-
- Katılım
- 9 Ocak 2010
-
- Mesajlar
- 40.428
-
- Tepkime puanı
- 17.217
-
- ForumSAL Yaşı:
- 16 yıl 9 ay
- Kıdem:
- Forumun Hafızası
-
- Konum
- Diyarbakır
-
- Web sitesi
- turbofilmizle.org
Sonbahar, doğanın en şairane mevsimi belki de. Yeşilin her tonunu, altın sarısının en parlak halini, kızılın en tutkulu dokunuşlarını ve turuncunun en sıcak ışıltılarını aynı tabloda buluşturan bir ressam gibi çalışıyor. Türkiye’mizin dört bir yanı ise bu ressamın başyapıtlarını sergilediği devasa bir açık hava galerisine dönüşüyor. Eğer siz de bu görkemli şölene tanık olmak, içinizi ısıtacak renk cümbüşünün ortasında kaybolmak istiyorsanız, işte karşınızda unutulmaz anılar biriktireceğiniz Türkiye’de sonbaharın en güzel manzaraları için 12 rota…
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde yer alan Abant Gölü, yaklaşık 1.350 metre rakımıyla doğaseverlerin vazgeçilmez adreslerinden biri. Her mevsim farklı güzelliklere bürünen göl, sonbaharda çevresindeki ormanların kızıl, sarı ve turuncu tonlara boyanmasıyla tam anlamıyla bir görsel şölen sunuyor. Abant’ın çevresinde işaretli yürüyüş yollarında doğayla baş başa vakit geçirebilir, göl kenarında piknik yapabilir ya da bisiklet sürerek bu büyüleyici atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. Kuş gözlemciliğine meraklıysanız, burası sizin için de bir cennet. Çünkü göl çevresinde pek çok kuş türü yaşamını sürdürüyor ve sonbaharın sakin günlerinde kendilerini daha kolay fark edebilirsiniz.
İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, Belgrad Ormanı’nın hemen yanı başında yer alan Atatürk Arboretumu, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için adeta gizli bir hazine. 296 hektarlık bu geniş alanda binlerce farklı bitki ve ağaç türü bulunuyor. Özellikle sonbaharda kızaran yaprakların gölette yansıması, nefes kesici bir manzara yaratıyor. Şehrin karmaşasından uzaklaşıp sessizliğin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir mekân olan arboretum, aynı zamanda fotoğraf tutkunlarının da gözdesi. Burada yürürken dünyanın dört bir yanından getirilmiş farklı ağaç türlerini görüp kendinizi küçük bir botanik gezisinde bulabilirsiniz.
İzmir’in Bozdağlar eteklerinde saklı bir güzellik olan Karagöl, şehir merkezine sadece bir saatlik mesafede bulunuyor. Efsanelere konu olmuş bu küçük göl, sonbaharda adeta bir renk şölenine ev sahipliği yapıyor. Çevresini saran çam, meşe ve kayın ağaçları sarı ve kırmızıya dönüştüğünde gölün yüzeyine yansıyan manzara, izleyenleri büyülüyor. Doğa yürüyüşü yapmak, göl kıyısında huzurlu bir kahve içmek ya da sadece sessizliğin tadını çıkarmak için burası mükemmel bir kaçış rotası. İzmir gibi hareketli bir şehirden gelip böylesine dingin bir manzaranın ortasında bulmak, insanın zihnini sıfırlayan bir deneyim.
Karabük’ün Yenice ormanları, Türkiye’nin en büyük blok ormanlarından biri olmasıyla öne çıkıyor. Özellikle sonbahar aylarında yaprak döken ağaçların sarı, turuncu ve kızıl tonlara bürünmesi, bölgeyi fotoğrafçılar ve doğaseverler için etkileyici bir rotaya dönüştürüyor. Yenice’nin nemli ve kendine özgü mikrokliması sayesinde ormanda zaman zaman sisli manzaralarla karşılaşmak da mümkün. Biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye’nin en değerli orman alanlarından biri olan Yenice, çok sayıda bitki türünün yanı sıra zengin bir yaban hayatına da ev sahipliği yapıyor. Bölgede endemik bitki türleri de bulunuyor. Sonbaharın serin havasında Yenice ormanlarında yapılacak bir doğa yürüyüşü, ormanın yaşlı ağaçları, vadileri ve renk değiştiren bitki örtüsü eşliğinde oldukça etkileyici bir deneyim sunuyor.
Göller Yöresi’nin incisi Eğirdir, sonbaharda etrafındaki dağların renk değiştirmesiyle adeta büyülü bir manzara sunuyor. Gölün masmavi suları ile kızıl ve sarı yaprakların birleşimi, kartpostallık kareler oluşturuyor. Burada yürüyüş yapabilir, bisiklet kiralayarak göl etrafında dolaşabilir ya da tekne turuna çıkabilirsiniz. Eğirdir’in sadece manzaraları değil, tarihi de keşfetmeye değer. Eğirdir Kalesi, Aya Stefanos Kilisesi gibi yapılar sizi geçmişin izlerine götürürken göl kıyısındaki restoranlarda yöresel lezzetlerle karnınızı doyurabilirsiniz. Hele meşhur kabak tatlısını tatmadan dönerseniz, çok şey kaçırmış olursunuz.
Batı Karadeniz’in en güzel kıyı rotalarından Amasra, sonbaharda deniz ve orman manzaralarını bir arada görmek isteyenler için etkileyici bir seçenek. İlçeyi çevreleyen ormanların sarı, turuncu ve kızıl tonlara bürünmesi, Karadeniz’in mavisiyle güzel bir kontrast oluşturuyor. Tarihi Amasra Kalesi, Çekiciler Çarşısı ve Amasra Müzesi ilçede görülmesi gereken yerler arasında. Sahil boyunca yürüyüş yapabilir, deniz manzarasına karşı oturup sonbaharın serin havasının tadını çıkarabilirsiniz. Amasra’nın balık restoranlarında mevsimine göre hazırlanan taze Karadeniz balıklarını denemek de ziyaretin keyifli duraklarından biri. Doğa, tarih ve denizin bir araya geldiği Amasra, sonbaharda kısa bir kaçamak yapmak isteyenler için güzel bir rota.
Sinop’un sakin ilçelerinden Ayancık, sonbaharda ormanların renk değiştirdiği etkileyici rotalardan biri. İlçeyi çevreleyen geniş ormanlar, kayın, gürgen, meşe ve farklı ağaç türlerinin sarı, turuncu ve kızıl tonlarıyla sonbaharda bambaşka bir görünüme kavuşuyor. Özellikle Çangal ve İnaltı ormanları, mevsimin renklerini görmek ve doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için öne çıkıyor. Ayancık-Kastamonu yolu üzerindeki ormanlık alanlar da yolculuk boyunca güzel manzaralar sunuyor. Doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık açısından da değerlendirilebilecek ilçede Akgöl Tabiat Parkı gibi doğal alanlar bulunuyor. Sonbaharda kalabalıktan uzak, ormanlarla iç içe bir rota arayanlar için Ayancık güzel bir seçenek.
Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde bulunan İğneada Longoz Ormanları, Avrupa ölçeğinde doğal özelliklerini koruyan nadir subasar orman alanlarından biri. Longoz ormanları, sulak alanlar ve kıyı kumullarının bir arada bulunduğu bu özel ekosistem, sonbaharda farklı renkleri aynı manzarada buluşturuyor. Kayın, gürgen, meşe, dişbudak ve kızılağaçların oluşturduğu orman dokusu özellikle fotoğraf tutkunları için etkileyici görüntüler sunuyor. İğneada’da Saka Gölü, Mert Gölü, Erikli Gölü, Hamam Gölü ve Pedina Gölü gibi sulak alanları keşfedebilir, Mert Gölü kıyısındaki kuş gözlem kulesinden bölgedeki kuşları izleyebilirsiniz. İstanbul’a yaklaşık 230 kilometre uzaklıkta bulunan İğneada Longoz Ormanları, sonbaharda doğayla iç içe bir hafta sonu geçirmek isteyenler için güçlü bir rota.
İstanbul’un tarihi yarımadasında yer alan Gülhane Parkı, özellikle sonbaharda İstanbul’un en güzel yüzlerinden birini sunuyor. Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı’nın dış bahçesi olarak kullanılan park, bugün rengarenk ağaçları ve yürüyüş yollarıyla şehrin kalbinde bir huzur köşesi. Sonbaharda parkın içindeki dev çınarların altına düşen yapraklar, tarihle doğayı aynı anda yaşamanıza imkân tanıyor. Parkta yürürken bir yandan Sarayburnu’ndan Boğaz manzarasını seyredebilir, bir yandan da tarihle iç içe bu atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. İstanbul’un keşmekeşi arasında nefes almak isteyenler için sonbaharda Gülhane Parkı birebir.
Türkiye’de sonbaharın en güzel manzaraları dendiğinde Suuçtu Tabiat Parkı’ndan bahsetmemek olmaz. Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan Suuçtu Şelalesi, yaklaşık 38 metreden dökülen suyuyla bölgenin en dikkat çekici doğal güzelliklerinden biri. Şelalenin çevresindeki ormanların sarı, turuncu ve kızıl tonlara büründüğü sonbahar aylarında manzara daha da etkileyici bir hale geliyor. Şelale çevresinde yürüyüş yapabilir, piknik alanlarında doğayla iç içe vakit geçirebilirsiniz. Fotoğraf tutkunları içinse kayaların arasından akan suyun sonbahar renkleriyle buluştuğu manzaralar oldukça güzel kareler sunuyor. Özellikle yağışların ardından su debisinin yükselmesi, şelalenin görüntüsünü daha da etkileyici hale getiriyor.
Ege’nin romantik adası Bozcaada, genelde yaz tatilleriyle anılsa da aslında sonbaharda bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. Ada sokakları daha sakin, rüzgarlar daha serin, bağlar ise kırmızı ve sarı yapraklarla bezenmiş oluyor. Şarap bağları arasında yapacağınız yürüyüşlerde doğanın renklerini keşfedecek ve Bozcaada’nın kendine özgü huzurlu atmosferine kapılacaksınız. Rüzgar güllerinin arasında gün batımını izlemek, sonbaharın en keyifli deneyimlerinden biri olabilir. Ada, bu mevsimde kalabalıktan uzak, romantik ve dingin bir tatil için harika bir seçenek.
Türkiye’nin dört bir yanında sonbahar, doğanın sessiz bir şöleni gibi yaşanıyor. Bolu’nun göllerinden Karadeniz’in sahillerine, İstanbul’un parklarından Ege’nin adalarına kadar her köşe bu mevsimde ayrı bir tabloya dönüşüyor. Eğer ruhunuzu dinlendirmek, hafızanızda kalıcı manzaralar bırakmak istiyorsanız, bu rotalar sonbaharı en güzel haliyle yaşamanız için sizi bekliyor.
1. Yedigöller – Bolu
Türkiye’de sonbaharın en güzel manzaraları listemize başlıyoruz. Bolu’nun doğal cennetlerinden biri olan Yedigöller Milli Parkı, adını yedi ayrı gölünden alıyor. Heyelan set göllerinin bir arada bulunduğu bu bölge, özellikle sonbaharda tam bir görsel şölen sunuyor. Büyükgöl, Nazlıgöl, Deringöl, Seringöl, İncegöl, Küçükgöl ve Sazlıgöl’ün çevresindeki ağaçlar, rengarenk yapraklarla bezenince burası kartpostallardan fırlamış gibi görünüyor. Sessiz göl kıyısında yürürken ayaklarınızın altında hışırdayan yapraklar, fonda kuş sesleri ve suyun dinginliği birleşince kendinizi büyülü bir masalın içinde hissedebilirsiniz. Fotoğraf makinenizi hazırlayın, çünkü her köşe, bir sonraki sosyal medya gönderiniz için adeta bir tablo sunuyor diyebiliriz.2. Abant Gölü – Bolu
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde yer alan Abant Gölü, yaklaşık 1.350 metre rakımıyla doğaseverlerin vazgeçilmez adreslerinden biri. Her mevsim farklı güzelliklere bürünen göl, sonbaharda çevresindeki ormanların kızıl, sarı ve turuncu tonlara boyanmasıyla tam anlamıyla bir görsel şölen sunuyor. Abant’ın çevresinde işaretli yürüyüş yollarında doğayla baş başa vakit geçirebilir, göl kenarında piknik yapabilir ya da bisiklet sürerek bu büyüleyici atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. Kuş gözlemciliğine meraklıysanız, burası sizin için de bir cennet. Çünkü göl çevresinde pek çok kuş türü yaşamını sürdürüyor ve sonbaharın sakin günlerinde kendilerini daha kolay fark edebilirsiniz.
3. Atatürk Arboretumu – İstanbul
İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, Belgrad Ormanı’nın hemen yanı başında yer alan Atatürk Arboretumu, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için adeta gizli bir hazine. 296 hektarlık bu geniş alanda binlerce farklı bitki ve ağaç türü bulunuyor. Özellikle sonbaharda kızaran yaprakların gölette yansıması, nefes kesici bir manzara yaratıyor. Şehrin karmaşasından uzaklaşıp sessizliğin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir mekân olan arboretum, aynı zamanda fotoğraf tutkunlarının da gözdesi. Burada yürürken dünyanın dört bir yanından getirilmiş farklı ağaç türlerini görüp kendinizi küçük bir botanik gezisinde bulabilirsiniz.
4. Karagöl- İzmir
İzmir’in Bozdağlar eteklerinde saklı bir güzellik olan Karagöl, şehir merkezine sadece bir saatlik mesafede bulunuyor. Efsanelere konu olmuş bu küçük göl, sonbaharda adeta bir renk şölenine ev sahipliği yapıyor. Çevresini saran çam, meşe ve kayın ağaçları sarı ve kırmızıya dönüştüğünde gölün yüzeyine yansıyan manzara, izleyenleri büyülüyor. Doğa yürüyüşü yapmak, göl kıyısında huzurlu bir kahve içmek ya da sadece sessizliğin tadını çıkarmak için burası mükemmel bir kaçış rotası. İzmir gibi hareketli bir şehirden gelip böylesine dingin bir manzaranın ortasında bulmak, insanın zihnini sıfırlayan bir deneyim.
5. Yenice – Karabük
Karabük’ün Yenice ormanları, Türkiye’nin en büyük blok ormanlarından biri olmasıyla öne çıkıyor. Özellikle sonbahar aylarında yaprak döken ağaçların sarı, turuncu ve kızıl tonlara bürünmesi, bölgeyi fotoğrafçılar ve doğaseverler için etkileyici bir rotaya dönüştürüyor. Yenice’nin nemli ve kendine özgü mikrokliması sayesinde ormanda zaman zaman sisli manzaralarla karşılaşmak da mümkün. Biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye’nin en değerli orman alanlarından biri olan Yenice, çok sayıda bitki türünün yanı sıra zengin bir yaban hayatına da ev sahipliği yapıyor. Bölgede endemik bitki türleri de bulunuyor. Sonbaharın serin havasında Yenice ormanlarında yapılacak bir doğa yürüyüşü, ormanın yaşlı ağaçları, vadileri ve renk değiştiren bitki örtüsü eşliğinde oldukça etkileyici bir deneyim sunuyor.
6. Eğirdir – Isparta
Göller Yöresi’nin incisi Eğirdir, sonbaharda etrafındaki dağların renk değiştirmesiyle adeta büyülü bir manzara sunuyor. Gölün masmavi suları ile kızıl ve sarı yaprakların birleşimi, kartpostallık kareler oluşturuyor. Burada yürüyüş yapabilir, bisiklet kiralayarak göl etrafında dolaşabilir ya da tekne turuna çıkabilirsiniz. Eğirdir’in sadece manzaraları değil, tarihi de keşfetmeye değer. Eğirdir Kalesi, Aya Stefanos Kilisesi gibi yapılar sizi geçmişin izlerine götürürken göl kıyısındaki restoranlarda yöresel lezzetlerle karnınızı doyurabilirsiniz. Hele meşhur kabak tatlısını tatmadan dönerseniz, çok şey kaçırmış olursunuz.
7. Amasra – Bartın
Batı Karadeniz’in en güzel kıyı rotalarından Amasra, sonbaharda deniz ve orman manzaralarını bir arada görmek isteyenler için etkileyici bir seçenek. İlçeyi çevreleyen ormanların sarı, turuncu ve kızıl tonlara bürünmesi, Karadeniz’in mavisiyle güzel bir kontrast oluşturuyor. Tarihi Amasra Kalesi, Çekiciler Çarşısı ve Amasra Müzesi ilçede görülmesi gereken yerler arasında. Sahil boyunca yürüyüş yapabilir, deniz manzarasına karşı oturup sonbaharın serin havasının tadını çıkarabilirsiniz. Amasra’nın balık restoranlarında mevsimine göre hazırlanan taze Karadeniz balıklarını denemek de ziyaretin keyifli duraklarından biri. Doğa, tarih ve denizin bir araya geldiği Amasra, sonbaharda kısa bir kaçamak yapmak isteyenler için güzel bir rota.
8. Ayancık – Sinop
Sinop’un sakin ilçelerinden Ayancık, sonbaharda ormanların renk değiştirdiği etkileyici rotalardan biri. İlçeyi çevreleyen geniş ormanlar, kayın, gürgen, meşe ve farklı ağaç türlerinin sarı, turuncu ve kızıl tonlarıyla sonbaharda bambaşka bir görünüme kavuşuyor. Özellikle Çangal ve İnaltı ormanları, mevsimin renklerini görmek ve doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için öne çıkıyor. Ayancık-Kastamonu yolu üzerindeki ormanlık alanlar da yolculuk boyunca güzel manzaralar sunuyor. Doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık açısından da değerlendirilebilecek ilçede Akgöl Tabiat Parkı gibi doğal alanlar bulunuyor. Sonbaharda kalabalıktan uzak, ormanlarla iç içe bir rota arayanlar için Ayancık güzel bir seçenek.
9. İğneada Longoz Ormanları – Kırklareli
Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde bulunan İğneada Longoz Ormanları, Avrupa ölçeğinde doğal özelliklerini koruyan nadir subasar orman alanlarından biri. Longoz ormanları, sulak alanlar ve kıyı kumullarının bir arada bulunduğu bu özel ekosistem, sonbaharda farklı renkleri aynı manzarada buluşturuyor. Kayın, gürgen, meşe, dişbudak ve kızılağaçların oluşturduğu orman dokusu özellikle fotoğraf tutkunları için etkileyici görüntüler sunuyor. İğneada’da Saka Gölü, Mert Gölü, Erikli Gölü, Hamam Gölü ve Pedina Gölü gibi sulak alanları keşfedebilir, Mert Gölü kıyısındaki kuş gözlem kulesinden bölgedeki kuşları izleyebilirsiniz. İstanbul’a yaklaşık 230 kilometre uzaklıkta bulunan İğneada Longoz Ormanları, sonbaharda doğayla iç içe bir hafta sonu geçirmek isteyenler için güçlü bir rota.
10. Gülhane Parkı – İstanbul
İstanbul’un tarihi yarımadasında yer alan Gülhane Parkı, özellikle sonbaharda İstanbul’un en güzel yüzlerinden birini sunuyor. Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı’nın dış bahçesi olarak kullanılan park, bugün rengarenk ağaçları ve yürüyüş yollarıyla şehrin kalbinde bir huzur köşesi. Sonbaharda parkın içindeki dev çınarların altına düşen yapraklar, tarihle doğayı aynı anda yaşamanıza imkân tanıyor. Parkta yürürken bir yandan Sarayburnu’ndan Boğaz manzarasını seyredebilir, bir yandan da tarihle iç içe bu atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. İstanbul’un keşmekeşi arasında nefes almak isteyenler için sonbaharda Gülhane Parkı birebir.
11. Suuçtu Tabiat Parkı ve Şelalesi – Bursa
Türkiye’de sonbaharın en güzel manzaraları dendiğinde Suuçtu Tabiat Parkı’ndan bahsetmemek olmaz. Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan Suuçtu Şelalesi, yaklaşık 38 metreden dökülen suyuyla bölgenin en dikkat çekici doğal güzelliklerinden biri. Şelalenin çevresindeki ormanların sarı, turuncu ve kızıl tonlara büründüğü sonbahar aylarında manzara daha da etkileyici bir hale geliyor. Şelale çevresinde yürüyüş yapabilir, piknik alanlarında doğayla iç içe vakit geçirebilirsiniz. Fotoğraf tutkunları içinse kayaların arasından akan suyun sonbahar renkleriyle buluştuğu manzaralar oldukça güzel kareler sunuyor. Özellikle yağışların ardından su debisinin yükselmesi, şelalenin görüntüsünü daha da etkileyici hale getiriyor.
12. Bozcaada – Çanakkale
Ege’nin romantik adası Bozcaada, genelde yaz tatilleriyle anılsa da aslında sonbaharda bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. Ada sokakları daha sakin, rüzgarlar daha serin, bağlar ise kırmızı ve sarı yapraklarla bezenmiş oluyor. Şarap bağları arasında yapacağınız yürüyüşlerde doğanın renklerini keşfedecek ve Bozcaada’nın kendine özgü huzurlu atmosferine kapılacaksınız. Rüzgar güllerinin arasında gün batımını izlemek, sonbaharın en keyifli deneyimlerinden biri olabilir. Ada, bu mevsimde kalabalıktan uzak, romantik ve dingin bir tatil için harika bir seçenek.
Türkiye’nin dört bir yanında sonbahar, doğanın sessiz bir şöleni gibi yaşanıyor. Bolu’nun göllerinden Karadeniz’in sahillerine, İstanbul’un parklarından Ege’nin adalarına kadar her köşe bu mevsimde ayrı bir tabloya dönüşüyor. Eğer ruhunuzu dinlendirmek, hafızanızda kalıcı manzaralar bırakmak istiyorsanız, bu rotalar sonbaharı en güzel haliyle yaşamanız için sizi bekliyor.