Evrende çok hassas bir denge olduğu yada o dengenin bir ayar sonucu yapıldığı doğru değildir.
Herhangi bir durum, süreç mevcut doğa yasaları sonucu eninde sonunda belli bir denge haline ulaşır. Bunun adı termodinamik dengedir ve bilimsel olarak ''termodinamiğin sıfırıncı kanunu'' olarak geçer.
Bu kanuna göre, kuralları değiştirirseniz ve ardından sistemi kendi haline bırakırsanız eninde sonunda başka bir denge halini alır. Hem de kendi kendine. Doğada da sürekli bir düzensizlik hali vardır ve doğa kendisini denge haline getirmeye çalışır. Örneğin siz atmosfere zararlı gaz salınımı yapar ve küresel ısınmaya sebep olursunuz. Doğa kendisini denge haline getirmek için tepkisini sel, fırtına vs. şeklinde gösterir. Ve eninde sonunda bir dengeye ulaşmaya çalışır.
''Tüm bunların arkasında akıllı bir tasarım aramak olaya tersten bakmaktır. Efendim sizce burnumuz gözlük takmak için mi yaratılmıştır yoksa gözlük diye birşeyi burnumuzun şekline göre biz mi icat ettik?
Örneğin kuantum mekaniğine göre atomların ve dolayısıyla evrenin dengede oluşumunda etkili olan bir planck sabiti vardır. Atomlar bir arada kalabilsin ve bildiğimiz gerçeklik oluşabilsin diye mi Planck sabiti o değerdedir, yoksa Planck sabiti o değerde olduğu için atomlar bildiğimiz gibidir ve gerçeklik böyledir? Dünya'da yaşam olsun diye mi Dünya Güneş'ten bildiğimiz mesafe kadar uzaktadır yoksa dünya bildiğimiz mesafede olduğu için mi dünyada yaşam vardır?'' Meseleye tepetakla bakmak da bunun gibi birşeydir işte.