Konu başlığı yönlendirmeli, içeriği ise tamamıyla kinaye veya tezatlıkla dolu.
Kısacası iyi niyetli bir konu değil belli ama yine de tartışalım.
Bence ilerliyoruz. Büyük ölçüde olmasa da ilerliyoruz.
Ekonomi alanına baktığımızda; TÜİK'in açıklamasına göre geçen sene ekonomideki %4'lük büyüme oranımızı, bu sene %4,7'ye çıkarmışız. İhracatımız da %7,7 artmış. Cari açık yıllık bazda 28,9 milyar dolar gerilemiş. GSYH %4,2'lere kadar gerilemiş.
Öte yandan IMF'nin açıklamalarına bakarsak, "Türkiye büyümesini sürdürüyor." açıklamasını görüyoruz. Tahminlerine göre uzun bir süre boyunca Türkiye'nin her yıl ortalama %3,5 oranında büyüyeceğini söylüyorlar.
En öte yandan; Nike Zafer Mağazaları, Under, Skechers, Vans ve Kiehl gibi dünyaca ünlü giyim ve spor markaları bu sene Türkiye pazarına giriş yaptılar.
İçimize baktığımızda kendi ürünlerimi üretmeye başladık. Hepsi bir anda olmaz tabi. Yavaş yavaş.
Yani veriler ve uluslararası araştırmalar durumu ortaya koyuyor zaten.
Köprüdür, yoldur bunlar da birer etken tabi. Bu zamana kadar muhalefet dışında buna kıçıyla gülen birilerini görmedim ben. Gayet başarılı projeler ve olumsuz olarak eleştiren kişiler de bu projelerden yararlanıyor.
Bir çok ülke hem geçmişiyle övünür hem de gelişir.
Bu ülkelere en iyi örnek; Çin ve Rusya olabilir.
Yani insanlar veya ülkeler farkındalar. Neyin mi? Geçmişleri, onların varoluş nedenleri.
Bu kafada giden insanların Atatürk resimlerini kaldırdıklarında, "Vay efendim, nasıl kaldırırsınız?" demesi biraz abes olmuyor mu? Hani geçmişimizde takılı kalmıyorduk?
Şahsi fikrim; Osmanlı Tarihi de bizimdir, Cumhuriyet Tarihi de. Ne Fatih'i ne Yavuz'u ne Atatürk'ü ne de İnönü'yü unutamayız. Hepsi bizim geçmişimiz.
Bana kalırsa ülkemizin bir şeyler yaptığını görmek için gerçekten görmek gerekir.