-
- Katılım
- 9 Ocak 2010
-
- Mesajlar
- 40.396
-
- Tepkime puanı
- 17.202
-
- ForumSAL Yaşı:
- 16 yıl 9 ay
- Kıdem:
- Forumun Hafızası
-
- Konum
- Diyarbakır
-
- Web sitesi
- turbofilmizle.org
Gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş‘a yöneltilen suçlama ile ilgili "etkin pişmanlık"tan yararlanan bir müteahhitin ifadesi yayınlandı. İtirafçı müteahhit bir iskan işi karşılığı Dedetaş‘ın danışmanın, kendisinden para istediğini öne sürdü. Ancak kendisinden istenen rüşvetin net tutarını ve ödediği tarihi tam olarak hatırlayamadı.
Üsküdar Belediyesi'ne bu sabah düzenlenen ve Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da gözaltına alındığı operasyonun, "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanan bir müteahhidin ifadesi ile başladığı öğrenildi.
Halk TV'nin haberine göre, müteahhit ifadesinde bahsettiği olayların zamanını ve bahsettiği paraların miktarını tam olarak hatırlamaması dikkat çekti.
İfadesine göre paranı ilk bölümü, Üsküdar Belediyesi otoparkında çikolata kutusuna benzeyen karton bir kutu içinde verildi. Kalan bölüm ise Kısıklı’da bir okulun yakınındaki otoparkta spor çantasıyla teslim edildi.
"Etkin pişmanlık"tan yararlanan müteahhit, iskân ruhsatı başvurusu sırasında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın eski danışmanı Ulaş Meydan tarafından Üsküdar Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu ile görüşmeye yönlendirildiğini söyledi.
Müteahhit ifadesinde, “Nazım Akkoyunlu bir kağıda sadece iskan ruhsatı için talep edilecek rakamı yazdı ve bana seni arayacaklar diye söyledi. Kağıtta yanlış hatırlamıyorsam 25 milyon yada 30 milyon TL miktar yazmaktaydı” dedi.
Ardından inşaat firmasının temsilcileriyle Nakkaştepe’de bulunan kebapçıda buluştuğunu anlatan müteahhit, kâğıtta yazan tutarı burada ilettiğini belirtti. Firma yetkililerinin teklifi kabul ettiğini ve paranın dolar olarak hazırlandığını ileri sürdü.
İfadesinde birden fazla kez “tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte” dedi.
CHP'li belediyelere yönelik operasyonların büyük bölümü "itirafçı"ların söylemleri ya da CİMER şikayetleri gerekçe gösterilerek başlatıldı. Tanık olarak dinlenen isimlerin çoğu tutarsız ifadeler verdi. İBB Davası'nda ise bu "itirafçıların" bazıları "baskıyla" konuştuğunu, yalan söylediğini belirterek ifadelerini geri çekmişti.
Üsküdar Belediyesi'ne bu sabah düzenlenen ve Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da gözaltına alındığı operasyonun, "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanan bir müteahhidin ifadesi ile başladığı öğrenildi.
Halk TV'nin haberine göre, müteahhit ifadesinde bahsettiği olayların zamanını ve bahsettiği paraların miktarını tam olarak hatırlamaması dikkat çekti.
'25-30 milyon lira' istenmiş
Müteahhit, Kirazlıtepe’deki bir inşaata iskân ruhsatı alınması karşılığında kendisinden para talep edildiğini öne sürdü. Talep edilen parayla ilgili belirli bir yanıt veremedi, "25-30 milyon lira" dedi. Bu tutarın karşılığı olan yaklaşık 700-800 bin dolarınsa iki parça hâlinde teslim edildiğini iddia etti.İfadesine göre paranı ilk bölümü, Üsküdar Belediyesi otoparkında çikolata kutusuna benzeyen karton bir kutu içinde verildi. Kalan bölüm ise Kısıklı’da bir okulun yakınındaki otoparkta spor çantasıyla teslim edildi.
"Etkin pişmanlık"tan yararlanan müteahhit, iskân ruhsatı başvurusu sırasında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın eski danışmanı Ulaş Meydan tarafından Üsküdar Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu ile görüşmeye yönlendirildiğini söyledi.
Müteahhit ifadesinde, “Nazım Akkoyunlu bir kağıda sadece iskan ruhsatı için talep edilecek rakamı yazdı ve bana seni arayacaklar diye söyledi. Kağıtta yanlış hatırlamıyorsam 25 milyon yada 30 milyon TL miktar yazmaktaydı” dedi.
Ardından inşaat firmasının temsilcileriyle Nakkaştepe’de bulunan kebapçıda buluştuğunu anlatan müteahhit, kâğıtta yazan tutarı burada ilettiğini belirtti. Firma yetkililerinin teklifi kabul ettiğini ve paranın dolar olarak hazırlandığını ileri sürdü.
İfadesinde birden fazla kez “tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte” dedi.
CHP'li belediyelere yönelik operasyonların büyük bölümü "itirafçı"ların söylemleri ya da CİMER şikayetleri gerekçe gösterilerek başlatıldı. Tanık olarak dinlenen isimlerin çoğu tutarsız ifadeler verdi. İBB Davası'nda ise bu "itirafçıların" bazıları "baskıyla" konuştuğunu, yalan söylediğini belirterek ifadelerini geri çekmişti.