Anneciğim böyleydi, çocukluğumdan hatırlıyorum. Sürekli idare eden taraftaydı, ailevi ilişkileri, kendi ailesi ve babamın ailesi ile olan ilişkileri, evi, mutfağı, upuzun yıllar icra etmese de mesleğini… Her ailede vardır bir tane bu insanlardan. Böyle derken babacığımı arkaya atmıyorum ama babam annemi hep böyle olmaması konusunda uyarmıştır. Peki şimdi? Şimdilerde annem bazen bunun gönül yorgunluğunu taşıyor. Ama ailemiz için vazgeçilmez kişi. Rahmetli babaannem, halam, rahmetli teyzem, babam, biz çocukları, hatta gelin ve damatlar. O olmasa çok eksik olurduk. Babaannem vefat etmeden önce hastanede annemin elini tutarak “güzel bir ömür geçirdik, değil mi” demiş. Anne-kız ilişkisine yakınlardı. Bence annemin çabasıydı bu mesela.
Bu kadarı gerekli midir, bilmiyorum. Yorucu bence. Bir de verdiğin emeğin karşılığını alamama ihtimali var.
class, güzel bir şey yazmış. Alma-verme dengesi, ilişkilerin özü bu.