Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Hani böyle karanlık bir gecede bir yokuş inerken bir köşeyi dönersin, deniz çıkar ya karşına, sonra o denizde bir gemi belirir. Şıkır şıkır ışıklarla gelip geçer. Sen sevinirsin, hiç nedensiz. Seni tanıdığımdan beri hep bir gemi geçiyor içimden...
Yıldızları gökyüzünden yere indirebilir misin ?
Bana daha önce hiç duymadığım bir kaç şey söyleyebilir misin ?
Beni tepeden tırnağa aşık edebilir misin ?
Şimdi beni biraz sever misin ?
Ben geldim!
Bende konuşmayı pek sevmem ama insanlar suskun olduğunda bir şeyin var mı diye soruyorlar, sanki bir şeyin olması gerekiyormuş gibi. Sanki sessiz olanlar mutsuz olmak zorundalarmış gibi..
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum.Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın yüreğini paralayan ve sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi…
Kırmızı...
sana yalnızca kırmızı demeliyim.
ben başaramıyorum kırmızı..
hatırlamak dışında mucizem yok...
bir şeye inandım...
bir şeye ve sadece bir kere ağlayarak dansettim...
oysa hayata bağlanmak icin ayağa kalkmıştım....