Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Seni bildim,
az evvel düşen şehir değil miydin?
Doğuda bir kasabanın,
yeni tabelalara yazılan eski ismi.
Bildim,
uç verdiği tomurcuğu tanımayan çiçektin...
Nerede görsem tanırım
göğsümün iki parmak üstünü yurt belleyip,
yurdundan edilen kuş değil misin ?
Bir kitaptan güzel bir örnek verdi ya da güzel bir kitaptan örnek verdi, en olmadı kitaplardan verilen bütün örnekler güzeldi. Maksadımız çiçek olmak değil, çiçeğe konan arının yaptığı bal da değil.
Biz bu stratejik ahenge aşık olmanın platonik gururunu yaşıyoruz. ayrıca bizim gibilere sorarsan, ne uzaklık bir mesafe ölçüsüdür, ne de yakınlık samimiyet göstergesi. Ne zaman aklımız başımızdan gitse, gülümsüyoruz .
Beni anlamadılar,
çünkü hiç kimseye hiçbir şey anlatmadım.
Çünkü anlaşılmak istemedim, istemem de.
Birilerini anladığımı söylediğimde
değişen hiçbir şeyin olmadığını gördüm.
Anlamak da, en az anlaşılmak ve mütemadiyen anlaşılmayı ummak kadar bir işe yaramıyor .
Enerjisi yüksek şarkılar dinleyin,
Kimseler size gülmese de selam verin, tebessüm edin isterse 'yollu lan bu desinler',
Dua edin sadece kendiniz için değil her şey için,
Ağlanması gereken yerde zırıl zırıl ağlayın, gülmeniz gereken yerde tutmayın be kahkahaları art arda patlatın,
Korkmayın hiç kimseden korku korksun sizden, ertelemeyin ve ötekileştirmeden sevin birbirinizi...
İyi bakın kendinize, içinizdeki deli kuşlara iyi bakın .
Elbette aşk güzeldir bende yazdım, fazla gerçek yaşadım.
O şarkılar maşadır.
Tüm bunlar saçmalıkken her tarafın yaradır ki, tüm kapılar kapalı!
Bu aşağılık bir dramdır .
İçimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi.
Nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren, kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi
nedir yalnız bize yakışan bu serüven .
Tam olarak delilik sayılmaz bu halim, ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur, ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur.
Hissettiklerim de buna pek uzak sayılmaz doğrusu.
Hissetmek, ne renktir acaba ?
Kayırılmadım, torpil gecilmedim, bedavaya 50 kurusluk corabim bile olmadı. Ben de bunu istiyorum, hakkım desem hoooop huooo olurdu demedim. Tirnaklarim bu yuzden cok ince efendim.
Ama Allah vardi, 6 yaşımda ekmek almaya hızla koşarken bisiklet carpmıştı, ''yavas oğlum dicem de olmazsiniz be cocum'' demisti carpan dede. Allah yavaşlatmasin çünkü gönlumden ne geçse önüme dizdi en sadesinden, en mütevazisinden, en helalinden .
Ne gündüzüm ne akşamım ne gecem kaldı.
Zaten hep bir alacalıydı resmim.
Hevessiz bir hayat zevksiz.
Nedene gerek duymadan da sevebilirdim insanı
Ve ben de insanım ya, neyse .
Bazen gözyaşlarınıza değen birini bulursunuz. Silik bir anıdan içinizi saran hayaller yaratırlar. Kaybolmasından, onun sıradanlaşmasından korkarsınız. Başlayamamaktan ya da bitirememekten, gülümserken sakladıklarınızdan, elinizde kalanların boşluğundan, yeri doldurulamaz vedalardan çekinirsiniz. Ucu kırık kalemleri sırf bu yüzden saklarsınız .