Çok üzüldüğüm, çok üzüldüğüm bir cümle duydum bugün, "babana bizim telefonumuzu ver" dedi, sana bir şey olursa haberimiz olsun...
Güzel.
Ben istiyorum ki, ben ölünce kimsenin haberi olmasın. Gelmiyor bu adam, girmiyor artık desinler, yazmıyor artık bana-bize.
Ben günlük yalandan üzgünlüklere gelemem, kimsenin bir ömür yasımı tutmayacağını biliyorum, annem 2 sene sonra gelmeye üşenir mezarıma.
Ben hiç kimseyle bu tür münasebetlere girmedim.
Ben, Sadri Alışık değilim, sen-siz, Ayhan Işık değilsiniz, bir yatakta birlikte sızmadık.
Ben Sadri Alışık değilim, sen benden önce ölmedin, ben sen öldün diye mezarının başında gecelerimi geçirmedim, benim senin şerefine barım yok, ben her akşam içip ağlayıp, kadehimi senin şerefine kaldırmıyorum kardeşim, böylesi bir dünyamız olmadı.
Ben senin sevgilin-eşin, yeterince sana matem tutmadı diye ona küsmedim.
Bunu daha çoğaltırım.
Sizi seviyorum.