Vakt-i zamanında "at üstünde durmayı beceremeyen başbakan" "paçalarından yolsuzluk akıyor" "boyan döküldü recep", "kendisini padişah olarak görmek istiyor, çünkü ülkemizde sadaka kültürü var” diye* saldırdığı adamın koltukaltına girdikten sonra "tanrı şahittir ki bütün bedenim kan gölüne dönse de Erdoğan'dan ayrılmayacağım” diyerek kırmızı plakayı kapmış herifin teki.
Altından koltuğun alındığı günün ertesinde adı bile hatırlanmayacak olan bu ikincisi, üç kulhuvallah bir elham okusa bile hitap etmemesi gereken birincisine 'insan müsveddesi' demişti geçen zamanda.
Yani 'tahir efendi bana kelp demiş /itikadımca kelp tahirdir'in cuk oturduğu bir durum...
Zamanında şahsımın gözaltina alınıp tutuklanıp cezaevine gönderildiği dönem avukatlığımı yapmış olan Tugay bey'in kendisine kel dediği için soruşturmaya maruz kaldığı traji-komik bir davaya konu olmuş sırma saçlı, kargaşadan sorumlu bakan.