-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.882
-
- Tepkime puanı
- 4.217
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany
Lev Tolstoy bir gün sokakta yürürken kazara bir kadına çarpar.
Kadın, ne olduğunu anlamadan, bir an bile duraksamadan büyük yazara hakaretler yağdırmaya başlar. Öfkesini kusar, nefretini haykırır. Tolstoy'a kendisini savunması ya da özür dilemesi için tek bir saniye bile fırsat tanımaz.
Kadın nihayet sözlü fırtınasını bitirip susunca Tolstoy büyük bir nezaketle şapkasını çıkarır, hafifçe eğilerek saygıyla selam verir ve dingin bir ses tonuyla şöyle der:
“Efendim, ben Lev Tolstoy.”
Kadın bir anda neye uğradığını şaşırır. Karşısındaki adamın kim olduğunu anlayınca büyük bir utanç duygusuna kapılır. Mahcubiyetle özür dileyerek sorar:
“Neden kim olduğunuzu bana en başında söylemediniz?”
Tolstoy, yüzünde mütebessim ve bilgece bir ifadeyle cevap verir:
“Çünkü efendim, siz kendinizi bana tanıtmakla öyle meşguldünüz ki benim kendimi tanıtmama hiç fırsat bırakmadınız...”
Böyle bir hikâyenin gerçekten yaşanıp yaşanmadığı bilinmez.
Bilinen tek şey, üslubun kimlik gibi olduğudur. Kimliksiz sizi tasvir eder ve onsuz gezmek en büyük nezaketsizliklerden biridir.

Kadın, ne olduğunu anlamadan, bir an bile duraksamadan büyük yazara hakaretler yağdırmaya başlar. Öfkesini kusar, nefretini haykırır. Tolstoy'a kendisini savunması ya da özür dilemesi için tek bir saniye bile fırsat tanımaz.
Kadın nihayet sözlü fırtınasını bitirip susunca Tolstoy büyük bir nezaketle şapkasını çıkarır, hafifçe eğilerek saygıyla selam verir ve dingin bir ses tonuyla şöyle der:
“Efendim, ben Lev Tolstoy.”
Kadın bir anda neye uğradığını şaşırır. Karşısındaki adamın kim olduğunu anlayınca büyük bir utanç duygusuna kapılır. Mahcubiyetle özür dileyerek sorar:
“Neden kim olduğunuzu bana en başında söylemediniz?”
Tolstoy, yüzünde mütebessim ve bilgece bir ifadeyle cevap verir:
“Çünkü efendim, siz kendinizi bana tanıtmakla öyle meşguldünüz ki benim kendimi tanıtmama hiç fırsat bırakmadınız...”
Böyle bir hikâyenin gerçekten yaşanıp yaşanmadığı bilinmez.
Bilinen tek şey, üslubun kimlik gibi olduğudur. Kimliksiz sizi tasvir eder ve onsuz gezmek en büyük nezaketsizliklerden biridir.

