telefon konuşmalarından/aramalarından o kadar nefret ettirdiler ki hale geldim ki eşi, dostu, anayı, babayı bile aramaya erinir oldum artık.
vakti zamanında dershanede çalışırken sabah ayrı, akşam ayrı bir ton veliyle görüşünce taaaaa o yıllardan ben de bir telefon fobisi başladı. artık dedik devletin malı evet malı olduktan sonra çok şükür kurtulduk derken daha beteriyle sınadı yüce rabbım beni. yok şu proje nasıl oldu, yok bu para nereye gitti derken adamlar pazar günü gece saat 11'de bile arıyordu mesela. bıunun gibi birtakım zırtapozların vakitsiz ve ısrarlı aramalarına elbette cevap vermiyorum.
sırf bu yüzden telefon ötünce bile artık tüylerim diken diken oluyor.
zaten hep iş için arıyorlar, hiç aşk için arayan yok anasını satayım...