Sırlarla dolu İhlâs Suresi

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2754 gün önce aktifti

​
İhlâs Suresi iç içe sırlarla dünya ve âhiret mutluluğu ile dolu fazileti ve sevabı saymakla bitmeyen bir suredir.
​
​

Mehmet PAKSU yazdı...​

Halk dilinde "Kul hü" olarak da anılan İhlâs'ı yediden yetmişe herkes bilir.​

İhlâs'ın içinde barındırdığı esrarı Peygamberimiz'den öğreniyoruz.​

Ebû Hureyre anlatıyor:​

Bir gün Allah Resulü (a.s.m.) "Toplanınız size Kur'ân'ın üçte birini okuyacağım" buyurdu.​

Bunun üzerine toplanan toplandı. Sonra Resulullah (a.s.m.) hane-i saadetlerinden çıktı geldi Kul huvallâhu Ehad'i okudu ve tekrar hane-i saadetlerine girdi.​

Biz kendi aramızda şöyle konuştuk: "Resulullah (a.s.m.) 'Size Kur'ân'ın üçte birini okuyacağım' buyurmuştu. Ben kuvvetle tahmin ediyorum ki bu kendisine gökten gelen bir haberdir."​

Daha sonra Resulullah (a.s.m.) çıktı geldi ve şöyle buyurdu:​

"Size Kur'ân'ın üçte birini okuyacağımı söylemiştim. Dikkat ediniz o sure Kur'ân'ın üçte birine denktir."​

***​

İhlâs Suresi hem dünyanın hem de âhiretin mutluluk vesilesidir. Bu iki sırrı Peygamberimiz şöyle dile getirir:​

"Günde iki yüz defa İhlâs Suresi'ni okuyan kimsenin borcu hariç elli senelik günahı bağışlanır.​

"Uyumak için yatağa giren kimse sağ tarafı üzerine yatar sonra yüz defa İhlâs Suresi'ni okursa; kıyamet gününde Cenab-ı Hak o kula şöyle der:​

"Ey kulum! Cennete sağ taraftan gir."​

***​

İhlâs Suresi sevginin bir alameti cennetin bir anahtarı mesabesindedir.​

Kuba Mescidi'nde imamlık yapan bir sahebi vardı. Namaza durunca önce İhlâs Suresi'ni okur ardında istediği bir sureye geçerdi. Her rekâtta böyle yapardı. Cemaatten arkadaşları kendisine:​

"Sen bu sureyi okuyorsun sonra da onu yeterli bulmayarak başka bir sure okuyorsun. Ya sadece bu sureyi oku veya onu bırak başka bir sure oku" deyince:​

"Ben bu sureyi bırakacak değilim. Bu sure ile size namaz kıldırmamı istiyorsanız kıldırırım istemiyorsanız sizi bırakırım" cevabını verdi.​

Sonra durumu Resulullah'a (a.s.m.) bildirdiler. Resulullah (a.s.m.) kendisine "Cemaatinin sözünü ettiği şeyden seni alıkoyan ve her rekâtta bu sureyi okumaya seni sevk eden sebep nedir" diye sordu.​

"Yâ Resulallah ben bu sureyi seviyorum" dedi.​

Bunun üzerine Resulullah (a.s.m.) "Bu surenin sevgisi seni cennete girdirecektir" buyurdu.​

***​

Bediüzzaman hadislerde geçen sevapların bir mübalağa/abartı olmadığını bir misalle şöyle açıklar:​

Meselâ içinde mısır ekilmiş bir tarla farz edelim ki bin tane ekilmiş. Bazı habbeleri yedi sümbül vermiş farz etsek her bir sümbülde yüzer dane olmuşsa o vakit tek bir habbe bütün tarlanın üçte ikisine karşılık olur.​

Meselâ birisi on sümbül vermiş her birinde iki yüz dane vermiş. O vakit bir tek habbe asıl tarladaki habbelerin iki misli kadardır. Ve böylece kıyas et.​

Şimdi Kur'ân-ı Hakîm'i nurlu kutsi semavi bir tarla olarak düşününüz. İşte her bir harfi asıl sevabıyla birer habbe hükmündedir. Onların sümbülleri nazara alınmayacak.​

Meselâ Kur'ân-ı Hakîm'in üç yüz bin altı yüz yirmi harfi olduğundan İhlâs Suresi besmeleyle beraber altmış dokuzdur. Üç defa altmış dokuz iki yüz yedi harftir.​

Demek İhlâs Suresi'nin her bir harfinin sevabı bin beş yüze yakındır. İşte buna kıyas edilerek başkalarını da tatbik etsen ne kadar lâtif güzel doğru ve mübalağasız bir hakikat olduğunu anlarsın.​
 
Geri