Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Ne kadar sevebilirsin ki ya da sevdikten sonra ne kadar mutlu olabilirsin?
Yazabildiğin şeyler, yaşayabildiğin şeyler..
Yani konuştuğun kadar yapmalısın bu hayatta
Konuşup da yapmazsan yobaz derler, yapıp da konuşmazsan hain derler
Konuş ki yaptı, yap ki konuştu desinler.
Konuşurduk ve ben susardım...
İçimden konyak içmişcesine sıcaklık akardı
Aklıma gelmezdi ne bu duygunun boş olduğu
Ne de bu boşluğu kalan hayatımda birşeyin dolduramayacağı...
Şimdi ise fırsat yok.
Yelkovanın akrebi kovaladığı gibi zaman kovalıyoruz işte..
Anlatılanlar...
Anlatılmayanlar...
Heyecanla beklenen düşler...
Beklerken gönüle düşen kaygılar...
Ruha yansıyan, uzaklara götüren umutlar...
Bazen anlatılması için mısralara koşmalar, bazen de mısralarla anlatılmadan hissedilen acılar...
Belki de tek bir sözle; Akışı Değişecek Zamanlar...
Yani Yaşanamayacaklar...!
Hayatta çoğu zaman, hiçbir şey bizi teselli edemezken, sırf bazı cümlelelerin ikna ediciliğiyle karşılaşma ihtimali yüzünden iyi hissettiriyor olsa gerek yalnız kalmak.
Haklı yenilgilern yanında, haksız yaftalamaların sözünü bile açmak istemiyorum.
İçinde onca affedilemeyecek şeyin yükünü taşımaktansa, kötü anılmayı yeğlerim.
Bazen geride bıraktıklarına bile üzülemiyor insan.
Bu hiçbirimizin mükemmelliği değil; fakat birilerinin rezilliği olsa gerek.
Yaşamaya utanıyorsun.
Özellikle bazı geceler, o kışın ayazında, elini yıkarken, dirseğe kaçan su kadar rahatsızlık veriyor.