bundan hep tirsmisimdir,
ve anneme senede bir soruyorum hep
“ya anne! bi’ insan nasıl evli kalabiliyo, ta yaşım kadar, sıkılmıyo mu hiç?”diye
O da defaatle evlilikten tüyen bana evlilik güzellemesi yaptigini zannederek
“kızım o öyle olmuyo işte! bi noktadan sonra alışıyorsun hayatındaki insana..”
yanitini verir.
Söyledigi seyin kizi icin daha da korkutucu oldugunu bilmeyerek!
Artik anladim ki benim icin korkutucu olan sey evlilik veya sikilmak degil,
asiksam tüketmem zaten, asik olmadigim biriyle evlenmek tutkusuz ve tahammüllü alismalar, idareyi sorumluluk bellemeler..
Bi sabah daginik bi yatakta uyanip,
uyuyan adamcazın suratına bakip “biz ne ara ve neden evlendik” diye kendime saskin saskin sormak
ayyyyy. Ilk kez kendimi hayal ederken sahne rengim sepyaydi. sacim elektriklendi.