Gerçekten seven bir insan, her şekilde sevdiğinin yanında kalır. Onun ağzına sıçar, belki onun hayatını mahveder ama onu bırakmaz. Bırakamaz.
Gitmek korkakların işidir, sevmeyenlerin işi. Seven insan korkmaz. Özlese de, en fazla 10 gün dayanabilir. 11. gün geldiğinde mesaj atmadan duramaz.
Konuşmadan yapamaz. Çünkü gerçekten seven insan kendini sevdiği kişiden başka birinin yanına yakıştıramaz. Başkasının yanında midesi bulanır, elleri üşür. Birini “gerçekten” seven biri, kendini sevdiği kişiden başka kimseyle düşünemez.
Bu yüzden; Gerçekten seven, sevdiği kişiyi yalnız bırakmaz, korur, kollar, başkasının olmasına izin vermez.
Gerçekten seven, napar eder eğer biten bir şeyler varsa, o şeyleri “yeniden” aşmayı bilir ve yine beraber olmanın bir yolunu bulur.
Gerçekten seven, unutmak değil, hatırlamak ister.
Gerçekten seven, başkalarının ne dediğini düşünmez, kendi iç sesini dinler, ona göre hareket eder.
Gerçekten seven, gitmek nedir bilmez. Eğer giderse, gidişinin bir gelişi olacağını bilir.
Gerçekten seven, sevdiği için içer, unutmak için değil.
Şimdi iyi düşün;
Gerçekten sevdin mi?