Ah yâr,
Şemsi kıskandıran çehrenin güven edasını, yüreğime düşüren Mevla’ya hamd olsun...
Gönüldaşım;
Sen ki bir çınar misali köklerini aşk suyu ile beslersin ,
Her yaprağında bir gizem,
Her yaprağında bir ben bulurum..
Serp üstüme toprağından, sen koksun gül edalı sözlerim..
Alem-i cümle sana hayran hayran nazar ederken, titresin içim, lal olsun dilim..
Can diyen dilin düşsün ciğerime ,
Fezaya bakan asil bakışların çöksün içime ,
Kulağımdan silinmesin sadân…
Ah yâr;
Dimağıma düştü sesin, o bereketli sadâyı bana nasip eden mevlaya Hamd olsun...
En kadim sevdam;
Aşk’ın tasavvurunu maziye bıraktım ,
Şimdi senli günlerin sürûrunu yaşarım..
Güldemetin adınla berceste, işlerim sevdamı hece hece…
Bu sevda seninle şayeste, girdin gönlüme aheste aheste…
Ah yâr,
Her hecemi kalbimden söken yüreğin, İki cihanda yanımda olsun,
Seni tanıdığım güne Hamd olsun…
E L H A M D U L İ L L A H…
Alıntı