Senin İçin

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2753 gün önce aktifti

Müzik setinden yükselen ses doldurmuştu bütün odayı.

"Geçti ömrün nev baharı, bülbül olmuş neyleyim".
​
​

Ne kadar çabuk geçmişti yıllar.​

Ne çabuk tüketmişlerdi her şeyi. Hayatları eskimişti iyiden iyiye.​

Tozlanmıştı sesleri.​

Bu yüzden konuşmaktan yana değildi ikisi de.​

Yılların getirdiği yorgunluk, çöreklenmişti üzerlerine.​

Acemi ve anlamsızca, odayı keşfetmeye çalışırcasına gezinen bakışları, kesişti. Alaycı bir biçimde tebessüm etti adam,Bir şeyler söyleyecekti vazgeçti.​

Kadın utangaç, pişman başını öne eğdi.​

Koca bir aşk kitabının son sayfaları okunuyordu. Kadın oturduğu yerden kalktı, pencerenin önüne yöneldi.

Yürümeye yeni çıkmış bir çocuk gibi ürkekti adımları.
​

Adamda bunu doğrularcasına dikkatlice,adeta düşerse tutarım diyerek izliyordu,​

pencerenin önüne geldi kadın.​

Adam tozlu sesiyle;​

- Niye şimdi ? Sence çok geç değil mi? diyebildi, güçlükle.​

Kadın cevap veremiyordu. Gözlerini sokağa dikmiş izliyordu sadece.​

Adam sorusunun yanıtını alamamanın verdiği tedirginlikle.​

- Niye ben?​

Kadın suskunluğunu sürdürdü. Omuzlarının üzerinden kaçamak bir bakış attı, sonra yine sokak manzarasına döndü.​

Adam bir sigara yaktı, derin bir nefes aldı.​

Bütün öfkesini sigaradan çıkarıyordu. Bir nefes daha çekse bitecekti sigara. Öfkelimiydi? Bilmiyordu. Ne yaşadığını ne hissettiğini.​

Bütün bu olanlara bir anlam veremiyordu. Niye gelmişti?

Yıllar sonra, neden? Şuan yaşadıklarını onunda yaşadığından emin değildi.
​

Bu duygu karmaşası, soru işaretleri zenginliği.​

Beynini asmıştı soru işaretlerinin çengeline, yüreğini de asmalımıydı.​

Her şeye, bütün olanlara rağmen yüreği, tıpkı ilk gün ki gibi yine ritmini bozmuştu. Ona akmaya, hazırdı.

Müzik duygularına tercüman oluyordu. " Gönlüm seher yeli gibi daldan dala essem diyor.
​

Çoşsam bahar seli gibi, setler yıkıp geçsem diyor" yıkmalımıydı bütün setleri? Akmalımıydı yeniden ona?​

Yada bir set kurup ona akmaya engel olabilmiş miydi?​

Kadın ağlamaklı sesiyle;​

- Seni gerçekten sevmişim, bunu beklemiyor muydun?​

Bunun için hiç evlenmedin. Geldim işte. diyiverip gözyaşlarını gizlemek için belkide tekrar döndü sokaktaki karanlığa.

Vicdan azabımıydı, hissettikleri?

Bunca yıl sonra niye gelmişti ona? Gerçekten sevmiş miydi onu?
​

Bu sevgi neden birden bire alevlenmişti yeniden?​

Yoksa onun vazgeçişi mi sevgisinin su yüzüne çıkmasına sebep olmuştu? Beklide eşinin ölmesi? Ama buradaydı işte. hiç kimseye değil ona gelmişti.​

Yıllar önce ayrıldıkları günü, o anı hatırladı.​

" Sana karşı artık bir şey hissetmiyorum, hissedersem ararım" demişti ona,​

ve şimdi de gelmişti. Buna bu kadar tepki göstermesine bir anlam veremiyordu.​

Adamın sigarası çoktan küllükteki diğer izmaritlerin yanındaki yerini almıştı. Hatırladı, tıpkı o gün ki gibi yeniden yüreğinin acıdığını hissetti.​

" sana karşı artık bir şey hissetmiyorum" Bu acının verdiği refleksle.​

- Ben seni hep sevdim.​

Bunla gurur mu duymalıydı?​

Yıllarca beklemesi bir acziyetin mi yoksa yüceliğin mi ifadesiydi.​

Ne önemi vardı ki? Şimdi karşısında yalvaran oydu.​

Ayrıldıkları gün, kendi halini düşündü, kendine acıdı bir kez daha.​

Saatlerce onu ikna etmeye çalışmıştı. Aşağılanmıştı da.​

Kadın sevgilisini takıp koluna öyle gelmişti, son buluşmaya.​

Ne kadar istese de tükürememişti suratına, belki boğazı düğümlenmese bunu başabilirdi ama yapamamıştı.​

Şimdi o kadın karşısına geçmiş ben geldim diyordu.​

Nerden buluyordu bu cesareti kendisinde.​

Adam duygularını kontrol edemiyordu. Oturduğu koltuğun hemen yanındaki çekmeden silahını çıkardı.​

- Beni gerçekten sevdiğin için mi geldin?​

Kadın gözünü sokaktan ayırmadan, evet anlamında başını salladı.​

Adam anın tadını çıkaran korkutucu bir tebessümle.​

Benim için ölebilir misin? Dedi kadına.​

Kadın sarsıldı, omuzlarının üzerinden baktı adama;elindeki silahı gördü.​

Bu kadar çok seven biri sevdiğini öldürebilir miydi?​

Yıllar sonra kavuştuğu sevgilisini öldürecek kadar cani olabilir miydi?​

Peki canını verecek kadar seviyormuydu gerçekten?​

Bunu neden sormuştu? Ne cevap verecekti?​

Odayı kaplayan şarkı, durumu özetliyordu​

" Ölürsem yazıktır sana kanmadan,kolların boynumda halkalanmadan"​

Adam suratından hiç eksik etmediği alaycı gülümsemesiyle, ben senin için ölebilirim dedi.​

Şakağına dayadı silahını ve tetiğe bastı.​

Müzik setinde çalan şarkıda, adamın ömrü de, koca bir aşk oyunu da sona ermişti.​

Yada kadın tek başına oynayacaktı ikinci perdeyi...​
 
Geri