Papatya Falının Hikayesi

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2754 gün önce aktifti

Papatya Falının Hikayesi
​
​

Günlerden birgün küçük bir tirtil gözlerini hayata açmis.Dogal içgüdü ile hemen beslenmeye baslamis.​

Ne bulursa yemis bir süre sonra yeterince büyüdügünde kendine güvenli bir yer bulup bir koza örmeye baslamis.​

Bu kozanin içinde geçirdigi uzun sürenin sonunda rengarek kanatli bir kelebek olup çikmis.​

Minik kelebek uçabiliyor olmanin verdigi mutlulukla uçmaya baslamis.​

Daglar tepeler ssmis ormanin her yerini dolasmis derken vadiye gelmis.Rengarek çiçeklerin bulundugu bir vadiye.​

Etrafina saskin saskin bakarken vadinin öbür ucunda bir papatya görmüs.​

Bir anda afallamis ne düsünecegini ne yapacagini bilememis.​

Ne muhtesem bir çiçek diye geçirmis içinden, vakit kaybetmeden yüzlerce renkli hos kokulu çiçegin üzerinden geçip dogruca papatyanin yaninda almis solugu.​

-Merhaba papatya,sizi uzaktan gördüm ve yaniniza gelmek istedim.​

Nazli papatya söyle bir bakmis konuguna​

-Merhaba demis. Bende zaten yanlizliktan sikilmistim zaten.​

Ve konusmaya baslamislar.​

Kelebek ona hayat hikayesini nrede dünyaya geldigini geçtigi ormani tepeleri anlatmis.​

Papatyada ona kendinden bahsetmis.​

Birbirlerinden gerçekten hoslanmislar.​

Gece olunca beraber yildizlari ve ates böceklerinin danslarini seyretmisler. ​

Gündüz olunca kelebek kanatlari ile papatyayi günesin yakici isinlarindan korumus.​

Minik kelebek papatyayi çok sevmisti. O kadar çok sevmisti ki bir türlü onun yanindan ayrilmamis, papatyaninda onu sevip sevmedigini merak ediyormus.​

Ama cesaret edipte bunu papatyaya söyleyememis bir türlü, onu kirmaktan incitmekten kaybetmekten korkmus.​

Papatyada kelebegi çok sevmis, ama bir türlü oda sevgisini söyleyememis.​

Duygularinin karsiligi olmayacagindan bu yüzden kelebegi kaybedeceginden korkmus.​

Böylece iki sevgili yan yana ama sevgilerini paylasmadan sürekli sohbet etmisler.​

Böylece saatler saatleri kovalamis. ​

Günler geçipte kelebek artik zamani kalmadigini gücünün tükendigini anlayinca papatyaya dönmüs ve "üzgünüm ama senden ayrilmam gerekecek"demis.​

Papatya buna bir anlam verememis.​

"Neden"demis.​

"Yoksa yanimda mutsizmusun?"​

"Hayir" demis kelebek​

"Bilakis sen benim hayatima anlam kattin fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. ​

Ve bende ömrümü tamamladim. Artik kelebeklerin hiç ölmedigi bir yere gitmeliyim."​

Papatya bu duruma çok üzülmüs. Ama yapacak birsey yokmus zaten kelebek artik hiç gücünün​

kalmadigini, daha fazla tutunamayacagini fark ettiginde son bir gayretle papatyaya "Seni Seviyorum"diyebilmis ancak.​

Papatya donakalmis. Sadece "bende" diyebilmis kelebegin arkasindan. Ardindanda gözyaslarina​

bogulmus içinden"keske onun da beni sevdigini bilseydim,keske ona sevdigimi söyleyebilseydim." diye geçirmis.​

Papatya sevdiginin onu sevdigini bilmeden geçirdigi günlerin acisina dayanamamis.​

Bir süre sonra yapraklari önce solmus, sonra da dökülmeye baslamis.Her düsen yaprakta papatya içinden "seviyormus" diye geçirmis.​

Iste o günden beri, bunu bilen asiklar, sevgililerine sormadiklarini hep papatyalara sormuslar.​

Seviyor mu?​

Sevmiyor mu? diye.....​

SEVDIGINIZE, SEVGINIZI SÖYLEMEKTE GEÇ KALMAYIN....​
 
Geri