Güzel bir yolda ilerliyor. Şimdilik gelişiyor ama bu gelişimin sekteye uğraması mümkün. Her gelişim ve değişim sancılı olur. 1950'lerde emperyalist Batı'nın çıkarlarına hizmet eden Türk-İslam Sentezi yerini tekrar Türk Tarih Tezi'ne bırakıyor.
Cumhuriyet tarihinde Atatürk'den sonra köklerine bağlı olarak ilerlediği bir sürece girdi ülke. Son bir - iki yıllık süreç, gayet olumlu.
"Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği, bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine yüksek sahne oldu. Bu sahne en az yedi bin senelik Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı, beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu, sonra onlara alıştı, onların oğlu oldu. Bugün o tabiat çocuğu, tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu, Türk oldu. Türk budur; yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir."
Mustafa Kemal ATATÜRK.
Baggins
Özgürlük ve güvenlik ters kolerasyona sahiptir. Fazlaca tehdide maruz kalan bir ülke olmaktan kaynaklı, özgürlüklerin kısıtlanması gerekir.
Dünyanın her köşesinde kurallar, yasalar ve yasaklar vardır. Gemiyi birileri illa terk edecektir. Onların gidişi kayıp değil, kazanç.
Birileri, sanatçı gibi bazı sıfatları almış olabilir. Kavramların ve sıfat sahiplerinin sorgulanması gerekir. Kendi milli sermayemizi oluşturmak ve cumhuriyetin kuruluşunda olduğu gibi, en zor şartlarda dahi bu ülkeyi bırakmayı düşünmeyecek omurgalı sermaye sahipleri var etmek esas olan. Parasını, siyasete dahil olmadan ülke siyasetini sermaye çıkarına göre şekillendirmek isteği için kullanan insanlardan, burada kalsalar dahi hayır beklemek anlamlı gelmiyor bana.
Kadın hakları ile ilgili bazı sorunlar olduğu gibi kadınlarla ilgili bazı sorunlar da var. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra kadınlara yönelik ilk eğitim "güçlü anne" eğitimi. Kadınlarımız anne olmayı, güçlü anne olmayı öğrenebilmiş mi?
Yoksa ekonomik özgürlük kazanıp, "istediğimi yaparım" şeklinde bir fikirsel özgürlük geliştirip, istediğini yapamadığında veya yaptıklarının sonucuna maruz kaldığında kadın haklarından dem vurup, mağduru mu oynamış? "Kadınım, haklıyım" sloganlarıyla cinsiyetinden dolayı haklılık gözeten insanların istismarı bence birçok şeyi sulandırıyor.