Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Şehir Faresiyle Tarla Faresi - La Fonten Masalları
Bense, önümdeki önümde, ardımdaki ardımda, bolluk içinde yaşarım.
Sen benimle gel, bizim evdekileri paylaşır, ikimiz de mis gibi geçiniriz.” İkisi de hemen kalkıp yola düzülmüşler.
Ev faresi arkadaşına sebzeler çıkarmış, buğday çıkarmış, incir, peynir, bal, yemiş çıkarmış.
Tarla faresinin ağzı kulaklarına varmış:
“Ben ne dedim de bu güne kadar tarlalarda kaldım!” diyerek dövünmüş.
Tam yemeğe oturacakları sırada bir adam gelmiş, kapıyı açmış.
İki fare, gürültüden korkup her biri bir deliğe girmiş.
Gürültü dinince çıkmışlar, incirden tadacaklarmış, bu kez de başka biri odadan bir şey almaya gelmiş. Gene bir deliğe kaçmışlar.
Bunun üzerine tarla faresi karnının açlığını unutup arkadaşına: “Dostum” demiş, “bana izin! Sen doyasıya yiyip içiyorsun, can besliyorsun, ama türlü türlü tehlikeler, türlü türlü korkular geçiriyorsun.
Ben gene gidip buğdayımla arpamı yiyeyim: yoksul yemeğidir ama ne de olsa gönül rahatıyla yenir.”