bir terbiye aracı olarak dayak...
evet her ne kadar şiddete karşı olsak da yerinde ve dozunda kullanıldığında çok etkili olduğunu da gördük, yaşadık, tecrübe ettik zamanında.
gelinen noktayı şöyle belirtmek isterim:
zamanında babalarımız bizi "hocam eti senin kemiği benim" diye teslim ederlerdi ama okula olsun ama bir ustanın yanına olsun. eğer bir kusur işleyip öğretmen-usta bize dayak atıp bunu annemize babamıza söylediğimizde en iyi ihtimalle çemkirirlerdi kim bilir ne bok yedin diye. haklıydılar. biz bi bok yemeden hiçbir öğretmen, hiçbir usta bize dayak atmazdı.
şimdilerde ise eğitim sistemini bu siyasal islamcılar bilerek ve bilinçli olarak sağlıklı nesiller yetişmesin diye o kadar bozdu ki değil çocuğa fiske vurmak bağırdığın zamanda bile hemen milli eğitime şikayet ediyorlar öğretmeni. ya sırf bunun için milli eğitim bakanlığı alo 147'yi kurmadı mı? o hat arama rekoru kırdı bu ülkede benim çocuğuma şunu dediler, benim çocuğuma bunu yaptılar diye. resmen okul sisteminin altına kendi elleriyle mayın döşediler.
peki ne oldu böyle böyle biliyor musunuz? öğretmen sokarım böyle işe deyip saldım çayıra mevlam kayıra takıldı. öğrenci de bu fırsatı değerlendirerek iyice zıvanadan çıktı. yanı başımda iki tane okul var. birisi vakıf okulu diğeri ise devlet okulu. vakıf okulunda öğrenci var mı yok mu belli bile değil. hatta öğrenci bile görmedim daha kaç ay oldu. ama diğer devlet okulunda ise her gün peyderpey okulun yarısı kaçıyor. okulun dışını geçtim, okul bahçesinde hemen okulun arkasında 3'lü sigara dönüyorlar nöbetleşe paso

))) bahçe nöbetini tutan arada sırada bir öğretmen görüyorum garibim o da öyle dolanıyor okulun sağında solunda. hatta bir iki defa videoya çekip buraya atacaktım da sonra dedim la boşver devamsızın biri çıkar videodan hareketle başımızı ağrıtır diye vazgeçtim.. Disiplinsizlikten eğitim sisteminin geldiği rezil ve içler acısı hali ortadadır. dayak şart demiyorum ama gerektiğinde de atacaksın.
bizim zamanımızda koca okulda 3-5 tane çakal çukal öğrenci olurdu ki çoğunluğun içerisinde onlar da göze batmazdı. ama şimdilerde görüyorsunuz sağda solda akran zorbalığını filan. koca okulda artık neredeyse 3-5 eli ayağı düzgün öğrenci kalmış geri kalanlarının çoğu itlik peşinde. erkekler akşam izledikleri dizilerin etkisiyle sağa sola şiddet uyguluyor, kızlar da elinde telefon tiktok filan g*tünü başını açıp izleyici kasıyor. ve siz diyorsunuz ki "bin şidditi kirşiyim".
bakmayın siz bu tatlı su eğitimcilerine ya da baba parasıyla kolejlerde el bebek gül bebek büyüyenlere. sanıyorlar ki bir öğretmen çıkıyor canı sıkılınca millete sıra dayağı çekiyor.
ha öyleleri de elbette olmuştur. hiç mi problemli öğretmen yoktu. adam kafayı çekip derse geliyordu mesela. ama bunlar uç örnekler. disiplin elden gittiği an gelinen noktayı 20 senede çok iyi gördük maalesef.