Rüzgarın Yaramazlığı

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2754 gün önce aktifti

Söğütlü köyde herkes rüzgardan şikayetçiydi.
​
​

Yaşlı dede ekmek pişirdiği fırında ateşi söndürdüğü için kızıyordu rüzgara.​

Yaşlı nine sokağa çıkmasına izin vermediği için içerliyordu. Ayakkabıcı ustası dükkanının pencere pervazları arasındaki deliklerden içeri girip soğuttuğu için sinir oluyordu.​

Topal bahçıvan bahçedeki çiçekleri kırdığı için öfkeleniyordu.​

Köyde sadece küçük çocuk seviyordu rüzgarı:​

"Anneciğim gel bak rüzgar ne tatlı esiyor."​

"O tatlı değil yavrucuğum. Hınzırın tekidir rüzgar. Onun insafsızlığından bu yıl hiç ürün vermeyecek bitkiler. Çünkü bitki tozlarını çok uzağa götürüyor. Belki ekmeğimiz bile olmaz bu yıl."​

Ekmek lafı küçük çocuğa rüzgarı unutturmaya yetmişti bile:​

"Anneciğim bana yağlı ekmek verir misin?"​

Rüzgar ise kimsenin kendisini sevmediği bu köyü terk etti. "Gerçekten de beni sevmemekte haklılar." diye düşündü.​

"Islık çalar gibi eserim fırtına olur kükrerim.​

Benden korkuyorlar bu doğru. Ama başka nasıl davranılır bilemiyorum. Ne yapabilirim?"​

Rüzgar horozun yanına gitti. Ondan kendisine şarkı söylemeyi öğretmesini istedi. Ama horoz sadece ötmesini biliyordu. Kurbağaya gitti; o da yardım edemedi. Çaresiz kırlarda dolaşırken karşısına bir korkuluk çıktı. Ama bu korkuluk ekinlerin ortasına yerleştirilip kuşları kaçırması gereken diğer korkuluklar-dan farklıydı.​

Güzel bir genç kız gibi giydirilmişti bu korkuluk. Başında zarif bir şapka ayaklarında ipek eteklik vardı.​

Rüzgar bu güzel kıza yaklaşmaktan korktu: Önce hanımeline gitti ondan güzel kokular aldı. Sonra kıza yaklaştı. Ama o kadar tedirgindi ki acemilikle gerektiğinden fazla esti.​

Kızın şapkası uçtu etekleri havalandı.​

Rüzgar çok utandı. Korkup kızla konuşamadan oradan uzaklaştı.​

Ağlamaklı oldu köye dönmeye karar verdi.​

Yolda buğday tarlasında küçük çocuğu gördü.​

Annesi tarlada çalışıyor ekin topluyordu. Küçük çocuk için ağaca bir salıncak kurmuştu.​

Çocuk salıncakta uyuyordu.​

Rüzgar kendisini seven tek insan olan küçük çocuğu görünce çok sevindi. Onu da sevindirmek istedi. Usul usul esmeye başladı.​

O kadar tatlı ve uysal esiyordu ki bütün ekinler başlarını diktiler. Başaklar açıldı. Artık küçük çocuğun annesi daha rahat çalışabilirdi.​

Küçük çocuk ise bunlardan habersiz tatlı tatlı uyuyordu. Rüyasında rüzgarla oynuyordu.​
 
Geri