilmek mi zordu,eksildikçe tamamlanmak mı?yürekten vermek mi zordu,yarım bir yüreğin eksik kalan parçasının sızısıyla yaşamak mı?aşk mı zordu,aşık olmak mı,aşkı yaşamak mı,yoksa göze almak mı!bilmiyorum,hiçbirimiz bilmiyoruz,ama aşk zor olandı...
 
Ve yenilgileri
Başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın
bir çocuğun üzüntüsüyle değil, bir yetişkinin
zerafeti ile,
ve herşeyi bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin
çünkü yarın ile ilgili herşey belirsizdir.
Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu
Öğrenirsin
Eğer fazla maruz kalırsan
Bu yüzden,
Başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yarat
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ve göreceksin ki dayanıklısın...
Ve kuvvetlisin,
Ve değerlisin.
​
 
tumblr_mkfxj9d7L61rmolj4o1_500.jpg
 
Tozlanmis kitaplarimin arasında buldum kendimi bu aksam, uzun zamandir ihmal ettigim icin ozur diledim onlardan. Cekiverdim birini hemen haydar ergulen/nar çıktı şansıma
Başladı sitem etmeye, büktu boynunu "nerelerdesin sen hic acmiyorsun kapagimi, cevirmiyorsun sayfalarımı" diye hayiflanarak...
Hemen aliverdim gönlünü cektim her sayfasının kokusunu icime gözlerimiz bulustu her satırı ile...
Ah be haydar abi yine dokundun soluma yine nemlendirdin gözlerimi. ..

Velhasıl kelam siz siz olun cok acmayin arayı sıkça randevulasin kitaplariniz ile sonra sitemlerini çekersiniz

Ha bu arada nar cim 49. Saydadaki islaklik icin mazur gor beni emi tutamadım gözlerimi. ..

Yarin aynı saatte bulusalim
Öptüm mis kokulu sayfalarından. ..
 
Bu gün pazartesi kılıklı bir cuma...
Diş ağrısı gibi ve ben keyifsizim
Tam karşımda bir Meksika manzarası (başına hasırdan bir meksika şapkası geçirilmiş kaktus)eline gitar tutuştursam sanki yağmur yağdıracak
Sağ tarafımda kız kulesi sol tarafımda denizin ortasınta yalnız bir balıkcı teknesi Beynimin 3/4 hayallerle kaplı ama ben sadece uyandım Ve başka hiç bir şey olmadı

Sözün özü ;bazı şeyler çekirdek gibi başladın mı bırakamıyorsun keretayı...

öptüm keyifsizliğinden ikinoktabirparantezim


https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=7rkgm1yGgbM
 
Bak sana ne dicem özle beni emi
gelcem surat yapma hemen ha bir de gece üstünü örtmeyi unutma üşürsün bilirim
soğuk su da içme
tamam sustum "annem gibi konusma" dediğini duyar gibiyim
gözlerimdeki şişko bulutları zayıflatınca gelicem yanına
öptüm yüreğinin satır arasından

kal sağlıcakla
 
Biliyor musun ıkınoktabirparantezim,Yalın olmak, onu pençesine alan, hiç durmadan ona bir aynada kendi yüzünü ve sözlerini gösteren o korkunç benmerkezcilik olmaksızın, ne hissettiğini yalınlıkla söyleyebilmek, işte bu, neredeyse bütün öteki yeteneklere bedeldir; çünkü insanı mutlu eder... Mutlu ol emi?

öptüm yalın olmayı becerebilen gözlerinden..


cüneyt ergün - akla zarar - YouTube
 
Yorgun bir bakışla tararsınız dünyayı, uçsuz bucaksızlığına bunca acıyı nasıl sığdıracağınızı bulamazsınız. Kutsallığı bildirilmiş Söz’e çok fazla inanmışsınızdır belki, oysa karşınızdaki yüzün acımasızlığına çarpıp ölü sinekler gibi dökülür cümleleriniz, döküldükçe birer yalana dönüşür. Kim bilir hangi açlıkla tüketilmiş, hangi doygunlukla bir kenara itilmişsinizdir… Ancak damla damla, öldürmeyecek dozlarda sızmasına izin vereceğiniz gerçek, evrensel haksızlıkla giriştiğiniz suç ortaklığıdır. Hayatın aleyhine açtığınız davada, tek bir tanık yoktur ki masumiyetinizi savunsun....
 
Düşünsene, sen de bugünlerde zorla yaşamıyor musun aslında? Geçip gitsin de bitsin diye bekliyorsun sanki. Öyle değil mi?

Vitesi boşa alıp kendine yuvarlanmak, etin o hastalıklı, yumuşak kıvamı alıncaya kadar durmak, sesli mi içinden mi konuştuğunu unutana kadar yalnız kalmak, gitgide 'zaten insanlarla birarada olmanın saçma olduğu' kanısına varmak, derken ipin ucunu kaçırmak...
Bir gün zararsız bir 'mola' gibi başlayan o durma halinin, balçık gibi insanın üzerine yapıştığını söylemişlerdi de, kimse oradan nasıl çıkılacağını dememişti ki...
 
Eksik kaldım,yarım bırakılmış bir şiir gibi anlamsız,tamamlanmamış bir şarkı gibi tekrardan öteye gidemeyen,hani yıldızsız bir gece gibi,siyahımın ne anlamı var ki,kuşsuz bir gökyüzü sanki;maviliği çalınmış noksan bırakılmış.yaprağı olmayan bir papatya ya da,şükürden yoksun bir yürek yada...öylee noksan,sensiz,sessiz,yüreğinin sesi kısılmış,bırakılmış,unutulmuş bir eski zaman fotoğrafı gibi...
eksik kaldım,eksilmişliğimin adı,beni yarım bırakanım,gülüşü çalınmış bir çocuk gibi,cenneti unutur gibi,hüzne dokunur gibi sensiz kaldım,duymayanım,anlamayanım...
 
Kısaca şunu söylemek istiyorum ikinoktabirparantezim...

Etrafındakilerin o ulaşılmaz zekilikleri ile hayvanca sersemliklerine karşı senin haklı olduğuna inanmamış olsaydım bu kadar ilgilenebilir miydim seninle? Koskoca okyanusların dibindeki bir avuç toprak o baskıya nasıl dayanıyorsa, sen de öyle dayanmalısın ikinoktabirparantezim... Bugüne kadar insanlara tahammül edebileceğimi yeryüzü ile başa çıkabileceğimi düşünmezdim hiç. Ama sen şunu öğrettin bana: 'Dayanılmaz olan aslında yaşam değilmiş, insanlarmış.'

öptüm bana dayanma gücü veren gönül kapından...
 
"Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi, emin olmadığın sevgiye teslim etme kendini."
 
Ben pek bir sevdim bu ikinoktabirparantezi. (:
Ben de bir seyler karalamak istedim ama öyle baska bir hali var ki sayfanin ne karalayacagimi bilemedim.Yüregine saglik deyip kaciyorum. :cici:
 
Ben pek bir sevdim bu ikinoktabirparantezi. (:
Ben de bir seyler karalamak istedim ama öyle baska bir hali var ki sayfanin ne karalayacagimi bilemedim.Yüregine saglik deyip kaciyorum. :cici:

hoşgeldin ZeN
senden konuştuk ikinoktabirparantezimle kulakların çınladı mı?
o da seni sevmiş her zaman beklerim diyor
bazen şeffaf kalemle karalanır yürektekiler ama görülür her daim...
 
Bineyim bir Boğaziçi vapuruna günün birinde. Bebek’le Arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanepeden kalkayım, etrafıma bakayım; kimseler yoksa, denizin içine bırakıvereyim kendimi...diyorum
marmaranın serinliği ile ferahlar mıyım acaba ?
hıı ne dersin ?
 
Hiçbir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi. İnsanlar, müziğin sesi, sözcüklerin yazılışı Hiçbir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi. Bütün bize öğretilenler, Peşinden koştuğumuz aşklar, Öldüğümüz bütün ölümler, Yaşadığımız bütün hayatlar. Hiçbir zaman olması gerektiği gibi değiller, Yakın bile değiller Birbiri arkasına yaşadığımız bu hayatlar, Tarih olarak yığılmış, Türlerin israfı, Işığın ve yolun tıkanması, Olması gerektiği gibi değil, Hiç değil, dedi. Bilmiyor muyum, diye cevap verdim. Uzaklaştım aynadan. Sabahtı, öğlendi, akşamdı. Hiçbir şey değişmiyordu, Her şey yerli yerindeydi Bir şey patladı, bir şey kırıldı, Bir şey kaldı...
 
yalnızım!tut ki hala çocuğum tut ki en sevdiğim oyun oynanıyor,herkes dahil oyuna,kimse beni oyuna almıyor,hayattan dışlanmış gibi,severken aldanmış gibi,sevdiklerime güvenmiş gibi,küskün bir çocuğun ağlamaklı gözleri gibi,çocukluğum elimden alınmış gibi yalnızım!
yalnızım!koskoca bir dünyanın ortasında,öyle işte bir başıma sessiz sedasız,şiirleri sevecek kadar,şarkılardan kaçacak kadar,kimseye halimi anlatamayacak kadar,anlaşılamayacak kadar,hüzün gibi,özlem gibi,sensiz gibi,kendimsiz gibi yalnızım...


1016283_524468664294665_1917172968_n.jpg
 

demek yazamadan
demek okuyamadan
demek konuşamadan
hem de ölmeden yaşanabilirmiş
ama sevmeden yaşanamıyor üçgülüm.-

demiş Aziz Nesin... ne de güzel demiş değil mi?

teşekkür ederim sayfama misafir olduğun için
 
Geri