sízσfrєník sαncílαr ..

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Burasi benim günlügüm. Daha dogrusu, benim dünyamin kücük bir parcasi.

Bazen bir sarki, bazen bir fotograf, bazen okudugum bir cümle, bazen de zihnimde gerektiginden uzun kalan bir düsünce...

Karanligi ve melankoliyi severim. Insanin herkese göstermedigi taraflarini, söylenmeyenleri, yarim kalanlari ve zihnin kuytu köselerinde dolasan düsünceleri de...

Her seyi her zaman acik acik anlatmayi sevmem. Bazen ne söyledigi hemen anlasilmayan, biraz sisin arkasinda kalan cümleler daha cok hosuma gider. Herkes kendince bir anlam bulabilir; benim ne anlatmak istedigim ise bazen bende kalsin.

Ama bazen de tam tersiyim. Acik ve net yazarim.
Ne düsünüyorsam, ne hissediyorsam cümleyi dolastirmadan oldugu gibi birakirim ortaya. Kendimi tek bir anlatma bicimine sigdirmayi sevmiyorum.

Arada baskalarinin cümlelerinde kendimi buldugum da olur. Begendigim, bende bir yere dokunan sözleri ve yazilari alintilamayi severim. Cünkü bazen insanin kendi söyleyemedigini, hic tanimadigi biri coktan söylemistir.

Her paylastigim sey beni birebir anlatmayabilir.. bazen mecazlarin, baska cümlelerin ya da baska hikayelerin arasina karisirim. Ama burada biraktigim her sey, bir sekilde bende bir yere dokunmustur. Belki aynisini yasamamisimdir ama o duygunun bir yerinden mutlaka gecmisimdir.

Burada bir bütünlük aramiyorum. Burasi biraz zihnimden geriye kalan izler, biraz sustuklarim, biraz hissettiklerim.

Bazi seyleri anlatirim, bazilarini sadece birakip gecerim.

Sizofrenik Sancilar, benim dünyamin herkese göstermedigim tarafindan kücük bir parca.

Bazen sisli, bazen fazlasiyla net.

Tabii isteyen olursa burada kendi dünyasindan da bir seyler birakabilir. Bir sarki, bir cümle, bir his, belki de anlatmak istedigi bir parca... Günlük benim olabilir ama kapisi kapali degil.

Paylasmak güzeldir.

Gerisi de burada zamanla birikir.
 
Ilk paylasimimi, eski günlügümden buraya tasimak istedigim bir alintiyla birakmak istiyorum.

Yeni bir günlük, yeni bir yer... Ama insan yeni bir sayfa actiginda eskide kalan her seyi geride birakmiyor. Bazi cümlelerin, bazi hislerin yeri ve zamani degisse de insandaki yeri degismiyor.

O yüzden ilk iz, biraz eskiden gelsin.
Eski günlügümden, bugünkü bana kalan bir parca...







Bir süre sonra insan, konusmaktan vazgecmiyor..

Sadece kelimelerini yasayanlarin duyabilecegi derinliklere gömüyor..

Bazi sesler kulaklarla degil, ruhunda ayni catlaklari tasiyanlara ulasir.

Geri kalan herkes icin yalnizca rüzgarin sürekledigi anlamsiz bir ugultudur..

Insan en cok unutuldugunda degil, kendi hakikatini defalarca avuclarina birakmasina ragmen, karsindakinin hala yabanci bir yüzle bakabildigini gördügünde yoruluyor.

o an iste anliyorsun, bazi gözlerin yalnizca bakmak icin yaratildigini ..

Görmek, yani gercekten görmek baska bir kaderin isi .

dünya insanin üstünden agir agir gecerken, kenarlarini törpülemek, rengini soldurmak, seni herkes gibi sessiz ve tanimsiz bir tasa cevirmek istiyor.

Direndikce yoruluyorsun, yoruldukca daha da sessizlesiyorsun.

Ve sessizlik;

Icinde zifiri bir kita haline geliyor.

Insanlarin cogu birbirini hic tanimiyor, yalnizca birbirlerinin suretine alisiyor.

Kendi icindeki karanligin adini koyamamis birinin, baskasinin gecesini anlamasini beklemek belki en büyük yanilgi..

Ben artik bunu beklemiyorum.. Kendi karanligimi kimseye ispat etmiyorum..

Benim de magaram kendimi saklamak icin degil, kendi yankimi kaybetmemem icin var.

Artik oradayim..

Cogu kez günesin hic ugramadigi, zamanin bile fisildayarak yürüdügü o tas duvarlar arasinda.

Ve gariptir..

Disaridaki sahte kalabaliklarin arasinda bogulurken, kendi zifiri karanligimin icinde nefes alabilmeyi huzur bilmek.


***
 



Bugün beni düsündüren epeyce sey oldu.

Bir noktada sunu fark ettim..

eskiden birilerinin gidisi bende acik bir yara gibi kalirdi. Simdi ise ayni yerden gecen seyler en fazla eski bir izin üzerinden geciyor. Hissediyorum, fark ediyorum ama artik canimi acitmiyor. Yara kapanmis, izi kalmis sadece.

Bu hissizlesmek degil. Aklim gayet basimda, neyi neden hissettigimi de biliyorum. Sadece artik giden birinin arkasindan kendimden de bir parca göndermiyorum.

Insan bazi seyleri yasaya yasaya ögreniyor. Bazen yürüdügü yolun icinde kendini kaybediyor, bazen cikmaz sandigi bir sokagin sonuna kadar gidiyor. Ama insan hangi yolun kendisine ait oldugunu biraz da yanlis sokaklardan dönerek ögreniyor.

Cogu insan yalniz kalmaktan korkuyor olabilir. Bunu anlayabiliyorum. Ama sanirim ben o korkuyu bir yerlerde biraktim. Artik birini cok sevebilirim, hayatimda cok özel bir yere koyabilirim.. ama gitmesi ihtimali beni ona daha SIKI tutunmaya zorlamiyor.

Gidecekse gider.

Hafif bir burukluk kalir belki. Kalsin. Her gidenden sonra enkaz kalmak zorunda degil. Bazen sadece kapinin kapanma sesi kaliyor ve bir süre sonra o da susuyor.

Bunun icin artik kendi sirtima gönül rahatligiyla bir "aferin" dokundurabilirim. Buraya gelmek kolay olmadi.

Bir de sunu ögrendim: Seni cok sevdigini söyleyen herkesin sevgisinin kökleri ayni derinlikte olmuyor. Bazen menfaat biter, sevgi de onunla beraber sökülüp gidiyor. Bazen de onlarin cizdigi yoldan cikmaya karar verdigin anda, yaninda yürüyenlerin sayisi birden azaliyor.

Olsun.

Ben yine kendi icimin sesini takip ederim. Yanlis bir yola saparsam dönerim, düsersem kalkarim. Ama sirf birileri benimle yürümeye devam etsin diye yönümü degistirmem.

Cünkü günün sonunda herkes kendi yoluna gidiyor.

Ben de benimkine.


***
 
tumblr_e71c9b7fde2ecca3c0e7552d905cd348_c5eb30ae_1280.jpg



Bazi topraklar cicek yetistirmez.. yalnizca köklerine ne kadar derine gömülebilecegini ögretir insana.

Sen yine de beklersin. Bir gün bahar gelir sanirsin. Kendinden biraz daha verirsin, biraz daha susar, biraz daha beklersin. Sonra fark edersin ki solmak daima mevsimlerin sucu degildir.

Bazen üzerinde yasadigin toprak, sana ait degildir.

Ve insan en cok bunu gec anlar: Her yerde cicek acmak zorunda degildir. Bazi yerlerden güzelleserek degil, köklerini kanata kanata cikarsin.

Sonra bir gün kendi topragina denk gelirsen sayet...

Kimse senden acmani istemez.
Kimse dallarini cekistirmez.
Kimse neden hala cicek vermedigini sormaz.

Ve sen, öldügünü sandigin bir yerinden sessizce yeserebilirsin..

Ve belki* o zaman anlayacaksin..

Sen hic ciceksiz degildin.
Sadece uzun zamandir mezarligina bahar bekliyordun.


****
 
8a1dc1fc4ff99ed5f2413fa42d59afbd.jpg




Kafamın içinde aynı sokakları arşınlamaktan yoruldum. Her köşeyi ezbere biliyorum artık..
hangi düşüncenin beni nereye çıkaracağını, hangi sorunun dönüp dolaşıp yine kendisine varacağını…

Kendimle aynı masaya oturup aynı meseleleri konuşuyorum. Ne ben ikna oluyorum ne içimdeki ses susuyor. Bir çıkış arıyorum belki, ama bazı labirentlerin çıkışı yokmuş gibi geliyor. Belki de bütün yorgunluğum, olmayan bir kapıyı yıllardır aynı duvarda aramaktan.

Söyleyecek çok şeyim yok artık. Kelimelerim de benimle birlikte yoruldu.

Bu sadece bir yorulmak sancısı...


***
 
tumblr_64490a874f41694b76eb9771830d6985_74d6a81d_540-1.jpg



Karanliktan hic korkmadim.

Belki de insan en cok kendisine yabanci olan seyden korkuyor. Ben kendi karanligimin bütün odalarini biliyorum artik. Hangi kösenin neden soguk, hangi yaranin neden hala sessiz oldugunu...

Icimde uzun zamandir kuslar yasiyor.

Biri gitmek icin kanat cirpiyor, digeri kalmak icin gögsüme tutunuyor. Biri unuttugumu sandigim seyleri getiriyor, digeri hic konusmadan onlari alip uzaklara tasiyor.

Eskiden hepsini susturmaya calisirdim.

Simdi birakiyorum...

Yalniz karanlik hep daha agir basti bende.

Ama hic ürkütmedi beni. Aksine, tarif edemedigim bir huzuru var.

Gece gibi...

Her sey sustugunda, dünya biraz geri cekildiginde ve insan kendi icinin sesini daha net duydugunda ..

***
 


Bu sarkinin icinde bir zamanlar sen vardin.

Her caldiginda zihnim usulca sana dogru yürürdü. Seni düsünmek bile kendi basina güzel bir seydi. Hicbir sey olmasina gerek yoktu. Varligini uzaktan bilmek, kafamda sana dair kücük ihtimaller biriktirmek bile icimde kimsenin bilmedigi bir pencereyi aralardi. Sanki oradan iceri biraz sen, biraz da hic yasamadigimiz seylerin güzel ihtimali dolardi.

Simdi yine ayni sarki caliyor.

Melodisi ayni, sözleri ayni, gece bile sanki ayni...
Ama ben o eski pencerede degilim artik.

Bir süredir kendi icimde odadan odaya dolasiyorum.. senden kalmis bir sey bulur muyum diye.
Bir kirginliga rastlamiyorum, bir özleme de... Sanki bir zamanlar icimde sana ayrilmis o yer, ben fark etmeden bosalmis.

Esyalar toplanmis, isiklar sönmüs..anahtar bile kapinin üzerinde birakilmis.

Emin de degilim aslinda.

Belki gitmistir o his.
Belki de sadece kirilip karanlik bir köseye cekilmistir.
Bazen insan bir duyguyu kaybettigini sanir, oysa duygu sadece yarasini kimse görmesin diye sessizlesmistir.

Ve galiba en hüzünlü tarafi da bu...

Seni özlüyor muyum, bilmiyorum.
Ama seni düsünürken icimde yanan o kücük isigi özlüyorum.

Cünkü bir zamanlar bu sarki caldiginda sen gelirdin aklima.

Simdi yine caliyor...

Ama bu kez sarkinin icinde seni degil,
senden geriye kalan sessizligi duyuyorum.


***
 
c25641dfb870f6c9c32ff5f7b26faf0f.jpg



Insan kendi yıkımını zamanla azar azar inşa edermiş.
Bir sabah uyanıp da bakınca anlıyor.
Eskiden adımlarını izlemekten keyif aldığın uzun sokaklar, şimdi ayağının altından kayıp giden dipsiz birer boşluk gibi.
Bir tını yeterdi zihnindeki karmaşayı susturmaya, şimdiyse en ufak bir fısıltı bile içindeki kırık dökük yerleri kanatmaya yetiyor.


****
 
3aed29fcdef9ab5c9b5355057bf2d7a6.jpg



cünkü gündüz gecenin eksik hali,
cünkü yataga uzanarak bugün de bitti dersin,
cünkü oda da dar gelir sana...

bu yikilamaz duvarla arana katran doldurup beyaz isiktan nefret edersin.

sonra gece gelir..
ay, gökyüzünün yarim kalmis bir itirafi gibi
pencerene asilir.
isigi odana degil,
icinde kimsenin bilmedigi o kuytu yere düser.

***
 
tumblr_6c45cc2519662a7cfb1b4bc7fd1e88e4_b45c16b3_540.jpg



uçmayı benim aklıma sokma..


***
​
 
mpeg4545.png

Kac gece gözlerimi ona dikip icimdeki cehennemi seyrettim, bilmiyorum...

Ben karanligimi önüne serdim.
O tek kelime etmeden bütün günahlarima isik tuttu.
Ne teselli istedi canim, ne de kurtarilmak...

Kimi geceler insan yarasini kapatmak istemez..
kanamasini seyreder...

Ay da benim en eski suc ortagim.. hangi karanlikta yandigimi bilir..


***
 
image-1.jpeg


Ve geriye sadece o tanidik koku kaliyor, yanmis zamanin, bitmemis arzunun kokusu ...

***
 
1136c7b1b0a2d025d9b6814de9db2cb6.jpg


Benim duvarlarim biraz da bundan örüldü.

Her tasinda bir hayal kirikligi, her catlaginda yarim kalmis bir güven var.
Kendimi korumayi bildigim tek yol bu..
Kimseyi iceri almamak degil, giren kimsenin bende kendimden fazla yer kaplamasina izin vermemek.

Genel anlamda insanlari seviyorum. Hatta bazen hak ettiklerinden daha derinden...

Ama bir insana kök salmaktansa hayata kök salmayi sectim.

Insanlar gider.. Degisir. Yabancilasir.

Bir zamanlar ellerinde tuttugu seyi, gün gelir hic tanimamis gibi yere birakir.

Hayat öyle degil.

O da acitir, eksiltir, hatta bazen insanin icinden gece gece parcalar koparir.
Ama en azindan giderken kendisini de beraberinde götürmez.

Bu yüzden duvarlarim hala yerinde.

Insanlara dokunmak güzel.. Ama kendimi onlara emanet etmiyorum.

Herzaman bir sözüm vardir..

Baglanma insana, baglan hayata..


***
 
a3714a841f0315f4745b899f305887bd.jpg




Bana kim oldugumu sormustun.

Biliyorum, ben biraz kapali bir defterim. Katmanlarim var. Herkese göstermedigim, hatta kendimden bile sakladigim taraflarim var.

Kalbimin en derinlerinde asma kilitlerim var. Bazilarinin anahtarini ben bile bilmiyorum.

O yüzden "Sen kimsin?" sorusuna verebilecegim tek bir cevabim yok.

Gezginim desem, degilim.

Aylagim desem, o da degil.

Bir yere ait miyim?

Onu da bilmiyorum.

Yasama cok güclü tutundugum zamanlar da oluyor, ölümü düsündügüm zamanlar da. Ölmek istedigimden degil. Hayati düsündükce ölüm de ister istemez giriyor isin icine.

Nereden geldik, neyin pesinden kosuyoruz, sonunda ne kaliyor...

Bunlari cok düsünüyorum.

Kendimi tanimiyor degilim aslinda.

Taniyorum.

Sadece insan kendisi hakkinda her seyin cevabini bilmiyor.

Ben de bilmiyorum.

Inan, bazen hic bilmiyorum...


***
 

image-2.jpg


Kendimi bir bitkiye benzetecek olsam,
bu istisnasız kaktüs olurdu.

duruşunu seviyorum bir kere.

Kendine has karakteriyle dayanıklı,sağlam;
hiçbir şeyi umursamayan bir tavrı var.

haddini aşana dikenleri var,
sınırını bilene fevkalade güzelliği..

bakana diken,

görmeyi bilene çiçek ....


***
​
 
tumblr_49c1d2a73ec05ec90a582b72b6258bf0_dcde193f_640.jpg


Zincirledigim Canavar..​

Ona canavar demem biraz haksizlik belki.
Kötü oldugundan degil... sadece fazla özgür, fazla cesur ve sinirlarla arasi pek iyi degil.

Yillar icinde onu susturmayi degil, ne zaman sesine kulak verecegimi ögrendim.

Cogu zaman sessiz..
Karanlikta kendi yerini bilir, ben de onunkini.

Ama bazen zincirlerini hafifce yoklar...
Özellikle uzak durmam gereken bir sey fazlasiyla yaklasmaya deger göründügünde.

Ben sinirlari severim..
o, sinirlarin ötesinde neyin saklandigini.

Ben atesin sicakligini uzaktan ölcerim..
o, yanmayi göze alacak kadar yaklasmak ister.

Bana cizilen yollardan yürümeyi hic sevmedim.
Bir yere ait olabilirim ama oraya zincirlenmek istemem.

Kalirim..
...cünkü isterim.

Giderim
..cünkü gerekirse gidebilecegimi bilirim.

Ben bir kapinin neden kapali oldugunu düsünürüm..
o, anahtarin nerede oldugunu.

Ben onun ne istedigini biliyorum..
o da benim ne kadarina izin verecegimi.

Özgürlügü ise hep baska türlü sevdim..

Her istedigimi yapabilmek degil benim icin .. Yapabilecek kadar özgür olup, yapmamayi da kendim secebilmek..


***
 
tumblr_n0aretsYXL1trifw3o1_500.gif



kafama eser, giderim.
tepem atar, giderim.
gitmek isterim ve giderim.
ben hep giderim, gitmek benim evim.

***
 



Dumanlı kafa, umursamaz geceler…
Biraz müzik, biraz kayboluş.
Gece kimin umurunda..
biz zaten sabaha ait değiliz.



imgo.jpeg


****
 
Geri