-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.771
-
- Tepkime puanı
- 4.053
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany
Fyodor Dostoyevski, 1849'da Çar rejimine muhalif düşüncelerin tartışıldığı Petrashevski çevresine katıldığı gerekçesiyle tutuklandı ve idam cezasına çarptırıldı.
22 Aralık sabahı Saint Petersburg'daki Semyonovski Meydanı'nda kurşuna dizilmek üzere diğer mahkûmlarla birlikte infaz törenine çıkarıldı. Mahkûmlar öleceklerine inanıyordu. Ancak son anda ölüm cezalarının Çar I. Nikolay tarafından daha önce hafifletildiği açıklandı. Dostoyevski'nin cezası Sibirya'da ağır çalışmaya çevrildi.
Ölümün bu kadar yakınına gelen Dostoyevski, yıllar sonra Suç ve Ceza romanında Raskolnikov'un düşünceleri üzerinden yaşama tutunma arzusunu çarpıcı bir şekilde anlattı:
“Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağımın sığabileceği dar bir çıkıntıda, dört bir yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek bir fırtınayla sarılmış durumda yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmam da gerekse o şekilde yaşamak, şu anda bir yarım saat içinde ölecek olmaktan çok daha iyidir.
Yeter ki yaşayayım!”

22 Aralık sabahı Saint Petersburg'daki Semyonovski Meydanı'nda kurşuna dizilmek üzere diğer mahkûmlarla birlikte infaz törenine çıkarıldı. Mahkûmlar öleceklerine inanıyordu. Ancak son anda ölüm cezalarının Çar I. Nikolay tarafından daha önce hafifletildiği açıklandı. Dostoyevski'nin cezası Sibirya'da ağır çalışmaya çevrildi.
Ölümün bu kadar yakınına gelen Dostoyevski, yıllar sonra Suç ve Ceza romanında Raskolnikov'un düşünceleri üzerinden yaşama tutunma arzusunu çarpıcı bir şekilde anlattı:
“Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağımın sığabileceği dar bir çıkıntıda, dört bir yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek bir fırtınayla sarılmış durumda yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmam da gerekse o şekilde yaşamak, şu anda bir yarım saat içinde ölecek olmaktan çok daha iyidir.
Yeter ki yaşayayım!”
