Kadir suçsuz yazanlardan birisi de benim çünkü bazı hukukçular bu tip durumları
meşru müdafaa kabul ettiklerini beyan etmişler ayrıca Kadir cebinde taşıdığı bıçakla - bıçak taşıması kesinlikle doğru değil - durup dururken bir kavgaya karışıp da birini bıçaklamış değil, denk geldiği bir şiddet olayına kendince müdahale etmeye çalışırken bıçağı kullanmak zorunda kalmış gibi görünüyor. Her hukukçu elbette aynı görüşte değil ancak yine de hafifletici sebeplerle çok ağır ceza almayacağını düşünenlerdenim. Bıçak, kadında da olabilirdi ve o zaman kadın için 'kendini müdafaa etti' demek bu kadar kolay olmayacaktı hatta büyük ihtimalle cinayetten suçlu da bulunacaktı fakat Kadir yolda birine kızıp da bıçak çekmiş değil, bunun göz önüne alınacağını tahmin ediyorum.
***
"Meşru müdafaa kapsamında"
Avukat Osman Erusta, olayın
Türk Ceza Kanunu (TCK) 25. madde kapsamında meşru müdafaa olduğunu belirterek TCK 27/2’deki cezasızlık halinin uygulanabileceğini söyledi. Avukat Erusta, TCK’nın 25. Maddesinde, “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez” denildiğini aktararak şöyle devam etti:
“Bir kısım hukukçu tarafından olayın meşru müdafaanın sınırının aşıldığı yönünde görüşleri olsa da bu görüşe katılmam mümkün değildir. Şöyle ki; TCK 27/2. maddesi, ‘Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.’ İlgili madde kapsamında değerlendirme yapıldığında, şahsın eyleminden dolayı cezalandırılmaması gerektiği kanaatindeyim.
Hukuk mantık dışı bir uygulamayı kabul etmez. Ceza yargılamasında, delillerin mutlak surette adaletli bir şekilde değerlendirmesinin yanında, olayın oluşu itibarıyla vicdani kanaatin de oluşması gerekir. Mevcut eylem gerek oluş, gerekse eylemin gerçekleşmesi itibarıyla; eylemi gerçekleştiren şahsın;
TCK kapsamında cezalandırılmaması gerektiğini düşünüyorum.
Burada şekil ve oluş itibariyle meşru müdafaanın aşılması hali bir an için düşünülse de, şahsın sabıka kaydının fazla oluşu, olayın oluş şekli ve diğer hususlar göz önünde bulundurulduğunda TCK 27/2. maddesi kapsamında sınırın aşılması halinin kanun kapsamında mazur görülecek boyutta olduğu değerlendirmesi yapılarak,
şahsa ceza verilmemesi gerektiğini düşüncesindeyim."
Kaynak: Hukukçular yanıtladı: Kadir Ş.'nin saldırganı öldürmesi suç mu, meşru müdafaa mı?